Tag Archives: anneansiklopedisi.wordpress.com

Konumuz: Tuvalet Eğitimi!

Standard

 

u_09-06-2015-174452tuvalet-egitimi

4 senelik annelik hayatımda belki de en gözümde büyüttüğüm konudur tuvalet alışkanlığı kazandırmak.  Fakat anladım ki çocuk hazır olmadığı ve istemediği sürece siz ne kadar çabalarsanız çabalayın bazı şeyleri alıştıramıyorsunuz. Tabii bu konuda annenin de kararlı ve sabırlı olması ilk kural.

Ben hayatım boyunca hiç kuralcı bir insan olamadım, bu anneliğimde de bu şekilde gidiyor. İyi bir şey mi, yoksa kötü mü bilemiyorum ama ben bu şekilde mutluyum 🙂

Belli bir kalıba sokulmuş “annelik” bende pek işlemiyor. Yani o 18-36 ay arasında mutlaka tuvalet eğitimi vermeliyim gibi bir düşüncem hiç olmadı. Biraz zamana bırakarak hareket etmeyi tercih ediyorum ve şanslıyım ki bu tarz eğitimler (uyku eğitimi, emzirmeyi bırakma, tuvalet eğitimi) gözümün korktuğunu bana yaşatmıyor.

Aras’tan aldığım sinyaller, onun hazır olması benimde kararlı oluşum nedeni ile 06.08.2016 Cumartesi günü sabahı bezi hayatımızdan tamamen çıkardık.

Öncesinde aldım karşıma olgun bir insan gibi konuştum. Ona “ artık büyüdüğünü, bez bağlama yaşının geçtiğini, baban, ben ve senin yaşında ki arkadaşların gibi çişini tuvalete yapması gerektiğini kararlı ve sakin bir şekilde anlattım. Çocuğun yaşı kaç olursa olsun bizleri daima anladığına inanan bir anneyim.

Öncesinde zaten hazırlıklıydım. Bol bol alıştırma kilodu ve tuvalet aparatı aldım. Lazımlık kullanmayı tercih etmedim. Alışacaksa direk tuvalete alışması daha doğruydu benim için.

 

İlk gün yarım saatte bir tuvalete götürüp oturtuyor 5-10 dakika bekliyordum. Bu sürede telefondan tuvalet eğitimi hakkında videolar izlettim, sevdiği oyuncakları eline verdim. Hatta peluş oyuncaklarını bile çiş yapıyormuş gibi konuşturdum ki etkisi büyük oldu gerçekten. İlk gün akşama kadar boş boş gidip geldik tuvalete gerçekten çok zor bir süreçmiş dediğim ve hatta bezi yeniden bağlamayı düşündüğüm anlar oldu. Hemen kendimi toplayıp “asla pes etmek yok” dedim. Akşama doğru ilk şırrrrr sesini tuvalette duydum ve o an evde bir bayram havası esti 🙂

potty-training

Kendisi de bu durumu çok sevdi “oleeeey ben çiş yaptım” diyerek evin içinde koşturuyordu 🙂 çok ufak ama sevdiği bir şeyle ödüllendirmeyi ihmal etmedim tabi.

İlk günü bu şekilde devirdik sıra geldi gece ne yapacağım konusuna. Telefonun alarmını 2 saatte bir kur diyenleri dinlemek istemedim. Çünkü ne o nede ben android değiliz! Ben onun artık beni anladığına inandığım için uyumadan önce konuştum. Yeniden artık bez bağlamayacağımı, gece çişin gelince beni çağır ben seni hemen tuvalete götürürüm dedim. “Tamam, anne” dedi ve uyudu. O gece iki kez uyandırdı beni “Annee geel çişim geldi” nidaları ile. Gözümü açar açmaz “aferin sana oğlum yine beni yanıltmadın” dedim. Çişini yapıp geri uyudu. İlk güne göre gece kuru kalması ve sabaha kuru uyunması mükemmel bir şeydi.

İkinci gün sadece iki kere altını ıslattı o zamanda kızmak yerine altına yapmayacağı mesajını verdim ve özür diledi. Çiş kısmını hallettik fakat bugün 4.gün hala kaka yapmadı. Aslında kakasının olduğunu biliyorum ama korktuğu için yapmadığının farkındayım. Çiş konusunda olduğu gibi kaka konusunda da aynı şeyleri söyledim anlattım fakat o kısım biraz zor olacak gibi. Çünkü çocuklar kakayı kendilerinden bir parça hatta bir organ olduğunu düşüyorlarmış. Bu yüzdende yapmak istemeyebiliyorlar.

toilet

Dördüncü gün sonunda artık iyice rahatsız olduğunu hissettiğim için mecburen bez bağlamak zorunda kaldım.  Çocuğum onu bekliyormuş bez takar takmaz yaptı kakasını. Rahatladıktan sonra yeniden konuştum onunla. Karnının ağrımaması için, rahatlaması için kakasını tuvalete yapması gerektiğini anlattım. Ertesi gün kaka sorunu da tuvalette çözülmüş oldu.

 

Biz büyük bir yükü omuzlarımızdan attık. Darısı diğer çocuklar ve annelerin başına 🙂

 

Seval Aksu Demir

Keyifli Okumalar 🙂

Reklamlar

Bebeklerde Konak

Standard

cradle-cap-pictures-3

Bebeklerin başında görülen kabuklaşmış deri parçalarına konak adı verilir. Sarı ya­malara benzeyen konak lekeleri bebeğin başının üstünde yer alır…

Hemen hemen her bebekte görülen bu durum zararsızdır. Bebekten bebeğe değişkenlik gösterebilir. Kimi bebekte birkaç haftada geçse de kimi bebekte 3, kimi bebekte 6 aya kadar sürebilir. Herhangi bir kaşıntı, rahatsızlık hissi vermeyen bu tabaka, uzun sürme durumlarında kafa derisinin üstünde ki tabakayı kalınlaştırabilir.

 

Chicco-Konak-Taragi--52964

Konak Tarağı

 

Tedavisi;

Bebe yağını bebeğin kafasına hafif hafif masaj yaparak sürün, biraz bekledikten sonra konak tarağı ile çok bastırmadan ve bebeğin hala hassas olan kafa derisine zarar vermeden geriye doğru tarayın. Tarama esnasında derinin üstünde ki pul pul olan tabakanın kalkacağını göreceksiniz. Daha sonra bebe şampuanı ile bebeği yıkayabilirsiniz. Bu durumun tamamen geçmesi 1 ayı bulabilir. Bebeğiniz kafa derisinde bu şekilde pullanma görürseniz içinizin rahat etmesi için bir hekime gösterebilirsiniz.

744321

Aras 3 aylıkken konak olmuştu. Hamileliğim döneminde bebeklerle ilgili çok araştırma yaptığım için böyle bir şeyle karşılaşmaya hazırdım. Kafasını elletmekten hiç hoşlanmayan bir çocuk olduğu için biz bu işlemi emzirirken yapmayı tercih ettik. Kafa derisine bebe yağını yukarıda anlattığım gibi sürüp bekledik ve konak tarağı ile hafif hafif taradık. Daha sonra yıkadık ve pullanmanın büyük bir kısmı dökülmüştü.

 

 

NOT:Burada yazdıklarım kendi tecrübe ve araştırmalarımdır. 

Öniz’in Doğum Hikayesi

Standard

DSC_6039SEN GELDİN YA

Seval’le hep konuşuyorduk. Öniz doğum hikayeni de yayınlarız diye. Bende hep ne yazacağım ki, nasıl olsa sezaryen hep aynı diyordum, ama büyük konuşmamak gerekiyormuş. Buyurun SERDAR ÖNDER’in doğum hikayesini okumaya…

Akşam üstüydü doğumum. Erkenden son hazırlıkları da tamamlayıp düştük yola. Şans bu İlkimnaz’ın hafif ateşi vardı. Hastaneye gelip giriş işlemlerimizi yaptık odamıza çıktık yerleştik. Vaktimiz vardı nasıl olsa. İlkimnaz’a televizyonu açtık kayın validem, annemler hep birlikte beklemeye başladık. Damar yollarım açıldı kanlarım alındı. O yeşil önlüğü giyip başladım beklemeye.

Heyecan mı korku mu adını koyamadım. Sedye odaya geldiği an içimden kopanlar gözyaşı olarak çıktı. Aklımda ve ağzımda sadece İlkimnaz vardı. Anneme emanet ettim gözyaşları içinde. Tam akşamüstü yemek saatiydi yemek yedirin mutlaka dedim. Eşim ameliyathanenin kapısına kadar eşlik etti. Sonrası yalnız başıma başlayan en güzel ve zorlu serüvenimdi…

O ameliyathanenin soğukluğu içime işlerken başladım titremeye. Sedyeye oturup anestezi iğnem için beklemeye başladım. Titriyordum… Üşüyordum…

Anestezi uzmanı gelip iğne için rahatlamam gerektiğini anlatırken vücudum bana karşı gelmeye başlamıştı. Ne kadar da rahatlamaya çalışsam onun beni rahatlatıp oyalamaya çalışmalarına rağmen üç kez iğneyi geri çekmek zorunda kaldı. En sonunda ara verelim rahatla tekrar deneyelim dedi. Sürekli aklımda kızımda ağzımda da hadi oğluna kavuşmak için başlamalısın diyordum kendime. Sonunda iğne vücuduma girdi.

Ama bu kez farklıydı belkide her an ne yapacaklarını bildiğim için daha çok stresliydim tansiyonum düşüktü. Midem bulanıp başım dönüyordu sürekli düzenleyici iğneler yapmaya başladılar. En çok duyduğum rahatla cümlesiydi ama olmuyordu işte. Doktorum gelmişti artık zamanıydı. Oğluma dakikalar vardı. Doktorumla konuşurken “evet bak el sallıyor geliyor” dedi ve çıkmasıyla doktorumuzun üzerine işemesi bir oldu. Ameliyathanenin o soğuk durumu dağılmış herkes gülmeye başlamıştı, bense merakla oğlumu bekliyordum görmek için ama tansiyonum hala düşüyordu, oğlumu getirdiler. Öptüm baktım sonrası ise sakinleştirici vurmaları gerektiğiydi.

Şimdi vücudumun kasılması geçmiş rahatlamıştım her şey bitip odaya çıkarken titriyordum tüm vücudumla. Uzun süre titredim. Oğlumu gördüm sarıldım öptüm kucakladım ve emzirdim.

Biraz kendime gelince İlkimnaz’ın tepkisini sordum. İlk önce ona vermiş hemşire sarılmış öpmüş.

İçim rahatladı. Kabullenmişti sanırım. Ben kendime gelmeye başladıkça durumumun kötü olduğunu gözetim altında tuttuklarını anlattılar. Yani benim o her zamanki gibi hikayem, yeni bir hikaye olmuştu bile.

Kızımın uyku saati gelmiş anneanne ve babaanneyle gitme vakti gelmişti. Sorunsuz bir yolculuktan sonra güzelce uykuya dalmış evde.

Bunun rahatlığıyla oğlum, ben, eşim ve yeğenim kaldık hastanede. Kalkıp yürümem lazımdı. Şimdi SERDAR ÖNDER için bir şeyler yapma zamanıydı. Bütün gece yürüdüm, uyudum, uyandıkça emzirdim. Sabah kahvaltı etmiştim. Kan değerlerim gayet iyiydi.

Çocuk doktorunun ve kendi doktorlarımın muayeneleri sonucu her şey benim ve oğlum için yolundaydı.

3.700 GRAM 57 CM LE DÜNYAYA GELMİŞTİ OĞLUM.

Şimdi bizim için hastaneden ayrılıp evimize gitme zamanıydı…

DSC_5953

DSC_6030 DSC_6039

Öniz İşbilen

İştahsız Çocuk mu? Uykusuz Çocuk mu?

Standard

logo

“Bir çoğunuzun en zorlandığı konuların başında geliyor değil mi, uyku ve yemek. Sevgili Gülşah güzel bir konuya değinmiş, teşekkür ederim kendisine. Keyifli okumalar”

Yaklaşık bir 2 yıldır kendime bunu soruyorum. Yesin mi? Uyusun mu? Dip not: İkisi de olsa keşke.

Bu kafa karışıklığımın nedeni 2.çocuğum Ela’nın hala az olan gece uykuları! Her yolu denedim ama bir türlü Ela nın gerektiği kadar uyumasını sağlayamadım.

Oğlum 10 yaşında uykuyu çok sever 6 aylıktan itibaren gece deliksiz uyumaya başlayan bir çocuk ama iştah sıfır. Tüm gün yemek verme ASLA açıktım demez. Ben küçükken babam tarafından sebze yemekleri yemem konusunda çok büyük baskı ve ısrarla büyütüldüm. Bugün 32 yaşındayım ve küçükken yemem için yapılan baskılardan kaynaklı ağzıma yeşillik sürmeyen bir insanım. Gördüğüm anda midem bulanıyor. Bu yüzden yemek konusun da Yağız a asla baskı uygulamıyorum. Ama bir taraftan da gücü kuvveti düşecek hasta olacak diye korkuyorum. Çok şükür bağışıklığı çok iyi. Demek ki yediği kadarı yetiyor.

Ela ise tam tersi. Sofradan herkesden sonra kalkar. Daha sofra toplanmadan “ne yesem ki” der meyveden bir başlar kuru ekmeğe kadar tüm gün boyunca yer. Buna rağmen kg yaşıtlarına göre çok geri. Sebebi yetersiz uyku uyuması! Çocuklar kg nun bir kısmını uyuyarak bir kısmını da besinlerden alıyormuş. (Tüm testler yapıldı çok şükür gelişim sorunu yok.)

İki örnekte elimde mevcut iken, ikisinden de dert yanıyor iken elbet  tercih yapmam mümkün değil.

Şöyle genel profile bakınca evet Yağız iştahsız ama deliksiz uyumayı seven bir çocuk ve bağışıklığı çok iyi kolay kolay hasta da olmaz. Diğer taraftan Ela çok güzel yemeğini yer ayırmaz evet oda kolay kolay hasta olmaz (maşallah diyeyim) ama öğlen uykusu yok,  gece uykusu çok çok az.

Gece 9 dan sonra yani Ela yı uyutma vakti yaklaştığın da nabız atışlarım artıyor kalp krizi geçirecek gibi oluyorum. Korku filmi sahnelerini yaşıyoruz evde.  Saatlerce bitmeyen ağlama krizlerine şahit oluyoruz. Uyku eğitimi kitapları okudum uyguladım da ama yok maalesef her yöntem her çocuğa sökmüyormuş gayet net öğrendik.  Denediğim yöntem detayları nı bloğum dan okuyabilirsiniz de http://www.gulsahonen.com/2015/05/uyku-egitimi-verememek.html
Şaka değil valla gece 2 de yanımıza gelip sabaha kadar aramızda rahatsız olup uyuyamayan evlat rahat etsin diye odasına götürdüğümüz de delirmiş gibi ağlıyor 2 gecedir artık yanımıza almamak için mücadele ediyoruz. Ve sonuç olarak 2 saat ben yatağının başında sandalye tepesinde oturuyorum 2 saat babası oturuyor. Uyudu sanıp parmak ucunda odadan çıkarken her şey en başa dönüyor. Ağlamasını istemediğim içinde bırakıp gitmiyorum azimle sabah erken işe gidecek olmama rağmen tepesinde uykuya dalmasını bekliyorum.

Sabah olunca da biz karı koca üzerimizden tır geçmiş gibi kalkarken küçük hanım bütün gece deliksiz uyumuş gibi daha saat 7 olmadan kalkıyor ve “bak ben yatağımda uyudum” diyor. Ağlanacak halimize gülüyoruz. O yüzden sadece birkaç saat değil sabaha kadar yatağında uyumaya alışması şart.

Tüm bu sebeplerden dolayı iştahsız çocukmu? uykusuz çocukmu? diye sorulsaydı ben kesinlikle iştahsızı seçerdim çünkü azimli anneler oyunla da olsa çocuğun ağzına bir iki lokma sokabiliyor ve açlıktan ölen olmuyor ama uykusuz çocuğa oyunla ya da kandırarak uyutmak mümkün olmuyor ve uykusuzluktan cinnet geçiren ebeveynler olabiliyor  🙂

Anneliğimin ilk zamanlarında uyuyan oğlum varken dert yanan uykusuz annelere bilmiş bilmiş “sorun çocuk da değil sizde, iyi bir uyku eğitimi vermelisiniz” derken uykudan nefret eden bir kızım olacağını hiççç düşünememişim.  Uykusuzluktan dert yanan annelere akıl vermek yerine biraz da olsa anlayamayı tercih etmek sanırım en güzeli. Çünkü her şey karşıdan hesaplandığı gibi gitmiyor maalesef.

Sevgiler,

Gülşah ÖNEN

http://www.gulsahonen.com/

Herkesin Bir Hikayesi Var Bizimki İse…

Standard

maviningüncesi30 copy

“Konuk yazarım sevgili Aylin Demir bizlere emzik bıraktırma sürecini anlatacak, tavsiye ve önerileriniz bizim için önemli 🙂 “

Merhabalar;

Yazmaya başlamadan önce, sevgili Seval’e, beni bloğuna konuk ettiği için teşekkür etmek istiyorum.

Ben Mavi’nin Güncesi bloğunun sahibesi Aylin. 3 yıllık evliyim ve 20 aylık bir oğlum var. Blogumda da çoğunlukla oğlumla ilgili paylaşımlarda bulunuyorum. Bugün burada sizlere emzik bıraktırma hikayemizden bahsedeceğim. Daha doğrusu bırakma yolunda atılan adımlardan 🙂 Çünkü henüz tam anlamıyla bırakmadı emziği oğlum.

Ben biraz sabırsız ve biraz da bir şey olacaksa hemen olsun sonra değilcilerdenim. O yüzden benim için bir şey ya olacaktır ya olmayacaktır. Genelde ortası yoktur.

Emziği bıraktırmaya da böyle birden karar verdim. Oğlum 20 aylık oldu, 2 yaşına az kaldı ve ben anaokuluna oyun grubuna göndermeyi planlıyorum. Bu yüzden önce emzik sonra da bezi bıraktırırım diye düşünüyordum kendimce. Ama tabi “koca bir birey olan oğlum”, “evdeki hesap çarşıya uymaz anneciğim” dedi 🙂

Ali Baran bütün gün ağzında emzikle dolaşan bir çocuktu. Evde oyun oynarken, televizyon seyrederken, uyurken sürekli ağzında emzik vardı. Dışarıya çıkarken bile ağlardı, çıkarmazdı emziğini. Hatta sırf emziği ağzından çıkmasın diye yemek bile yemiyordu. Konuşmasını bile engelliyordu. Bu durum beni çok sinirlendiriyordu. Bir çaresini bulmalıyım dedim ve emziği bıraktırmaya karar verdim.

İlk başlarda yavaş yavaş bıraktırayım dedim, sadece dışarıda emmemeye alıştırabildim. Baktım olacak gibi değil, artık tamamen ortadan kalksın dedim ve bir anda bütün emzikleri kaldırdım. Gündüz çok sıkıntı olmadı. Emzik istediği zaman dikkatini dağıtıyordum, başka şeyler anlatıyor ve gösteriyordum unutuyordu.

En büyük sorun akşam uykusuna geçmekteydi. Zaten uyku düzeni diye bir şey kalmadı. Gündüz uykuları tamamen kalktı. Akşamları da uyu demiyordum, sırf emzik istemesin diye. Artık saat kaçta nerede uyursa uyuyor alıp yatağa koyuyordum.

Bu şekilde 3 gün 4 gece dayandım 5. Gece uykuya hazırlanırken emziği verdim. Ama verirken de bir anlaşma yaptım onunla. Dedim ki:

  • Ali Baran, anneciğim, kaç gündür emzik emmiyorsun ve alıştın bu şekilde. Ama ben daha rahat uyumam ve dinlenmen için uyuduğun zamanlarda emziğini sana vermeye karar verdim. Ancak sadece uyurken emeceksin, tamam mı?

Ali Baran:

  • Mamam 🙂

Böylece anlaşmış olduk sadece uyurken emziği emme konusunda.

Sonuç: Artık sadece uyurken emzik veriyorum. Bazen istemiyor bile uyurken. İstemezse hiç emzik demiyorum, göstermiyorum da. Emziği gündüz emmediği için yemek düzeni de geri geldi. Artık eskisi gibi yemeğini yiyor. Söylediği kelimeler biraz daha netleşti. Emzik bırakacağız diye bozulan uyku düzeni de geri geldi.

Benim amacım aslında tamamen bıraktırmaktı, ama gördüm ki Ali Baran buna henüz hazır değil. Bazen bazı şeyleri akışına bırakmak lazım, zamanı gelince bırakacaktır nasılsa, öyle değil mi?

Sevgiler

Aylin Demir

mavininguncesi.blogspot.com.tr

Öniz’in Gebelik Günlüğü 32. ve 33. Haftalar

Standard

SON DÜZLÜKTEYİM (32.VE 33.HAFTA)

IMG-20150907-WA0013

Hepimiz en az bir kez izlemişizdir koşu yarışlarını. Atletler çıkar başlarlar öncesinde kendi tempolarında sakince koşarlar bizde bir panik ne rahat bak yenemeyecek yetişemeyecek diye hayıflanır dururuz. Sonra yarışın bitimine 100 metre kala başlarlar tempo artırmaya ve yarışı kazanırlar. Hamilelikte böyle aslında son ay son haftalar birden bir telaş heyecan koşturmayla başlar iyide olur aslında çünkü o günler normalde geçmek bilmez.

Son dört haftadayız. Haftaların değil günlerin sayıldığı zamanlardayız.

Screenshot_2015-09-14-14-43-29-1 (1)

Geçen hafta çarşı işini halletmiştik ama asıl olay yıka ütüle ve yerleştir bölümü. Hepsi yıkandı ütülendi yerleşti dolaba. Hafta sonumuz ailecek çamaşır makinesi ve ütü arasında geçti. Tabii her zaman olduğu gibi bir iki parça eksikte çıktı alınacak.

Bende de birkaç değişiklik var bu haftalarda. Ellerim ve ayaklarım uyuşuyor. Artık gece kesintisiz uyuyamıyorum sağdan sola dönerken bile sıkıntı. Geçen gün banyoda kaldım kalkamıyorum eşim olmasa akşama kadar oradayım. Bu yüzden bu haftalarda yalnız pek dışarı çıkmayın,duşa girmeyin.

IMG-20150911-WA0008

Her şey güzel giderken benim kızım gece yatıp sabah kalkarken birden gecenin körü uyanıp annneeee ,anneee gelll diye uyanmalara başladı. Ya yanımıza gelip yatıyor yada illa ben onun odasında yatacağım.Zaten bölük pörçük olan gece uykum en aza indi. Geçen gün eşime uykum var diye ağlıyordum.

Screenshot_2015-09-14-14-43-19-1

Geçen hafta sonu yorulunca bu hafta sonu dinlendik. Denize gittik. EEE sonrası bayram ve korkulu rüyam ev temizliği değişimi zamanı geliyor. Odalara girdikçe öylemi koysam böylemi yapsam nereyi nasıl temizlesem diye düşünürken buluyorum kendimi. Salon ve yatak odası şekil değiştirecek. Doğumdan sonrası için ev hazırlanacak. Öyle temizlikçinin yapacağı işler değil. Yapsa da zaten ben üstünden bir kere daha geçerim. Bu süreci hiç sevmeyen eşimdir. Haklı tabi adam bin kere yedek çarşaflar burada, havlular iki güne değiştir, birkaç günlük dolapta yapılıp bekleyen yemek sırası… liste uzayıp gidiyor. Ben yatarken aman her şey aynı düzen de gitsin.

Bu hafta kızımla kendim birkaç fotoğraf çalışması yaptık evde telefonumla onları da paylaşacağım sizlerle bu hafta.

Yarın doktor kontrolümüz var son kontroller. Artık hastane, doğum şekli, tarih gibi detaylar netleşmeli bu zamanda. Kafanızdaki soruları doktorunuzla ve hastaneyle görüşmelisiniz. Kalacağınız oda, süsleme, fotoğraf çekimi, hastane fiyatı gibi bir çok detay var. Önceden araştırıp öğrenirseniz içiniz rahat olur ve zaman geldiğinde çok terslik yaşamazsınız. Bizde hastanemizi gezdik, fiyatımızı bu fiyata neler dahil olduğunu örgendik. Baştan beri sezaryen isteğim hala devam ediyor. Yaklaşık olarak doktorumuz bu son kontrolde bir tarih verecek.

Bu konuda da çok şey konuşuluyor bence bu kararı doktor ve anne adayı beraber vermeli. Bence normal doğum yapan bir anne sezaryen yapan bir anneden daha çok anne değil. Ama ne yazık ki toplum bu konuda her zaman ki gibi susmuyor.

IMG-20150911-WA0007

Annelik öyle çektiğin sancıyla bunun saatiyle kıyaslanacak kadar basit değil. Zorlu uzun soluklu bir süreç ilk günden son güne kadar kapsayan.Yalnız sezaryen düşünüyorsanız doktorunuzun iyi olması gerek. Çünkü dikişleriniz ve loğusalık süreci normal doğuma göre daha fazla yorucu. Benim ilk doğumumda ne ağrı ne dikiş patlaması çekmedim. Bunda ne nasıl olur bilmiyorum.

Bu hafta birde yeni birkaç insanla tanıştım geçen haftalarda yazdığım yazıyı okuyanlar bilir anne sütü hassasiyetimi bunun için araştırmalar yaparken Mami Power içeceğiyle tanıştım. Kurucusu ve fikir annesi dünyalar tatlısı bir anne. Anne olması zaten her şeyin başlangıcı. Sanki kırk yıllık dostum gibi geçti konuşmalarımız ürün kullanımı artıları hakkında bana bir çok açıklama yaptı. Amacı sadece ürün satmak olmayan biri. Ve en önemlisi bu konuda çok hassas. Siteleri ve instagram hesapları mevcut. Ulaştığınızda size her konuda destek veriyorlar.

www.mamipower.com.tr adresleri ve instagram hesapları Mami Powertr olarak ulaşabilirsiniz şuan Anne Ansiklopedisi’yle üç gün sürecek bir çekilişleri var. Sizde hamile yada yeni anne İseniz en azından bir bakmanızı öneririm bende kullanıp sizlerle yorumlarımı paylaşacağım ilerleyen günlerde.

Şimdilik benden bu kadar yarın doktor kontrolümüz ve evliliğimizin 4. Yılı.

Kutlamalı bir hafta bizi bekliyor…

IMG-20150907-WA0012

IMG-20150911-WA0022

IMG-20150911-WA0011

Öniz İşbilen

Öniz’in Gebelik Günlüğü 26. Hafta

Standard

ANNESİNİZ VE HAMİLESİNİZ PEKİ HAYAT NASIL?(26.HAFTA)

11796260_970730996313153_1831708834558549963_n

Bazen aileler çocuklarından daha çok korkar.Bizim tuvalet eğitiminde olduğu gibi.Başta amacımız sadece denemeydi açıkçası İlkimnaz’ın bu kadar alışacağını düşünmemiştim.Hep korkmuştum ya yanlış zaman ya geri teperse diye.Tabi daha 26 aylık onunda çekincesi vardı.Ama kızım beklenenden fazlasını yaptı ve biz tuvalet eğitimini bir haftada tamamladık.

Bu işin tabi güzel kısmı.Hamileyim,kocaman karnımla her an al kucağına kaldır iki dakikada bir başında beklerken ağrısın belin, otur yere bu sefer kalkarken zorlan,sıcaklar desen oturduğum yerde terliyorum saniyede duştayım yada denizde…

Kimse işin bu tarafını görmüyor tabi.Tamam hamilesin eyvallah ama bir evin bir eşin birde kızın var hayat devam ediyor ve sen sırf hamilesin diye bunları ihmal edemezsin. İlkimnaz’ı kucağımda sokakta yürürken çok taşıyamıyorum ama her bana gelip al dediğinde alıyorum. Bu örneklerden sadece biri. İki gündür hava berbat sıcak İlkimnaz’ında düzeni kaydı ne uyku ne yemek ne mutluluk her şeye isyan eden bir bebe oldu çıktı tabi benimde sinirlerim gergin zaten sıcak.Hakkını yemem asla eşim her konuda destek bana isyan geldiği an İlkimnaz’ı alıp götürür o kucaklar tuvalete taşır yıkar boş ver bugünde tost yapalım der….En büyük destekçim.Bu sıcak günlerde yıllık izinde olması da süper akşamüstü pır denize koşuyoruz ailecek.Serinlemek herkese iyi geliyor.

Bu arada ülke karışık her gün şehit haberleri,ekonominin belirsiz gidişatı,kurulamayan koalisyon…Babamızı da izinden çağırdılar ben bütün gün ağladım durdum.Bin tane senaryo kurdum kafamda ki bunların hepsi ne yazık ki yaşanan olaylar.Asker eşi olarak her an korkuyla burun burunasın ve annesin çocukların için endişelisin. Bugünde birşey olmadı deyip ekranda gördüğün aileler için üzülüyorsun.Keyfimiz pek yok ne yazık ki bekliyoruz belirsizlikler içinde ülkede….

11745344_970220843030835_6359170934784672187_n

Normalde 37 olan ayaklarım o kadar şişti ki ne yazık ki 39-40 arası terlik giyiyorum. Bileklerimle beraber ayaklarım boğum boğum.Test sonuçlarında bir anormallik yok çok ayakta durmaktan ve ayaklarımı otururken yada yatarken yükseğe koymamaktan sebep.

Midem mi onun yanması zaten artık rutin olan bir şey az ve sık yemek ekşili asitli acılı yememeye çalışmak çok fazla öne eğilmemek ve rennie çözümü onunda.

Yanı sonuç olarak her şeyin nedeni ve çaresi var siz yeter ki yapmak için zaman yaratın.

Öniz İşbilen

Aras Okullu Oldu!

Standard

IMG-20150722-WA0001

Aras doğduktan sonra onun tüm bakımını kendim üstlenmek istediğim için, en azından biraz kendini bilene kadar iş hayatını hiç düşünmemiştim.

18 Eylül 2014’te gittiğimiz pedagog bize “2,5 yaşına gelince uygun bir kreşe verebilirsiniz” demişti. Ben o günden sonra “Aras 30 aylık olunca işe başlayacağım” diye içimden geçiriyordum. Nitekim de öyle oldu.

30 aylık olmasına rağmen hala cümle kuramayan, konuşamadığı için oldukça sinirli olan bir çocuk Aras. Hem işe başlamak isteğimin olması, hemde daha sonra ilk nedenin Aras’ın daha sosyal bir çocuk olmasını istememiz nedeniyle kreşe vermeye karar verdik. Yaşıtlarıyla birlikte daha iyi vakit geçireceğini, bir şeyler öğreneceğini biliyorduk. Kreşin Aras için yararlı olacağını biliyorduk.

Alışma süresi mi!

Ben iş bulmuştum, ardından içimize sinen bir okul da bulduğumuza göre geriye sadece yeni hayatımıza alışma süreci kalmıştı. Hiç ayrılmamış anne-oğul olarak bunu çok zor olacağının farkındaydım ama her şeyin benim elimde olacağının da bilincindeydim (ama olamadım) ah o annelik duygusu yok mu?

IMG-20150504-WA0002

Ben bazı işlerim yüzünden işe Salı günü başlayacaktım fakat Aras’ın Pazartesi günü okulda ilk günüydü. Sabah hazırlanıp çıktık, okula vardığımızda benden hiç ayrılmak istemedi, 1 saat kadar yanında bekledim, oyun oynarken gözü sürekli üstümdeydi. Kahvaltı zamanı geldiğinde bırakın kahvaltı yapmayı masada bile oturmadı. Tekrar oyuna daldığında ise hemen kaçmıştım 🙂

Gün içinde sık sık arayıp bilgi alıyordum zaman zaman ağladığını, kapıyı gösterdiğini, sürekli camdan baktığını, yemek yemediğini söylüyorlardı. Akşam almaya gittiğimde beni görür görmez bastı feryadı, kucağıma geldi ama hiç yüzüme bakmıyordu, küsmüştü benimle 😦 eve geldikten 2 saat sonra normale döndü ve kucağımda uyudu. O gece boyunca onu bırakacağım korkusuyla benden hiç ayrılmak istemedi hatta gece birlikte uyuduk.

Ertesi sabah hem ilk iş günüm nedeniyle hem de Aras’ın dünkü halinden sonra onu tekrar bırakacağım için inanılmaz bir stres ve sinir içindeydim. Çalışma hayatımda 3 senelik bir boşluk, yeni insanlar, yeni ortam ve tam gün oğlumdan ayrı kalmak kulağa hiç hoş bir durummuş gibi gelmiyordu. Arabaya bindik, ben dokunsalar ağlayacak gibiyim, konuşmak bile geçmiyor içimden. Yol yaklaştıkça daha da artıyordu bu duygularım ve sonunda tutamadım kendimi başladım ağlamaya 😦 Belki de Aras alışmıştı, ağlamayacaktı ama ben işleri yokuşa sürüyordum. Engel olamıyordum bu duyguma. Oğlumu okula bırakmak bana ceza gibi geliyordu. Ağlaya ağlaya vardık okul kapısına. Aras zaten okulun sokağına girince anlayıp basıyordu çığlığı. Bırakırken ki o öpüşleri, kucağıma yatışları içime işliyordu.Bildiğim tek bir şey vardı her şey onun içindi, geleceği için! Gün boyu devam etti hüzünlü halim akşamı iple çekiyordum. Almaya gittiğimizde beni görünce yine ağlamaya başladı kızar gibi.

2.günü de bu şekilde atlatmıştık.

Sıra 3.güne gelmişti. Bırakırken ağlaması devam ediyordu fakat gün içinde öğretmenleriyle görüştüğümde ilk güne göre daha az ağladığını ve yemeğini yediği bilgisini alıyordum. Yemeğini yemesi bile büyük bir şeydi benim için.

IMG-20150611-WA0011

Günler geçtikçe ben işime, Aras okuluna alışmıştı. Artık sabahları daha az ağlıyor, gün içinde uyumsuzluk yapmıyor, yemeklerini düzenli yiyor. Hatta evde peynir ve taze fasulye yemeyen Aras okulda bir güzel beyaz peynir ve taze fasulye yiyor 🙂 (aman maşallah diyelim) 🙂

Kreşin Aras’a faydalarına gelirsek; okulda ki düzene alışmış olacak ki artık mama sandalyesi yerine bizim gibi sandalyeye oturmak istiyor, kendi yemeğini kendi yiyor- yemeye çalışıyor da diyebiliriz. “baba” kelimesini hiç duymamıştık ağzından 1 haftadır çok anlaşılır bir şekilde “baba” diyor ve eşim (murat) inanılmaz mutlu 🙂

Yavaş yavaş kreşin faydalarını görmeye başladık diyebiliriz kısacası.

IMG-20150504-WA0008

İşe başladıktan sonra alışma sürecini ve Aras’tan ayrı kalma sürecini saymazsak kendime geldiğimi ve sosyalleştiği mi hissediyorum. Hem ev hem iş yorulsam da ve ev taşıma nedeniyle henüz bir sisteme ayak uyduramasam da, bu döneminde geçeceğini, her şeyin çok daha güzel olacağını biliyorum.

IMG-20150601-WA0003

Eğer çocuğunuzun yaşı uygunsa ve uygun okulu bulduğunuza inanıyorsanız çocukların erken yaşta okula başlamaları temelden eğitim almaları, ilkokula başlamalarında büyük kolaylık sağlıyor. Kreşe veya anaokuluna gitmemiş bir çocuk ilkokula başladığında hemen adapte olamazken, temelden eğitim alan ve kreş yada anaokulu eğitimi almış çocuğun ilkokula adapte olması çok daha kolay oluyor.

Bu hayatta ne yaparsak yapalım her şey çocuklarımız için…

Mutlu anneler, mutlu çocuklar…

Seval Aksu Demir

Anne Ansiklopedisi

Öniz’in Gebelik Günlüğü 24. Hafta

Standard

BİRKEN İKİ OLACAKSA (24.HAFTA)

11745600_963856250333961_1984016638535929927_n (1)

İlk defa bebeğinizle yalnız kaldığınız da  zamanı hatırlayın.Ne kadar da zorlu yollardı.Her biri birbirinden güzel özel anlar ayrıca.

Genç bir kızken sevdiğiniz insanla yuva kurdunuz.Beraber bir yaşam inşa ettiniz ilmek ilmek her gün emekle.Güldünüz,bağırdınız,ağladınız…

Neler yaşamadınız ki birlikte.Sonra bir bebek katıldı aranıza. Hayatınız yeniden başladı.Düzenler,planlar,hayaller,umutlar yeniden şekillendi onunla her şey yeni düzenini aldı.Ona göre  gezmeler,planlar,yemekler…

Şimdide yeni bir bebek katılacak ailemize mevcut düzenimize yeni bir düzen dört kişilik aile olacağız biz. İki buçuk yaşında kardeşiyle birlikte büyüyecek oğlum. Kızımda onunla büyüyecek neler öğrenecek neler paylaşacak…

Şimdi en eğlenceli rahat bölümü aslında doğmadan odası,kıyafetleri,oyuncakları hazırlamak.Ama en önemlisi doğduktan sonra başlıyor macera. Macera diyorum çünkü dinlediğim ve duyduğum hikayeler var.

Herkes için ayrı macera.Kızım için o sokakta bebek dediği sevdiği bebeklerden biri evde olacak annesini babasını hayatını paylaşacak bakalım o kadarda sevimli olabilecek mi? Benim için en zoru belkide. Açıkçası korkmuyor değilim biraz. Nasıl olacak nasıl davranacağım nasıl düzen kuracağım İlkimnaz’ı ya eksik bırakırsam ya yetemezsem….

Bu binlerce sorunun içindeyim aslında beynimde. Oğluma bakarken kızımı da arkada bırakmak istemiyorum. Onunda hayatına bir ablalık yükleyip ezilsin istemiyorum. En zoru da bu olsa gerek.

11241939_961704043882515_8689462386911040503_n

Daha doğmadan ayrım yapmamaya çalışıyorum. Kızımın ilk kıyafetlerini İnternetten almıştım. Duyduğum bir marka o zaman cinsiyetini öğrenmemiştik maviler,pembeler aldım. Oğlum içinde alıyorum yine internetten ama hep aklımda o marka var kızıma ilk onları aldım ya…

Şanslıyım ki aynı markayı buldum oğlum içinde aldım.İçimden derin bir ohh çektim. Ayrımcılık yapmamıştım işte.İlk sınavı vermiştim kendimce.

Kızıma almadığım yapmadığım hiçbir şeyi ona yapmamaya çalışıyorum.Şanslı bir bebek ki her şeyi var kızımdan çevremden sağ olsunlar çok masrafım olmadı büyük şeylerden İlkim’de kendi dolabından yatağından etmedik. Kızımla daha çok vakit geçirmeye çalışıyorum bu ara. Sık sık kucağıma alıyorum. Kardeşiyle sorun olmasın diye biberonu bırakmıştık iki ay önce şimdi sıra BENİM EN BÜYÜK KORKUMDA tuvalet eğitimi babamızın da yıllık izini dolayısıyla deneyeceğiz kardeşi gelmeden.

Bazıları bendekinin deli cesareti olduğunu söylüyor. Doğru azıcık çatlağım. Evet beni zor bir kış bekliyor biliyorum ama bunun sonrasında bir ömür kardeşiyle nice mutlu anları olacak ve ben onlara büyüdükçe küçükken yaptıklarını anlatıp beraber güleceğiz. İşte bunu düşününce rahatlıyorum. Anneler süpermenlerdir unutmayalım.

Öniz’in Gebelik Günlüğü 19. Hafta

Standard

11391170_940273626025557_3756354155972094014_n

MERHABA ANNE BEN BURADAYIM İLK TEKME HEYECANIM (19.HAFTA)

Pazartesi akşamı surviour’ı izlerken koltuğa yayılmış  İlkimnaz’ın uyku saatini dört gözle beklerken birden bir şey hissettim.İlk an anlayamadım hareketini hissetmiştim miniğimin sanki. Sakince derin bir nefes aldım beklemeye başladım. Ve evet bir kere daha hareket etmişti. Derin bir nefes aldım. Sanki “anne merak etme ben buradayım yoruldun biraz dinlen” der gibiydi. İşte o an kocaman bir gülümseme olmuştu yüzümde bütün yorgunluğum gitmişti bir anda.

Aslında bebeğinizin hareketlerini hissetmeye başladığınızdan sonra hamilelik daha heyecanlı geçer. Merak duygunuz o hareket ettikçe azalır. İyidir hareket ediyordur sizinle etkileşim halindedir. Artık sizde onunla konuşur hareketlerini takip eder uyku saatini takip edersiniz.

İlkimnaz da çok geç hissetmiştim hareketlerini 23 haftayı bulmuştu. Belki de hissetmiştim ama ben anlayamamıştım ilk hamilelik tecrübesizliğiyle. Şimdi ise minigim 19. haftaya girdiği gün hareketini hissetmiştim.

İkinci hamileliğim olduğu için bazen düşünüyorum kızımda ki gibi panik halinde değilim. Bu bazen iyi bazen kötü anlamda. Artık neyin ne olduğunu bildiğim için gereksiz panikler korkular yaşamıyorum ama bazen de vicdanım sızlıyor acaba diyorum günün koşuşturması kızım gün geçip gidiyor ve unutuyorum onu. Hızlı çekimdeyiz bu ara taşınma telaşımız demeyeceğim benim telaşım malum eşimin hep olduğu gibi nöbetleri takviyeleri görevleri yük benim omuzlarımda birazcık daha fazla.Tabi ki oda her zaman olduğu gibi tam destek gece ağır kaldıracak taşınacak işleri yapıyor ben bazen buna soyununca da fırçayı basıyor. Yerleşme sonrası önümüzde daha sonra iki bebeğimin de aynı odada olacakları için oda tasarımı eşyaları düzeni malum daha miniğim için bir zıbın bile almadım. Onunla ilgili her şey yeni evimizde bizleri bekliyor. Tabi bu sayede zamanda geçiyor. Bir bakmışım sayılı günler kalmış. Odasında oturmuş hayaller kuruyorum onunla.

Taşınmadan sonra doktor randevumuz var 4 boyutlu ultrasonu muzda var aynı zamanda bu sayede bebeğimizi net görebileceğiz. Bu sayede bütün organları parmakları kemikleri gibi pek çok ince ve önemli ayrıntıları da öğreneceğiz. Bakalım kime benziyor. Ve tabi ki cinsiyeti de ben hala öğrenmemekte kararlıyım ama bakalım o an neler olacak

İşte böyle bir yazının daha sonuna geldim. Haftaya taşınma hikayesi bitip yerleşme hikayelerine geçeceğim.

Şimdilik hoş çakalın…

Öniz İşbilen