Tag Archives: baba

Öniz’in Doğum Hikayesi

Standard

DSC_6039SEN GELDİN YA

Seval’le hep konuşuyorduk. Öniz doğum hikayeni de yayınlarız diye. Bende hep ne yazacağım ki, nasıl olsa sezaryen hep aynı diyordum, ama büyük konuşmamak gerekiyormuş. Buyurun SERDAR ÖNDER’in doğum hikayesini okumaya…

Akşam üstüydü doğumum. Erkenden son hazırlıkları da tamamlayıp düştük yola. Şans bu İlkimnaz’ın hafif ateşi vardı. Hastaneye gelip giriş işlemlerimizi yaptık odamıza çıktık yerleştik. Vaktimiz vardı nasıl olsa. İlkimnaz’a televizyonu açtık kayın validem, annemler hep birlikte beklemeye başladık. Damar yollarım açıldı kanlarım alındı. O yeşil önlüğü giyip başladım beklemeye.

Heyecan mı korku mu adını koyamadım. Sedye odaya geldiği an içimden kopanlar gözyaşı olarak çıktı. Aklımda ve ağzımda sadece İlkimnaz vardı. Anneme emanet ettim gözyaşları içinde. Tam akşamüstü yemek saatiydi yemek yedirin mutlaka dedim. Eşim ameliyathanenin kapısına kadar eşlik etti. Sonrası yalnız başıma başlayan en güzel ve zorlu serüvenimdi…

O ameliyathanenin soğukluğu içime işlerken başladım titremeye. Sedyeye oturup anestezi iğnem için beklemeye başladım. Titriyordum… Üşüyordum…

Anestezi uzmanı gelip iğne için rahatlamam gerektiğini anlatırken vücudum bana karşı gelmeye başlamıştı. Ne kadar da rahatlamaya çalışsam onun beni rahatlatıp oyalamaya çalışmalarına rağmen üç kez iğneyi geri çekmek zorunda kaldı. En sonunda ara verelim rahatla tekrar deneyelim dedi. Sürekli aklımda kızımda ağzımda da hadi oğluna kavuşmak için başlamalısın diyordum kendime. Sonunda iğne vücuduma girdi.

Ama bu kez farklıydı belkide her an ne yapacaklarını bildiğim için daha çok stresliydim tansiyonum düşüktü. Midem bulanıp başım dönüyordu sürekli düzenleyici iğneler yapmaya başladılar. En çok duyduğum rahatla cümlesiydi ama olmuyordu işte. Doktorum gelmişti artık zamanıydı. Oğluma dakikalar vardı. Doktorumla konuşurken “evet bak el sallıyor geliyor” dedi ve çıkmasıyla doktorumuzun üzerine işemesi bir oldu. Ameliyathanenin o soğuk durumu dağılmış herkes gülmeye başlamıştı, bense merakla oğlumu bekliyordum görmek için ama tansiyonum hala düşüyordu, oğlumu getirdiler. Öptüm baktım sonrası ise sakinleştirici vurmaları gerektiğiydi.

Şimdi vücudumun kasılması geçmiş rahatlamıştım her şey bitip odaya çıkarken titriyordum tüm vücudumla. Uzun süre titredim. Oğlumu gördüm sarıldım öptüm kucakladım ve emzirdim.

Biraz kendime gelince İlkimnaz’ın tepkisini sordum. İlk önce ona vermiş hemşire sarılmış öpmüş.

İçim rahatladı. Kabullenmişti sanırım. Ben kendime gelmeye başladıkça durumumun kötü olduğunu gözetim altında tuttuklarını anlattılar. Yani benim o her zamanki gibi hikayem, yeni bir hikaye olmuştu bile.

Kızımın uyku saati gelmiş anneanne ve babaanneyle gitme vakti gelmişti. Sorunsuz bir yolculuktan sonra güzelce uykuya dalmış evde.

Bunun rahatlığıyla oğlum, ben, eşim ve yeğenim kaldık hastanede. Kalkıp yürümem lazımdı. Şimdi SERDAR ÖNDER için bir şeyler yapma zamanıydı. Bütün gece yürüdüm, uyudum, uyandıkça emzirdim. Sabah kahvaltı etmiştim. Kan değerlerim gayet iyiydi.

Çocuk doktorunun ve kendi doktorlarımın muayeneleri sonucu her şey benim ve oğlum için yolundaydı.

3.700 GRAM 57 CM LE DÜNYAYA GELMİŞTİ OĞLUM.

Şimdi bizim için hastaneden ayrılıp evimize gitme zamanıydı…

DSC_5953

DSC_6030 DSC_6039

Öniz İşbilen

Reklamlar

Öniz’in Gebelik Günlüğü 27. ve 28. Hafta

Standard

OĞLUM ‘A (27.VE 28.HAFTA)

11825140_974565142596405_4913623435450879473_n

Bu satırları sana yazarken salondaki benim için hazırlanmış yatakta ayaklarımın altındaki yastıklar,cama vuran yağmur damlaları,esen serin rüzgar… Bu sıcak havayı dağıttığı gibi benim de içimi ferahlatmak soğutmak için sanki.

Ablanı daha çok mu önemsedim,kendime dikkat etmedim mi,nasılsa bir şey olmaz mı dedim, bunun için mi bana öfken oğlum.

Seni görmedim,kucağıma almadım,kokunu içime çekmedim … Evet bunlar için çok heyecanlıyım ama daha erken gelmen için bebeğim.

Korkuyorum şuan.

Kalbim yerinden çıkacak gibi.

Birine anlatırken konuşurken düşününce bile kelimeler anlamını kaybediyor,gözyaşlarım akıyor nefesim kesiliyor.

O bir hafta önce ki cesur anneden eser yok şimdi.

Sancım başladığında çok anlamadım ve birazda önemsemedim.Baban da izni bitmeden küçük bir kaçamak ailesinin yanına gitmişti. Geceydi. Sabaha bir şey kalmaz yoruldum ondan dedim. Ama saatler ilerledikçe dahada arttı. Sabahı ettim ağrılar içinde. Kardeşinle düştük yollara hastaneye oradan da doktorumuza ama giderken bile o kadar yorulmuştum ki…

Doktorumuzu görür görmez oturdum anlamıştı zaten tansiyonum düşmüş halim kalmamış sancılarım beni sarsar haldeydi. Hemen NST ve serum desteğiyle yattım. Doktor yatış dediğinde anlamıştım bir şeyler kötüydü. Ama yatamazdım hastanede ablan vardı, babanın haberi bile yoktu. Erken doğum riskin var dedi doktorumuz yatacaksın dedi. Tamam dedim ama evde.

İlaçlarımı verdi, yapmam gereken tek şey dinlenmek sadece zorunlu olduğunda kalkmaktı.

Sedyeden kalktığımda ayakta duracak ne gücüm ne de enerjim vardı. Anneannen aldı beni eve getirdi yıkadı giydirdi yedirdi yatırdı. Ne biriyle konuşabiliyor ne hareket edebiliyordum.Kendi sesimi, duyamaz olmuş kafamdan binlerce senaryo geçiyordu. Baban yola çıkmıştı bile.

Ne yapacaktım nasıl yapacaktım…

Eve geldiğimizde biraz daha rahatlamıştım. En başta sakin olmam gerekiyordu hamileliğin başında bu durumu yaşayanlar vardı. Bizim 11 haftamız daha vardı. En önemli olan kilo alacağın ciğerlerinin gelişeceği…

Sen bana kendini hatırlattın bende varım dedim, seni kaybetme korkusunu yaşattın bana.

Düşünceler içindeyken seni nasıl sevdiğimi gösterdin bana ben bilmezken.

Senin için direnme mi savaşma mı söyledin bana.

Anneliğe başla düşün beni dedin.

Bende anladım annecim merak etme.

Şimdi dinleneceğiz beraber, korkulu düşler değil güzel anıları hayal ederek. Seni bekleyerek.

Acele etme ama sen, ben seni bekliyor olacağım…

Annen…

Öniz İşbilen

Öniz’in Gebelik Günlüğü 21. ve 22 Hafta

Standard

IMG-20150629-WA0002

HEP TATİL HEP TATİL KİM YAPACAK BU İŞLERİ? (21.VE 22.HAFTA)

Şimdi bunu okurken diyeceksiniz ki ne çabuk yerleşti işleri bitirdi de her gün denizde keyifte. Evet yerleştim sanırım. Neden buraya taşındım ki tabii ki bu yazı dolu dolu geçirebilmek için. Sizinde eşiniz benim ki gibi nöbeti görevi olmadıkça hafta sonları evdeyse ve yazsa İzmir’deyseniz tabii ki mecbur bir yerlere gidilecek. Maddi boyutuna vurduğunda sırf yaz bile buraya taşınmam için yeterliydi.

Evi yerleştirdik. Tabii ki ufak tefek ayrıntılar yok değil. Ama acelemiz yok onlar içinde.

IMG-20150629-WA0000

Bebeğim içinde daha hazırlıklara girişmedim açıkçası. İkinci hamilelik olunca işler değişiyor. Birincisi gibi deli danalar gibi listeler yapıp her günü çarşıda pazarda geçirmiyorsunuz. Alacağınız şeyler tecrübe ile sabit olunca, son iki ay size yetip te artıyor bile. Biz genel listemizi yaptık. Öbür ay kıyafetleri bezi çarşafı gibi küçük detayları halledeceğiz. Doğunca bir süre bizimle  yatacağı için küçük kızımın sallanan beşiği vardı onu yatak odasına koyacağız. Onun rengi pembe ve mordu. Örtüsünü değiştireceğiz. Daha sonra İlkimnaz’ın odasını zaten hazırladık bir tarafını da kardeşine yapacağımız için hazırda bekliyor duvarlarına duvar kağıdı birkaç ona ait resim ablamın verdiği park yatağı bile var. Bu bebeğimiz bize daha az masraflı yani. Çift çift mama sandalyemiz, bebek arabamız, oyun halımız gibi birçok detayımız zaten hazır. Bir tek yeni keşfettiğim MAMAROO ANA KUCAĞINI almak istiyorum. Çok fazla iyi geri dönüş aldım. Kış ve bebeğim küçük olduğu için genelde salonda olacağı için bana mantıklı geldi.

IMG-20150629-WA0001

Bu iki haftadır deniz deyiz. Deniz hem bana hem İlkimnaz’a iyi geliyor babamızda hafta sonu evde olunca değmeyin keyfimize. Her seferinde iyi ki taşınmışım diyorum.Tabii ki hamileliğim ilerledikçe daha sıcak beni bunaltıyor. Gündüz çok dışarı çıkmıyorum Allah’tan evim serinde klima falan derdim yok.

Miniğim bu hafta çok hareketli bende artık iyice hissediyorum. Sanki biliyor da akşam İlkimnaz yatınca daha çok hareket ediyor. Sıra bende diyor benimle ilgilen.

Bu hafta ben midye yedim. Normalde çok severim zaten ama hamilelikte dikkat ederdim bu sefer dayanamadım. Ondan sonrada netten araştırdım. Neleri yememem gerek diye. Çiğ etler, kabuklu deniz mahsulleri, kafeinli içecekler… Tabii ki içki ve sigarayı hiç söylemiyorum bile. Normalde de sigara kullanmadığım için böyle bir sıkıntım yok.

Her şey şimdilik yolunda. Bu yazımız her gün tatil tadında. Zorlu bir kış beni bekliyor, bu yüzden bol bol dinleniyorum. Size de bol bol bu anları görmek düşüyor…

Öniz İşbilen

Öniz’in Gebelik Günlüğü 18. Hafta

Standard

11406940_938747172844869_1817327280471753834_n

EVE DÖNÜŞ VE TAŞINMA TELAŞI (18.HAFTA)

İzmir İzmir…Hala havalar ısınmadı ben bu yazıyı yazarken haziran girmişken bile baya nazlandı bu sene.

Eve döndük.Misafirlerimizle birlikte İlkimnaz’ın küçük amcası ve eşimin kuzeni hafta sonu kaçamağı yaptılar.Mesafe olunca işler güçler olunca tabi ki her an gelme şansları yok maalesef.Güzel dolu dolu bir hafta sonu geçirdik.

Pazartesi olup herkes kendi işine dönünce biz gerçekle yüzleştik.Taşınma. YOOO korkmuyorum asıl korktuğum yerleşmek sonuçta yeni ev yeni düzen bir aydan önce yerleşemem yani uzun bir süre benim taşınma ve yerleşme hikayelerimi okuyacaksınız dostlarım.

Ben planlı programlı bir insan olduğum için aldım yine ajandamı başladım listelere hangi odada neler yapılacak. Tabii ki hamileyim kızım var artı evin işleri yemek temizlik günlük hayatta devam ediyor bu arada.İyi organize olup her şeyi ayarlamak şart.Hep derler ya evden eve nakliyat.Siz alın iç çamaşırlarınızı çıkın ben böyle yapamadım hiç.Siz yapabiliyorsanız ne güzel.Ben her şeyimi kendim paketliyorum nereye ne koyacağımı bileceğim.Kızımla pazartesi günü o öğlen uykusundan kalkıp yemeğini yedikten sonra aldık torba ve kolilerimizi odasına geçtik. Tabi ki taşınmayı ilk defa görecekti.Bu eve ben ona hamileyken gelmiştik.önce ona oturup taşınacağımızı yeni evimizi gördüğünü eşyalarını oyuncaklarını kaldıracağımızı öbür odasına yerleştireceğimizi ve tabii ki yine oyuncaklarının burada kalacağını anlattım. Sakince dinledi. Bezlerini falan da toplarken sesi çıkmadı bana yardım etti. En zor kısım oyuncaklara gelmişti sıra. Dolabının üstü peluşlarla doluydu diğer oyuncakları zaten bölüm bölüm 15 günde değiştirdiğim için ayrı kutulardaydı. Önce seçmesini istedim hangilerinin kalmasını istediğini seçti.Tabii ki sizde okurken benim gibi bu kadar sakin olmasına şaşırdınız kaldırdıkça oyuncakları isyan başladı vermem benim nidalarıyla sonunda vedalaştık. Bende yorulmuştum bugünlük bu kadar deyip kapattık.

Gündüz geziyoruz yine günlük işlerimizi yapıyoruz bir iki saat gün içinde yada akşam paketliyorum haftaya bir şey pek kalmaz sanırım öyle çok ıvır zıvırım yok.

Bu ara oda tasarımlarına bakmaya başladım diğer evde ikisinin odası bir olacak. İlkimnaz’ın doğum zamanı her şeyini almıştık. Oda takımı falan. Şimdi düşündüğüm miniğim için neler gerekliydi. Bizim fikrimiz zaten ilkimnaz büyüyor karyolasının önünü bir süre önce açmıştık. Ona yeni bir yatak alma fikri başlığı ve yan kenarı olan ikea da uygun ve güzel pek çok tasarım gördüm. Fazladan bir dolabımızda var şuan onuda odalarına koyacağız. Birde bazamız var tabii ki onu nasıl yapacağız hiç bilmiyorum. Kimisi bazaya yatabilir diyor ama ben çok emin değilim. Güzel rahat ve en önemlisi kullanışlı bir oda tasarımı gerek bana. Tabii ki ilkimnaz odasında değil bütün gün kardeşi de en azından bir 10 ay kadar sadece yatmak için kullanacak odayı. Sizden de bekliyorum model fikir ve tasarımları.

Şimdilik bu kadar haftaya görüşmek üzere.

Öniz İşbilen

Öniz’in Gebelik Günlüğü 17. Hafta

Standard

BİR TATİL, BİR EV BİR DE CİNSİYET MUAMMASI (17.HAFTA)

1610941_932998100086443_639154152831620528_n

Uzanmışım şezlonga şemsiyenin altındayım önümde kızım ve eşim kumdan kaleler yapıyorlar. Denizden esen hafif esinti kulağımda en sevdiğim müzik. Sıcak basınca hafif serin denize dalıp cafeye gidip meyve suyumu yudumluyorum. Sonra kızım ve eşim denize giriyorlar. Kızımın kahkahaları geliyor kulağıma, yüzümde kocaman bir tebessüm beliriyor. İşte ana hatlarıyla böyle bir tatildi bizimkisi. Havalar çok sıcak olmadığı için çok bunalmadım. Deniz hafif serindi. Kumsal tıklım tıklım değildi. Güzeldi tatilimiz yanmadım eski günlerime göre kavrulmadım sıcakta, bronz değil tenim alkollü içeceğim serinletmedi beni ama yinede bir hamile için geçirilebilecek iyi bir tatildi.

10440979_933926113326975_4961632616315838387_n

Sevmiştik biz burayı. Annemler zaten ev almıştı bahçeli kocaman bir ev. Denize yakın doğal ortamdı. İlkimnaz sevmişti en önemlisi. Tavukları kuzuları inekleri yakından gördü sevdi. Yumurtasını kendi gidip aldı.Büyük şehirdeki parklardaki gibi kumu mumla aramadık çöpten gözükmeyen yerler yoktu. Pazarı tazecik ti köylü teyzeler ablalar satıyordu. Tezgaha yaklaşmadan alıyordun kokusunu. Organik ürünler buradaydı işte. İlkimnaz kardeşi olacağı için okul kreş fikrini ertelemiştik zaten. Miniğimizde gelince zamanımızın çoğu evde geçecekti. Şimdi ki evimizde ilkimnaz’a hamileyken taşınmıştım onun için. Bu evimizde miniğimiz için olacaktı. Bizim için neyse idi ama babamızın her gün işe gitme zorunluluğu kafamızı karıştırıyordu ama burada kaldıkça sevdik burayı. Çarsıda gezerken bir ev çarptı gözümüze tam çarşının ortasında sıfır bina, ikinci kat, balkonlu güzel dedik hadi bir bakalım. İçeri girer girmez kocaman salonu göz doldurdu. Şimdi ki evimizde iki kişi  yürüyemezdi. Evi gezdik beğendik. Bir süre sonra baktık ki ev bizimdi. İşte miniğimiz kısmetiyle gelmişti. Şimdi önümüzde hiç yoktan bir taşınma telaşı olacak 1 aylık zamanımız var. Çok ağırlaşmadan taşınacağız. Miniğimizin odası burada hazırlanacak.

Tatil bitmişti sonunda doktor günüm gelip çatmıştı. Bu sefer terk gidecektim doktora. Hem üçlü tarama testi sonucum hem de cinsiyetini artık öğrenecektim sonunda. Sonucumu alıp gittim doktoruma şükürler olsun ki ikili tarama testim gibi bu da gayet iyi çıkmıştı. Sıra gelmişti ultrasona o da bende heyecanlıydık. Ama tabi ki unuttuğumuz en önemli konu miniğimiz hazır mıydı? Tabii ki koca bir hayır olduğunu ben üç saat içinde anlayacaktım. Doktorum baktı ama “Öniz bu pozisyon uygun değil dedi. Benim miniğim ayağını poposunun altına almış göstermem de göstermem diyordu. Doktorum “tamam sen git bir şeyler ye dolaş yarım saat sonra tekrar bakarız” dedi. Ben çıktım tabi biraz bozulmuştum. Gittim karşıdaki cafeye oturdum. Bir şeyler yedim içtim. Tekrar doktoruma gittim yine sonuç aynıydı pozisyonu değişmemişti. Bu seferde çikolata ye dedi. Ben sıkılmıştım. Niye böyle olmuştu ki. Kızım 15 haftada gayet kötü bir ultrasonda göstermişti oysa ki şimdi 18 haftada hala göremiyorduk. Tamam dedim şimdi göreceğim tekrar üçüncü kere baktığımızda aynı pozisyonda uyuyordu. Sanki bana uğraşma hiç göstermeyeceğim der gibiydi.

Doktoruma bakıyordum o da bende meraktaydık biraz daha uğraştı ve ben erkek artık kız olursa şansımıza dedi ve gülümsedi. Neden peki bu kez bu kadar uğraşmıştık ve net olarak bir sonuç bulamadık. En önemli olan şey pozisyondu bebeğim küçük olduğu için ve ayağı olduğu için net olarak ayırt etmemizi zorlaştırdı.O gördüğümüz ya pipiydi ya da ayak parmağı böyle işte.

Bende artık kararımı vermiştim öğrenmeyecektim. Hep özenmişimdir, doğum anında öğrenen çiftlere. Tabii ki eşim pek sıcak bakmadı bu fikre onlar öbür ay 4 boyutlu ultrasonda öğrenecekler ama ben öğrenmekten vazgeçtim. Erkek olarak kalsın artık bende ne diyelim.

Şimdi önümde taşınma toplanma telaşı var. Bir hamile ve anne nasıl taşınır? nasıl toplanır?  4 boyutlu ultrasonda bebeğimin tipi yüzü, sonrasında iki bebekli bir oda hazırlama telaşı olacak şimdilik görüşmek üzere…

10690122_933524963367090_6978113566589852056_n

Öniz İşbilen

Öniz’in Gebelik Günlüğü 14. ve 15. Haftalar

Standard

11205013_927410313978555_3396149519377726836_n

DÜĞÜN DERNEK ZAMANI (14.HAFTA)

Geçen hafta doğum günü telaşındayken bu haftada düğün telaşındayız. Sevgili kuzenim evleniyor. Kızların doğdukları gün bellidir gidecekleri aslında, sadece kızlar için değil erkekler içinde konu aynı bir gün evden çıkıp kendi yuvalarını açma.

Böyle olaylar bana hep bir gün kızımında yaşayacağı zamanları düşündürür biraz hüzünlenir çokça sevinirim. Çünkü gelinler ve damatlar o kapıdan hep mutlu ayrılır.

Hayaller, umutlar da anneliğe dahil.

Cuma günü kınamız vardı. İlkimnazı babasına bıraktım. Zaten erken yatacağı için sorun olmadı. Bende özgürlüğün tadını çıkardım pistten inmedim 🙂 Ne kadar olsa çocuklu olunca her an onun peşinde koşturmayla geçiyor. Her şey gayet iyiydi.

10857729_927566390629614_1090102855481210728_n (1)

Sırada Pazar günü düğün vardı. Tabi ki tam kadro gideceğimiz için bir araba sadece İlkimnaz’ın kıyafeti,hırkası, ayakkabısı falan…Çok düşünmüştüm düğüne ne giyeceğim diye normalden biraz daha büyük göbeğim için olan kıyafetlerimden çoğundan çıkıyordu. Ama sonra döndüm dedim ki “ben zaten hamileyim bunda saklayacak ne var”. Bu göbişin çıkması normal. Tabı siz benim bu kadar net yazdığıma bakmayın üç gün eşimle evdeki ve çevredekilerin bütün abiyeleri denendi her seferinde bu dar, bunda çok çıktı ne şişmişim, otur ağla bölümüyle geçti. Sonunda eşim cinnet geçirmeden atlattık.

O düğünlerde  bekarken hep “çocuklarınızı pistten alın” cümlesine sinir olurdum oysa ki şimdi benim için geçerliydi. Tüm aile ilkimnaz’ın peşinde koşturdu. Tam gidecekken kucakta uyuyakalan bir bebeyle sağ salim hasarsız atlattık. Kızımızı verdik ve gayet mutluydu.

Herkes bana “nasılsın, nasıl gidiyor hamilelik” dedikçe bende İlkimnaz’dan pek fırsat kalmıyor dedim. Gerçekten de öyleydi. Günün koşuşturması içinde oturduğum anlar fırsat buldum miniğime daha hareketlerini de hissetmediğim için rahattık biz bu hafta.

Pazar günü anneler günüydü ayrıca bizim küçük ailemiz hep birlikte güzel bir kahvaltı ettik açık havada. Kızım yanımda miniğim karnımdayken anneler gününü kutladım. Seneye üçümüz beraber inşallah.

FARK ETTİM Kİ YORULMUŞUM (15.HAFTA)

11026132_925684410817812_1903457309759140781_n

Genel de çok yorulmam. Yorulup ta “ayyy hamileyim yatayım” demem ama bu iki haftanın ardından sabah olup her şey bitince baktım ki yataktan kalkasım yok. Ben fark etmeden baya yorulmuşum. Vücutta işler güçler bitti diye salmış kendini.

Doktorum hep yavaş dinlene dinlene yap derken ben hep aman bitsin hallolsun deyip molasız soluk soluğa bitireyim işleri sonra tabi pert. Bu benim alışkanlığım, yapacak işim orada beni beklerken ben bir dinleneyim demem, diyemem açıkçası içim içimi yer.

Bu hafta bol bol dinlendim ev temiz yapılacak iş yok akşama bir tek yemek derdi. Biz İzmir’de baharı çok yaşamayız hemen yaz gelir tüm sıcaklığıyla. Bir kaç kere zorunda kaldığımız için yakın mesafedeki markete gitme gafletine düştük İlkimnaz’la saatte 4 falan yandık kavrulduk dedik biz evde iyiyiz. Ohhh serin serin.

11038390_916030678449852_8346790157608421402_n

Havalar sıcak iyice buda bir insanın ve bir hamilenin daha çok su içme ihtiyacını getiriyor. Bende tabii bol bol içiyorum. Tabii yazın sevdiğim yönlerinden biri de meyve. Bollaşıyor bende yaz meyvelerini çok seviyorum. Erik,,kiraz,çilek,karpuz… Pazara çıkıyoruz her hafta taze taze alıyorum hepsinden, hem kızım yesin hem ben. Öğlenleri karpuz peynir ekmek ohhh mis. Bol Bol su ve meyve takviye yapıyorum bu aralar.

Bu hafta artık İlkımnaz da kardeş fikrini benimsedi. Bütün kontrollerimize hep birlikte gidiyoruz. Bu yüzden bu hafta sabah kulelerinden birini aldı karnımı açtı üzerinde gezdirdi. Doktorumuz da bu konuda çok hassas. Ona her seferinde kardeşi olacağını, gelip kardeşinin kalp sesini dinletiyor “bak abla abla diyor” diyor, “bak kardeşin burada bu gözü” diye anlatıyor tek tek tabii ki uzman olmadığım için onun ne kadar anladığını neler hissettiğini bilmiyorum. Umarım ilerleyen zamanlarda da bu şekilde devam eder. Tatilleri bitirip miniğimizin cinsiyetini de öğrenip artık yavaş yavaş hazırlıklara başlayacağız. Belki bir taşınma olacak. Miniğimizin odası ve kıyafetleri hazırlanacak.

Haftaya eşim yıllık izne çıkıyor. Annemin yanına ürkmeze gideceğiz. Deniz yanı. Tabii doktor kontrolümüzde var. Miniğimizin cinsiyeti hakkında bir fikrimiz olacak artık.

Ve deniz, güneş benim için nelere dikkat etmem gerek onları öğrenip tatile çıkacağım…

Öniz İşbilen

Öniz’in Gebelik Günlüğü 11/12/13. Haftalar

Standard

11.HAFTADAN  MERHABA

Haftalar haftaları kovalarken günler uzarken havalar ısınmışken göbeğim büyümeye devam ediyor. Malumunuz geçen haftayı gayet sulu geçirdikten sonra bu hafta haftalık kontrolümüz için doktorumuzun yolunu tuttuk ailecek. Her zamanki gibi yine rutin olarak kilo ve tansiyon ölçümlerim yapıldı. Bir kilo daha vermişim. Bu hamilelikler bana yarıyor, her seferinde kendi kilomdan veriyorum. Tansiyonda gayet normaldi. Ultrasona geldi sıra bu hafta daha detaylı bir ultrason incelemesi olacaktı. Çünkü miniğimizin artık organları tamamen oluşmuştu. Artık yüzünü de görebilecektim. Hamile yada anne olmayan birine iki eli iki ayağı, bak beyin çizgisi var, cümleleri çoğu zaman komik ve gereksiz gelir ama bizler için bunları duymak derin bir rahatlamaya dönüşür. Miniğimizin ellerini, ayaklarını, başını, burnunu gördük. Hokka burunlum benim 🙂 Veee eşimin her zamanki gibi merakla doktorumuza bakıp, cinsiyet sorusunun cevabını bekleyişi. Tabi ki doktorumuz her zaman ki gibi daha erken olduğunu ancak içine doğanı bizimle paylaştı, tam olarak cinsiyeti öğrenmemiz 17. haftada olacak. 11.ve 14. Haftalar arasında yapılan ikili tarama testimizde yapıldı.Toplumda ense kalınlığı testi olarakta bilinir. Bu testin amacı bazı fetal anormalliklerin örneğim; down sendromu olma riskini hesaplar. Bunun için detaylı bir ultrasonagorafik inceleme ve anneden alınan kan örneği yeterlidir. Bir hafta sonra sonucu alabilirsiniz. Hazır kan verirken doktorumun isteği üzerine kan ve idrar verdik yine. Bu hafta ilacımız da değişti doktorum benim için vitamin ve minerallerden oluşan DECAVİT PRONATAL verdi. Sabahları tok karnına bir adet.Bir sonra ki kontrolümüz bir ay sonra. Tabi ki bu zaman zarfında inşallah kötü herhangi bir şey olmazsa. Haftaya ikili tarama testimin sonucu ve çok merak edilen hamilelerde saç boyamayla ilgili bir yazı sizleri bekliyor olacak.

HAMİLEYSEK PASPAL MI GEZELİM YANİ (12.hafta) 1779_484595581593366_1678279980_n

Aslında ne zordur bir bilseniz şu hamilelerin işi. Karnınız şişmekte sivilceler yüzünüzde şişen ayaklar eller dibi çıkmış saclar… Hamileyken en çok merak edilen sorular arasındadır bakım aslında. Her hamile daha güzel hissetmek ister. Zaten bir bebeği taşıdığınız için yeterince güzelsinizdir, ama yinede o öz güven, o aynaya baktığında görüntüden hoşnutluk var ya o başkadır. En çok sorulanlardan biride saç boyamadır. Ne yazık ki günümüzde öyle çok yok doğal saç renkli. Hamilelikle birlikte dipler çıkmaya başlar aynaya baktıkça rahatsız olursunuz. Peki nedir bu sorunun cevabı. Tabi ki kişide kişiye değişir. Ama değişmeyecek bir şey 12 haftadan önce saç boyanmaz. 65236_509244522461805_941442588_n Peki ya sonra? Ben kızımda yaptığım ve şimdi ki hamileliğimde de uygulayacağım doktorum ve kuaförüm tarafından onaylanmış bir yöntemi size anlatacağım. Benim asıl saç rengim kumral ama genelde saç rengim sarıdır. Doğal olarak dipler çıktıkça hoş bir görüntü olmuyor. Bu yüzden 12 haftadan sonra diplerimi ellemeden, boya sürmeden kalan saçlarımı kendi dip rengine yani kendi saçımın rengine boyatmaya başladım. Tabı ki bu en başta o kötü dip rengini kapattı. Sonrasında diplere boya değmediği için bebeğe de en az zarar verdi. Tabi ki boyanın da bitkisel olması önemli. Böyle bir yöntemle gayet mutlu oldum. Tabi ki bu benim yöntemimdi ve sizlere önerim en doğru karar sizindir. Gelelim miniğimize, artık boyumuz 57 santim ve 7 gram ağırlığındayız. Daha rahat geçiyor günlerim bulantılarım azaldı. Ama şimdi de baş ağrılarım olmaya başladı tabi ki bunlar hamileliğe bağlı ağrılar. Bu hafta artık miniğimiz yutmayı öğrendi arada hıçkırık tutuyor. Ve parmak da emmeye başladı. Bu haftalar bizim için gayet hızlı ve hareketli geçiyor. Kızımızın iki yaş doğum günü hazırlıkları, kuzenimin düğün telaşı… Zaman hızla geçiyor miniğimizin hayaliyle her geçen gün daha da heyecanlanıyoruz. Ve onu sabırsızlıkla bekliyoruz…

BİRAZ NEFES ALMA VAKTİ GELMİŞSE (13.hafta)

Dolu dolu geçen, bol hareketli, mutlu, temizlikle iç içe bir haftayı daha geride bıraktım. Kızımın doğum günü telaşı, evdeki temizlik, kuzenimin yaklaşan düğünü… 11062864_924018477651072_7767999889025360933_n Normalde 22 mayıs olan kızımın doğum gününü 2 mayısa aldık. Hem 3 günlük tatil hem babaannenin ve amcanın şehir dışından gelmesi için dedemizin gemiye gitmeden yanımızda olması için. Amaç başta 2 yaş için fotoğraf çekimiydi ama hazır bu kadar hazırlanmışken evde de küçük aile arasında kutlama yapalım dedik. Demese miydik gibi olmadım değil aslında. Çünkü hazırlıklar, temizlik, yemekler…. Hem bir çocuklu hemde hamile bir anne için zor oluyor. Ama tabi ki ben hamileyim yapamam edemem diyenlerden olmadım. Allah büyük dert hastalık vermedikten sonra her şeyin üstesinden gelinebilir. Tabi ki günün sonunda her şeyi kendinizin başarmasının haklı gururunu yaşamak var. Bir hafta öncesinden başladım listelere neler alınacak yapılacak…. Önce evin parkeden perdeye her yerini temizlemek şart. Misafir gelecek. Hemde kayınvalide öyle olur mu. Hamilesin sen demesine bakmadan eşimin onunda sonsuz yardımlarıyla her gün bir oda planıyla ev temizliği bitti. Sıra geldi doğum günü hazırlıklarına. Elbisemiz vardı altına ayakkabı ve çorap aldık kızım için ona uygun eşimin ve benim .elbise ve gömlek kombinleri oldu. Doğum günü için magnet, hediye çikolatalar, peçete sargısı, kürdanlık gibi küçük ama şık ayrıntılar tasarlandı ve siparişi verildi. Pastamız ve muffınlerimiz için çok sevdiğim işine güvendiğim bir arkadaşım kızım için özel pasta ve muffınler hazırladı. Bunları fotoğraf çekiminde de kullandık. Yanında da babaannemizin yaptığı küçük ikramlar. Doğum günü önce ailecek hep birlikte fotoğraf çekimimizi yaptık sonrasında da evdeki kutlamamız. Her şey çok güzel oldu. Günün sonunda mutfakta eşimle oldu ya çok ta güzel oldu dedik. Demek ki neymiş insan planlı programlı ve isleri doktorumun da hep dediği gibi yavaş yavaş çok sık dinlenerek yaparsak altından kalkamayacağımız şey yok. Günün sonunda övgüleri almakta benim için motive kaynağı oldu. Bekleyin beni sırada miniğim için baby shower var 🙂 Tabi ki temizlikte atlanmaması gereken normalde de çok dikkat etmemiz gereken kurallar var. Kimyasal maddeler bebeğiniz için toksit etkili olabilir. Bunun için havalandırma önemlidir. Temizlik yaparken asla klorak gibi maddeler başka maddelerle karıştırılmamalı ve solunulmamalıdır. Mutlaka temizlik yaptığınız yeri havalandırmalısınız. Sık sık oturup dinlenmelisiniz. Sandalye merdiven gibi düşme riski yüksek yerlere tek çıkmamalısınız ama benim gibi tez canlıysanız kendinizi mutlaka sağlama almalısınız. Kaş yaparken göz çıkmasın sonra. Bu hafta ayrıca birde kuzenimin düğünü var. Eskiden olan hiç bir elbisem şuan göbeğim yüzünden olmuyor. Bu göbişi sığdırma çalışmaları ve ayrıcada şık görünme çabaları içindeyim. Bakalım ne giymişim ne almışım nasıl bir çözüm bulmuşum sizlerle haftaya paylaşırım. Hamilelik nasıl gidiyor derseniz böyle bir haftaya rağmen gayet iyiyiz. Miniğim bu süreçte beni hiç zorlamadı. Zaten 13.hafta itibariyle genelde hamileliğin en güzel zamanı derler. 10923325_924723420913911_8668950133935292360_n Bu haftalarda herkes yediklerime dikkat kesilir oldu. Malum herkeste bir cinsiyet merakı. Tahminler rüyada görmeler başladı. Eşim ve kayınvalidemin tahminleri var. Bende merak ediyorum tabi ki ama benim içime doğan yada gördüğüm bir rüya yok en iyi cevap doktorumun cevabı bunun için 18 mayısı bekliyoruz. Geçen sefer kızım için kuzenlerimle hıdrellezde dilek dilemiştik. Doktor kontrolümüzde totem yapmıştık. Ve sonuç istediğimiz gibi olmuştu. Bakalım bu sefer neler olacak…

Öniz İşbilen

İkinci Çocuk Sorunsalı

Standard

hamile_bebek_ikinci_cocuk

Evlendikten sonra ilk çocuğu yapmaya karar vermek benim için çok kolaydı. Evlendikten sonra her şey normale dönünce insan hayatında bir eksiklik hissediyor. Birbirini seven iki kişi evleniyor, erkek her sabah işe gidiyor, kadın eğer çalışmıyorsa tüm gün evde televizyon başında vakit öldürüyor ve temizlik yapıp kocasının gelmesini bekliyor. Koca işten gelince kısa süreli bir sohbet, yemek faslı, yemekten sonra televizyon izlemeye devam…

Hayatın monotonluğundan kurtulmak için çocuk yapmaya karar veriyoruz, bu bir gerçek. Çocuk bir nimettir ve bir eve neşe katan tek varlık…

“Hayatımızda bir şey eksik” diyorsanız ve eğer çok gezen, çok sosyal bir çift değilseniz, hayatı zevkli hale getirmenin tek yolu —doğumdan sonraki 40 günü saymazsak—çocuk sahibi olmaktır.

Karar verildi. Aşkı pekiştirecek, eve neşe katacak minik artık gelmeliydi… Böylelikle ilk çocuk, biraz heves, biraz özlem, biraz da hayatı renklendirmek amacıyla çiftlerin ortak kararıyla dünyaya getirildi.

176868555-thinkstock-hamile-anne-ikinci-cocuk

Gelelim ikinci çocuk sorunsalına…

İlk çocuk ne denli bir merakla yapılmaya karar veriliyorsa, ikinci çocuk kararı da öyle alınıyor diye düşünüyorum. İlk kez çocuk sahibi olan bir ebeveyn bir anda yeni bir hayata başlıyor ve tecrübesizlik nedeniyle çocuğunu büyütmenin tadını çıkaramıyor. İşin içinde bir de bebek özlemi var tabii; yukarıda da bahsettiğim gibi ilk bebeğin heyecanını ve mutluluğunu nasıl büyüteceğim korkusuyla doya doya yaşayamayan aileler ikinci çocuğa bu sebeplerden dolayı karar veriyor…

Değişmeyen tek şey ise şu ki, ilk çocuk da olsa ikinci çocuk da olsa sevgileri hep aynı kalıyor. Ne birini diğerinden fazla ne de diğerini birinden az seviyorsunuz. Özlemini çeken, evlat hasretiyle yanıp tutuşan herkesin bu duyguyu yaşaması dileğiyle…

Sevgiler!

Çocuk Gelişimi Uzmanı Emine Ergün’den Helikopter Ebeveyn Nedir?

Standard

nocanvas_anne-babalarin-okul-oncesi-cocuklarla-ilgili-yaptigi-8-hata

Helikopter Anne-Babalar; çocuğun başından ayrılmayan, etrafında pervane olan, çocuğun her şeyine yetişmeye çalışan, çocuğun hayatına ve kişiliğine müdahale eden, yorulmak bilmeyen anne babalardır. Bu anne babalar, eğitimli orta sınıf ailelerden gelir ve çocuktan akademik beklentileri çok yüksektir.

Son yıllarda bu terimden çokça söz edilmekte ve bir psikolojik, sosyolojik sorun olarak ele alınmaktadır. Helikopter Anne-Babalar Türkiye’de çok yaygındır.

Helikopter anne babalar, çocuklarının başından ayrılmayan, etrafında pervane olan, her şeylerine yetişmeye çalışan, hayatlarına ve kişiliklerine müdahale eden, yorulmak bilmeyen anne babalar olarak tanımlanmaktadır.

Günümüzde “helikopter aileler”, çocuklarının eğitim, sosyal ve özel hayatlarını çok yakından takip eden, çocuklarının üstlenmesi gereken sorumlulukları büyük bir hevesle üstlenen, her sorununu onlar adına çözmekten mutluluk duyan aileler olarak karşımıza çıkmaktadır.

“Helikopter anne babalar”, çocuklarının ödevlerini, projelerini yapıyor, yetiştiremedikleri zaman telaşlanıyor, çocukları düşük notlar aldıklarında bu konuyu öğretmenleri ile konuşabiliyorlar. Helikopter aileler, iyi niyetle yardımcı olmaya çalışsa da aslında çocuklarının yetersiz olduğu, kendi sorumluluklarını yerine getiremedikleri mesajını veriyorlar ve tüm bu nedenlerle de çocuklarına yardım ediyorlar.

Helikopter anne babalar çocuklarının bireyselliğinin gelişmesini kendilerine tehdit görürler ve onlara bağımlı olması için elinden geleni yaparlar. Çocuklarının bağımsız kendi kendine yeten bir birey olmasını tehdit için gördükleri için çocukların değişim, gelişim çabalarına engel oluyor ve kendilerine bağımlı olmaya zorluyorlar. Tabi buda çocuğun kendine yetemeyen, değersiz, güvenilmez biri olmasına neden olduğu gibi kimlik gelişimlerini de olumsuz etkiliyor

Aşırıcı korumacı çevrede büyüyen, her sorunu anne babası tarafından çözülen, kendi kararlarını kendi alamayan yani helikopter anne baba ile büyüyen çocuklarda bazı tipik özellikler görülmektedir. Bunları şöyle sıralayabiliriz

  • Şişirilmiş bir egoya sahip
  • Düşük öz saygı ve yeterlilik duygusu
  • Bastırılmış kişilik
  • Sağduyudan yoksun
  • Karar vermekte zorlanan
  • Problem çözme becerisi gelişmemiş
  • Daha iyiyi yapma ve çabalama isteği düşük
  • Çok güçlü aile bağına sahip ve aileye bağımlı

Bunlar bu çocukların sadece en belirgin özellikleri bu liste daha artırılabilinir. Çünkü aşırı koruyucu anne baba olmak, çocuğun normal gelişimine müdahale eden bir yaklaşımdır. Dolayısıyla çocukta normal olmayacaktır. Birçok becerileri eksik, psikolojik problemler yaşamaya yatkın, iş ve özel hayatında problemler ve başarısızlıklar yaşayan bir yetişkin olacaktır.

Helikopter anne babalar şunu unutmamalıdır. Sonsuza dek çocuklarının yanında olamazlar. Çocuklarının kendilerine bağlı ve bağımlı yaşaması aslında çocuklarına yaptıkları çok büyük bir kötülüktür. Bu şekilde büyüyen çocuk hiçbir zaman bağımsızlaşamaz, kendi sorunlarını çözemez, karşılaştığı sorunlarda hep başkalarını suçlar ve kolay çıkış yolları arar.

Şimdinin çocuklarının geleceğin yetişkinleri olduğunu düşündüğümüzde aslında gelecek adına da çok büyük bir hatadır çocukları bu şekilde büyütmek. Helikopter anne baba ile büyüyen çocuklar hep çocuk kalmayacaklar, ergenlik, yetişkinlik, iş yaşamı, evlilik gibi pek çok süreç onları bekliyor.

Çocukları bağımsız bırakmak ve sorun çözme becerilerin gelişmesine katkı sağlamak onların gelişimi için atılacak önemli bir adımdır…

Emine Ergün
Çocuk Gelişimi Uzmanı

http://www.emineergun.com.tr

https://www.facebook.com/CGEUzmaniEmineErgun?fref=ts

https://twitter.com/annebabadanisma

Oğluma 2 Yaş Mektubu

Standard

DSC08084

Hamileliğim süresince hayalini kurduğum tek şey vardı “Anne” dediğin günü görmek!

Seni kucağıma aldığımda o kadar minik ve o kadar muhtaçtın ki, korktum! Ağladım! Sana bakamayacağımı düşündüm, seni sevemeyeceğimi düşündüm, kucağıma alamayacağımı, kıyafetlerini giydiremeyeceğimi düşündüm… Annelik öyle birşey ki, daha karnınızın içinde fasulye tanesi gibiyken yerleşiyor benliğinize. Daha karnınızdayken onu koruma iç güdüsü sarıyor aklınızı fikrinizi…

Tam senden, ufacık bedeninden korkmaya başlayıp, tam lohusa depresyonuna girecekken dur dedim kendime dur! Sen annesin! O minik ama dev adam senin! Kimseye ihtiyacın yok! Neyden, kimden korkuyorsun? Al kucağına kokla, öp, sev, doya doya izle. Çünkü, büyümeye başlarken bebekliğinde olduğu gibi saatlerce kucağında tutamayacaksın, sevip koklayamayacaksın…

Şuan 2 yaşındasın kucağıma alamıyorum, alsam da saniyesinde kaçıyorsun, öpemiyorum istemiyorsun, siliyorsun. Ve ben seni en iyi şekilde büyütebilmeye adamışken kendimi o ilk aylarda, seni çok çabuk gözü kapalı  büyütmüşüm. Şuan bana “Aras’ın nasıl ağladığını” sorsalar, inanın hatırlamıyorum 😔

Ne vardı seni yavaş yavaş, sindire sindire büyütseydim! Bak artık 2 yaşındasın. Tutmaya korktuğum o minik dev büyüdü, büyüdü de kabuğuna sığmıyor…

Zaman 2 sene önceye kadar hiç geçmezken, sen doğdun doğalı seni büyütüp eğiteyim derken zaman hızlıca akıp gidiyor. 2.doğum gününü hep çok uzakta hayal ederken şuan 2 yaşındasın ve bir gün bir bakmışım askere gitmişsin…

Zaman zaman sana kızsam da, sinirlensem de sen hep benim gözbebeğimsin. Saçının teline tüm dünyayı yakacak kadar, yeryüzünde ki tüm değerlerden bile çok seviyorum seni…

Hayatıma kattığın anlam için, bana anneliği yaşattığın için, ufacık kalbinle bana şefkatle sarılıp hazineler değerindeki mutluluğu yaşattığın için teşekkür ederim!

Ve sen minik adam yaşamın boyunca o gülen yüzün hiç solmasın, hayatında hep iyi insanlarla karşılaş, vatanına,milletine ve bizlere hayırlı evlat hayırlı insan ol. Allah her zaman yanında, melekler her daim seni korusun. Biz seni sevmeye kıyamazken sana zarar verecek tüm kötülerden korusun Allah…

İyi ki doğdun miniğim, iyi ki doğdun aslanım, iyi ki doğdun hayatımın anlamı. Ve hep var ol canım oğlum! Doğum günün kutlu olsun, mutlu ol senelerce…

Annen
Seval Demir

 20141214_152610

  IMG_171322369121093IMG_171284244548339DSC08013 DSC08029 DSC08030 DSC08031 DSC08036 DSC08041 DSC08094 DSC08095  20141214_143118