Tag Archives: anne

Konumuz: Tuvalet Eğitimi!

Standard

 

u_09-06-2015-174452tuvalet-egitimi

4 senelik annelik hayatımda belki de en gözümde büyüttüğüm konudur tuvalet alışkanlığı kazandırmak.  Fakat anladım ki çocuk hazır olmadığı ve istemediği sürece siz ne kadar çabalarsanız çabalayın bazı şeyleri alıştıramıyorsunuz. Tabii bu konuda annenin de kararlı ve sabırlı olması ilk kural.

Ben hayatım boyunca hiç kuralcı bir insan olamadım, bu anneliğimde de bu şekilde gidiyor. İyi bir şey mi, yoksa kötü mü bilemiyorum ama ben bu şekilde mutluyum 🙂

Belli bir kalıba sokulmuş “annelik” bende pek işlemiyor. Yani o 18-36 ay arasında mutlaka tuvalet eğitimi vermeliyim gibi bir düşüncem hiç olmadı. Biraz zamana bırakarak hareket etmeyi tercih ediyorum ve şanslıyım ki bu tarz eğitimler (uyku eğitimi, emzirmeyi bırakma, tuvalet eğitimi) gözümün korktuğunu bana yaşatmıyor.

Aras’tan aldığım sinyaller, onun hazır olması benimde kararlı oluşum nedeni ile 06.08.2016 Cumartesi günü sabahı bezi hayatımızdan tamamen çıkardık.

Öncesinde aldım karşıma olgun bir insan gibi konuştum. Ona “ artık büyüdüğünü, bez bağlama yaşının geçtiğini, baban, ben ve senin yaşında ki arkadaşların gibi çişini tuvalete yapması gerektiğini kararlı ve sakin bir şekilde anlattım. Çocuğun yaşı kaç olursa olsun bizleri daima anladığına inanan bir anneyim.

Öncesinde zaten hazırlıklıydım. Bol bol alıştırma kilodu ve tuvalet aparatı aldım. Lazımlık kullanmayı tercih etmedim. Alışacaksa direk tuvalete alışması daha doğruydu benim için.

 

İlk gün yarım saatte bir tuvalete götürüp oturtuyor 5-10 dakika bekliyordum. Bu sürede telefondan tuvalet eğitimi hakkında videolar izlettim, sevdiği oyuncakları eline verdim. Hatta peluş oyuncaklarını bile çiş yapıyormuş gibi konuşturdum ki etkisi büyük oldu gerçekten. İlk gün akşama kadar boş boş gidip geldik tuvalete gerçekten çok zor bir süreçmiş dediğim ve hatta bezi yeniden bağlamayı düşündüğüm anlar oldu. Hemen kendimi toplayıp “asla pes etmek yok” dedim. Akşama doğru ilk şırrrrr sesini tuvalette duydum ve o an evde bir bayram havası esti 🙂

potty-training

Kendisi de bu durumu çok sevdi “oleeeey ben çiş yaptım” diyerek evin içinde koşturuyordu 🙂 çok ufak ama sevdiği bir şeyle ödüllendirmeyi ihmal etmedim tabi.

İlk günü bu şekilde devirdik sıra geldi gece ne yapacağım konusuna. Telefonun alarmını 2 saatte bir kur diyenleri dinlemek istemedim. Çünkü ne o nede ben android değiliz! Ben onun artık beni anladığına inandığım için uyumadan önce konuştum. Yeniden artık bez bağlamayacağımı, gece çişin gelince beni çağır ben seni hemen tuvalete götürürüm dedim. “Tamam, anne” dedi ve uyudu. O gece iki kez uyandırdı beni “Annee geel çişim geldi” nidaları ile. Gözümü açar açmaz “aferin sana oğlum yine beni yanıltmadın” dedim. Çişini yapıp geri uyudu. İlk güne göre gece kuru kalması ve sabaha kuru uyunması mükemmel bir şeydi.

İkinci gün sadece iki kere altını ıslattı o zamanda kızmak yerine altına yapmayacağı mesajını verdim ve özür diledi. Çiş kısmını hallettik fakat bugün 4.gün hala kaka yapmadı. Aslında kakasının olduğunu biliyorum ama korktuğu için yapmadığının farkındayım. Çiş konusunda olduğu gibi kaka konusunda da aynı şeyleri söyledim anlattım fakat o kısım biraz zor olacak gibi. Çünkü çocuklar kakayı kendilerinden bir parça hatta bir organ olduğunu düşüyorlarmış. Bu yüzdende yapmak istemeyebiliyorlar.

toilet

Dördüncü gün sonunda artık iyice rahatsız olduğunu hissettiğim için mecburen bez bağlamak zorunda kaldım.  Çocuğum onu bekliyormuş bez takar takmaz yaptı kakasını. Rahatladıktan sonra yeniden konuştum onunla. Karnının ağrımaması için, rahatlaması için kakasını tuvalete yapması gerektiğini anlattım. Ertesi gün kaka sorunu da tuvalette çözülmüş oldu.

 

Biz büyük bir yükü omuzlarımızdan attık. Darısı diğer çocuklar ve annelerin başına 🙂

 

Seval Aksu Demir

Keyifli Okumalar 🙂

Reklamlar

Rota Virüs’lü Çocuğun Annesi

Standard

20160411_202629

Cumartesi gecesiydi. Saat 21:30 civarında uyutmuştum ve her şey gayet normaldi. Saat gece 02:00 sularında ağlayarak uyandı bizim yanımıza gelmek istedi. Korktuğunu düşündüm ve yanıma aldım. daha henüz yatağa oturmamıştı ki kustu! Ağlamaya başladı. Eşimi çağırdım üstündekileri çıkardık, elini yüzünü yıkadık yeni pijamalarını daha giydiremeden ishal olmuştu. Silmeyle baş edilir gibi değildi. Banyoya aldık ve yıkadık. Temizce giydirip yatırdım uyudu. Öncesinde hafif bir burun akıntısı ve öksürüğü de vardı aklıma üşütmüş olabileceği geldi. O geceyi atlattık…

Ertesi gün kahvaltı hazırladım. Uyandı ama hiç hali yoktu. Zar zor iki lokma bir şeyler yedi koltuğa uzandı. Yeniden kustu ve ateşlendi. Akşama kadar oldukça ateşliydi. Eşimde yoktu evde işe gitmişti. İçimde bir korku vardı. Ara sıra ateşini ölçüyordum 37 derece civarıydı. Akşam eşim geldi. Aras halsiz bir şekilde yatıyordu ve 38 derece ateşi görmüştük. Kalbi hızlıca atıyordu ve titriyordu. “Hadi dedi eşim hemen hazırlan hastaneye gidiyoruz” nasıl hazırlandığımı hatırlamıyorum. O kalp sesini duysanız sizde korkardınız!

Çıktık yola trafikte o biçim. 1 saatte Başakşehir’den Bağcılar Medipol Hastanesine varabildik. Allah’tan daha önce gittiğimiz ve çokta memnun kaldığımız Uzman Doktor Rüstem Bedel o akşam nöbetçiydi. Hiç beklemeden girdik odasına. Ne şikayetiniz var diye sordu durumu anlattık. Sırtını, göğsünü dinledi. Ateşini ölçtü 37.8 derece çıktı. Boğazına baktı. Halsizliği ve bitkinliği var serum takılsın dedi. Kan ve dışkı tahlili istedi. Acile indik yatış yapıldı. Hemşire gelip damar yoluna baktı. O an kelebeği elinin üzerine takarken ben bakamadım sanki benim ciğerimi söküyorlardı. Aras bir yandan ben bir yandan ağlıyorduk. Kendime engel olamıyordum.

IMG_20160411_235617

Hemşire 3 tane serum getirdi. Birisi ağrı kesici, birisi antibiyotik, diğeri ise ishal ve kusmasını kesmek için. Önce ağrı kesici serumu bağladı hemşire. Zaten ateşten tüm kemikleri ağrıyordu kuzumun asla dokundurmuyordu ama serumu bağlarken ağlamak dışında hırçınlığı olmadı. Saat 20:00 civarı serum başladı. Gün içinde hiçbir şey yeyip içmemişti babasından su ve muz istedi. Su içti bol bol, iki tane muz yedi. Çizgi film izledi, biraz uyudu. Serumlar 23:30 gibi bitmişti, hemşire kan tahlilinin sonuçları çıktı diyince acilden çıkıp doktorumuzun yanına gittik. Kanında mikrop çıkmıştı kuzumun ve 7 tane ilaç verdi. Mutlaka dışkı tahlilini görmemiz lazım “Rota Virüsü” olabilir dedi! Benim beynimde şimşekler çaktı resmen…

O gece eve geldik kusma ve ishal devam ediyordu. Gece güzel uyudu. Ara sıra ateşi çıktı. Ama benim içimi kemiren bir şeyler vardı.Ertesi gün akşam kaka yaptı, hastaneden aldığımız kutuya koyduk dışkıyı eşim hemen en yakında ki tıp merkezine yetiştirdi. Kaka yapıldıktan yarım saat içinde laboratuvara girmesi gerekiyordu. Sonucu da yarım saat sonra çıkmıştı ve korktuğum başıma gelmişti. Tüm bu belirtilerin nedeni basit bir mide üşütmesi değildi oğlum da “rota virüsü” çıkmıştı. Ve ayrıca kıl kurdu da var demiş laborant.

Ertesi gün sabah Medipol Hastanesi’nde ki doktora sonucu gösterdik. Korkulacak bir şeyin olmadığını beslenmesine dikkat etmemiz gerektiğini söyledi. Özellikle sıvı alımına dikkat edin dedi. Rota virüsünün tek çaresi bol sıvı tüketimi! Ağızda kuruluk olmaya başlarsa hemen getirin serum takviyesi yapalım dedi. Sıvıda azalma olursa böbrek yetmezliğine bile yol açabileceğini söyledi.

İshal ve kusma olduğu için iştahı maalesef yok. Sevdiği şeyler olan çikolata ve muzu bile asla yiyemiyor. Yese bile geri çıkarıyor. 10-15 günü bulur dedi doktor iyileşme sürecinin.

Çok sorulan o soruya buradan yanıt vermek istedim.

20160411_201323

Rota Virüsü Aşısı Yaptırdınız mı?

Aras’ın doğduğu sene maddi olarak inanılmaz sıkıntılarımız vardı.Bu aşıyı da devlet karşılamıyor maalesef. o zaman ki tek doz fiyatı 112.00 Tl civarıydı. Doktorumuza danıştık. “Bu aşının garantisi yok. Aşı eksiksiz yapılsa bile çocuk bu hastalığı geçirebilir. Ben çocuklarıma yaptırmadım” dedi. Hem maddi durumumuz gereği hemde doktorun söylediklerine güvenerek yaptırmadık aşıyı. Şuan ilk duyduğumda inanılmaz vicdan azabı duydum sonra gelen yorumlar ve mesajlar içimi biraz olsun ferahlattı. Umarım kimse beni bu konuda yargılamaz.

Teşekkürler!

Öncelikle yardımları için eşime, sonra doktorumuz Rüstem Bedel’e, çocuk acilde ki tüm sağlık ekibine, sosyal medyadan sayısız mesaj ve yorum yazan takipçi dostlarıma, arayan soran gelen tüm akraba ve arkadaşlarıma. İş yerine gidemediğim bir hafta sürecinde yerimi idare eden mesai arkadaşlarıma çok teşekkür ederim.

Ve oğlum’a

Yaşadığımız belki çok çok ciddi bir sağlık sorunu değil ama biz anneler evlatlarımızın burnu aksa telaşa kapılıyoruz. Gören herkes çöktüğümü söylüyor evet biraz çöktüm.İlk defa serum takıldı, ilk defa bu denli ishal oldu. Ve ben ilk defa sana karşı kendimi suçlu hissettim. Günden güne iyi olacaksan yavrum benim, atlatacaksın bu hastalığı. Seni çok seviyorum canım oğlum…

Bebeklerde Konak

Standard

cradle-cap-pictures-3

Bebeklerin başında görülen kabuklaşmış deri parçalarına konak adı verilir. Sarı ya­malara benzeyen konak lekeleri bebeğin başının üstünde yer alır…

Hemen hemen her bebekte görülen bu durum zararsızdır. Bebekten bebeğe değişkenlik gösterebilir. Kimi bebekte birkaç haftada geçse de kimi bebekte 3, kimi bebekte 6 aya kadar sürebilir. Herhangi bir kaşıntı, rahatsızlık hissi vermeyen bu tabaka, uzun sürme durumlarında kafa derisinin üstünde ki tabakayı kalınlaştırabilir.

 

Chicco-Konak-Taragi--52964

Konak Tarağı

 

Tedavisi;

Bebe yağını bebeğin kafasına hafif hafif masaj yaparak sürün, biraz bekledikten sonra konak tarağı ile çok bastırmadan ve bebeğin hala hassas olan kafa derisine zarar vermeden geriye doğru tarayın. Tarama esnasında derinin üstünde ki pul pul olan tabakanın kalkacağını göreceksiniz. Daha sonra bebe şampuanı ile bebeği yıkayabilirsiniz. Bu durumun tamamen geçmesi 1 ayı bulabilir. Bebeğiniz kafa derisinde bu şekilde pullanma görürseniz içinizin rahat etmesi için bir hekime gösterebilirsiniz.

744321

Aras 3 aylıkken konak olmuştu. Hamileliğim döneminde bebeklerle ilgili çok araştırma yaptığım için böyle bir şeyle karşılaşmaya hazırdım. Kafasını elletmekten hiç hoşlanmayan bir çocuk olduğu için biz bu işlemi emzirirken yapmayı tercih ettik. Kafa derisine bebe yağını yukarıda anlattığım gibi sürüp bekledik ve konak tarağı ile hafif hafif taradık. Daha sonra yıkadık ve pullanmanın büyük bir kısmı dökülmüştü.

 

 

NOT:Burada yazdıklarım kendi tecrübe ve araştırmalarımdır. 

Serdar Önder Sünnet Oldu!

Standard

12243765_1026296867423232_1802348865_n

Erkekliğe ilk adım

Oğlumun 15 günlük doktor kontrolü için çıkmıştık yola.Bize göre her şey yolundaydı emiyor,uyuyor,gaz problemimiz yoktu.Acıktığında ağlama sesi  bile değil ince bir cıyaklama sesi geliyordu.İnsan bir bebekten daha ne isterdi ki…

Doktorumuz kontrollerini yaptı tarttı ama o da ne biz hiç kilo almamıştık emiyordu hatta doymuyor ağlıyordu üstüne mama takviyesi dedi.Ama kilo almaması onuda şüphelendirmiş ti.Bizden kan idrar tahlilleri istedi.Sabahın köründe düşmüştük yollara tüm günümüz kan aldırma idrar beklemeyle geçti akşamüstü olup ta sonuçlarla doktorumuza gittiğimizde gerçek ortaya çıkmıştı.İdrar yolları enfeksiyonu olmuştu oğlum.

Bebeklerde gaz sancısına benzer sancı,ara ara nedensiz ağlamalar,idrar yaparken yanma,ve ateş oluyormuş belirti olarak bizde ateş yoktu bu yüzden de fark edemedik.O ağlamaları gaza uykusuzluğa yorduk.Antibiyotik iğne yazdı doktorumuz ve üç gün antibiyotik şurup kullandık. Bu 10 günün sonunda tekrar gelin bakalım dedi.Kilo almadığı için ve bu süreçte de alamayacağı için mama takviyesine başlamamızı söyledi.

Doktordan çıktığımızda şaşkın üzgündüm.Nasıl olur da fark edemedim, nasıl olmuştu bu? 15 günlük oğluma ne yapacaktım.Bir parka oturmuş ağlayıp bir yandan da tanıdıklarıma bunlar erkek anneleri sormaya basladım.Konuştukça ağlamaya başlamıştım.Bu konuşmaların ve doktorumuzun yönlendirmeleri sonucu hastanenin plastik cerrahına randevu aldık.

Oğlumu muayene etti ve pipisinin ucunun dar ve tıkalı olduğunu sünnet yapılması gerektiğini idrar yolları enfeksiyonun bu yüzden olduğunu idrarını tam yapamadığını içeride kaldığını gelişim döneminde bunun tekrarlaması gelişimini beslenmesini olumsuz yönde etkileyeceği için sünnetin şart ve kesin çözüm olduğunu anlattı.Zaten aklımda olan sünnet şuan şart olmuştu.Hemen randevu aldık sünnet için.Doktorumuzu biraz araştırdıktan sonra netleştirdik sünnet günümüzü.

Sünnetten önce kuzenimizin sünnet kıyafetlerini alıp evde fotoğraf çekildik. Tabii hastanede de sünnet gerçekleşirken ve sünnetten sonra odada çekimler oldu.

Sünnet için bir saat önce yatış yaptık hastaneye. Doktorumuzun daha öncede anlattığı gibi ameliyathaneye indirdik oğlumuzu tabii ki ben yine gözyaşlarıma hakim olamıyordum.Ameliyathanede doktorun kucağına verirken tek söylediğim size emanet cümlesiydi.

Daha biz ameliyathaneden  asansöre binmeden oğlumun sesini duymaya başlamıştım.Odaya çıkıp o yirmi dakika nasıl geçti anlatamam.Gözyaşlarım akıyor dilimde tek duam vardı.İlk defa ondan ayrılıyor onu o buz gibi ameliyathanede doktorlara teslim ediyordum.Her ameliyatın olduğu gibi bununda riskleri vardı. Koridorda ki her karoyu ezberlemiş volta atıyordum. Koridorun başında oğlumu gördüğümde yeniden doğmuş gibi oldum.Doktor konuşuyor ama ben duymuyordum kucağıma almış sımsıkı sarılmıştım. Sonra eşimden dinledim tekrar doktorun söylediklerini. Sünnetini olmuş her şey yolundaydı. Pipiye sürmek için bir krem ve ağrı içinde bir fitil verdi. Kanamamız ve riskli bir durum olmadığı için bir saat sonra çıktık hastaneden. İlk gece biraz ağrımız oldu ama sonra bir şey kalmadı.İlk hastane ve ameliyat tecrübemizi de yaşamıştık beraber. Bir aylıkken oğlum sünnet olmuştu. İlerde sünnet düğününde rahatça eğlenecekti.

12243885_1026296954089890_1635455388_n12248776_1026296984089887_884831105_n12277286_10205270950319810_1738994077_n12278253_1026296807423238_813025395_n12283252_10205270951279834_1554996365_n12285836_10205270963200132_736871024_n (1)

 

Öniz’in Doğum Hikayesi

Standard

DSC_6039SEN GELDİN YA

Seval’le hep konuşuyorduk. Öniz doğum hikayeni de yayınlarız diye. Bende hep ne yazacağım ki, nasıl olsa sezaryen hep aynı diyordum, ama büyük konuşmamak gerekiyormuş. Buyurun SERDAR ÖNDER’in doğum hikayesini okumaya…

Akşam üstüydü doğumum. Erkenden son hazırlıkları da tamamlayıp düştük yola. Şans bu İlkimnaz’ın hafif ateşi vardı. Hastaneye gelip giriş işlemlerimizi yaptık odamıza çıktık yerleştik. Vaktimiz vardı nasıl olsa. İlkimnaz’a televizyonu açtık kayın validem, annemler hep birlikte beklemeye başladık. Damar yollarım açıldı kanlarım alındı. O yeşil önlüğü giyip başladım beklemeye.

Heyecan mı korku mu adını koyamadım. Sedye odaya geldiği an içimden kopanlar gözyaşı olarak çıktı. Aklımda ve ağzımda sadece İlkimnaz vardı. Anneme emanet ettim gözyaşları içinde. Tam akşamüstü yemek saatiydi yemek yedirin mutlaka dedim. Eşim ameliyathanenin kapısına kadar eşlik etti. Sonrası yalnız başıma başlayan en güzel ve zorlu serüvenimdi…

O ameliyathanenin soğukluğu içime işlerken başladım titremeye. Sedyeye oturup anestezi iğnem için beklemeye başladım. Titriyordum… Üşüyordum…

Anestezi uzmanı gelip iğne için rahatlamam gerektiğini anlatırken vücudum bana karşı gelmeye başlamıştı. Ne kadar da rahatlamaya çalışsam onun beni rahatlatıp oyalamaya çalışmalarına rağmen üç kez iğneyi geri çekmek zorunda kaldı. En sonunda ara verelim rahatla tekrar deneyelim dedi. Sürekli aklımda kızımda ağzımda da hadi oğluna kavuşmak için başlamalısın diyordum kendime. Sonunda iğne vücuduma girdi.

Ama bu kez farklıydı belkide her an ne yapacaklarını bildiğim için daha çok stresliydim tansiyonum düşüktü. Midem bulanıp başım dönüyordu sürekli düzenleyici iğneler yapmaya başladılar. En çok duyduğum rahatla cümlesiydi ama olmuyordu işte. Doktorum gelmişti artık zamanıydı. Oğluma dakikalar vardı. Doktorumla konuşurken “evet bak el sallıyor geliyor” dedi ve çıkmasıyla doktorumuzun üzerine işemesi bir oldu. Ameliyathanenin o soğuk durumu dağılmış herkes gülmeye başlamıştı, bense merakla oğlumu bekliyordum görmek için ama tansiyonum hala düşüyordu, oğlumu getirdiler. Öptüm baktım sonrası ise sakinleştirici vurmaları gerektiğiydi.

Şimdi vücudumun kasılması geçmiş rahatlamıştım her şey bitip odaya çıkarken titriyordum tüm vücudumla. Uzun süre titredim. Oğlumu gördüm sarıldım öptüm kucakladım ve emzirdim.

Biraz kendime gelince İlkimnaz’ın tepkisini sordum. İlk önce ona vermiş hemşire sarılmış öpmüş.

İçim rahatladı. Kabullenmişti sanırım. Ben kendime gelmeye başladıkça durumumun kötü olduğunu gözetim altında tuttuklarını anlattılar. Yani benim o her zamanki gibi hikayem, yeni bir hikaye olmuştu bile.

Kızımın uyku saati gelmiş anneanne ve babaanneyle gitme vakti gelmişti. Sorunsuz bir yolculuktan sonra güzelce uykuya dalmış evde.

Bunun rahatlığıyla oğlum, ben, eşim ve yeğenim kaldık hastanede. Kalkıp yürümem lazımdı. Şimdi SERDAR ÖNDER için bir şeyler yapma zamanıydı. Bütün gece yürüdüm, uyudum, uyandıkça emzirdim. Sabah kahvaltı etmiştim. Kan değerlerim gayet iyiydi.

Çocuk doktorunun ve kendi doktorlarımın muayeneleri sonucu her şey benim ve oğlum için yolundaydı.

3.700 GRAM 57 CM LE DÜNYAYA GELMİŞTİ OĞLUM.

Şimdi bizim için hastaneden ayrılıp evimize gitme zamanıydı…

DSC_5953

DSC_6030 DSC_6039

Öniz İşbilen

Tuvalet Eğitimi Verememek!

Standard

tuvalet

Her annenin en zorlandığı konulardan biridir çocuğu bezden ayırmak.

Aras’ın 3 yaşına yaklaşmasıyla birlikte ve havalarında sıcak olmasıyla tuvalet eğitimine başlamamız gerektiği konusunda okulda ki öğretmenleriyle hem fikir olduk. Lazım olabilecek alıştırma çamaşırı, lazımlık ve tuvalet aparatıyla artık başlayabilirdik. Lazımlık daha önce almış ve ona oturması gerektiğini öğretmiştim, lazımlığa oturuyor fakat çişini yapmıyordu. Klozete oturtmak isteyince kıyamet kopuyordu.

Daha sonra okulda öğretmenlerinin yardımıyla klozete götürmüşler ama yine kıyamet kopmuş. Şarkılar, türküler oyunlar derken klozete oturmayı başarmış ama saatlerce otursa da asla çişini yapmıyormuş. Akşam evde bende aynı şekilde klozete götürdüğümde sadece sifonla oynamak istiyor asla oturmuyor. Yaklaşık 2 haftadır bir yol kat edemedik.

IMG-20150810-WA0001

IMG-20150810-WA0018

Araştırdığım kadarıyla henüz kendini hazır hissetmiyor olabilir. Ama bu işin bu yaz hallolması da gerekiyor! Peki ben ne yapacağım?

Bir süre ara mı vermeliyim, yoksa her gün büyük bir sabır ve kararlılıkla devam mı etmeliyim?

Tuvalet eğitimi konusunda okumadığım yazı, danışmadığım eş dost kalmadı. Bir yerlerde bir hata mı yapıyorum kestiremiyorum.

Bu yazıyı yazmamda ki amaç sizlerden fikir almak. Deneyimli annelerden, daha önce başına bu tarz bir durum gelen annelerden yardım istesem ayıp etmiş olmam sanırım.

Şimdiden herkese yardımlarından dolayı teşekkür ediyorum.

Sevgiler

Anne Ansiklopedisi

Seval Aksu Demir

Öniz’in Gebelik Günlüğü 27. ve 28. Hafta

Standard

OĞLUM ‘A (27.VE 28.HAFTA)

11825140_974565142596405_4913623435450879473_n

Bu satırları sana yazarken salondaki benim için hazırlanmış yatakta ayaklarımın altındaki yastıklar,cama vuran yağmur damlaları,esen serin rüzgar… Bu sıcak havayı dağıttığı gibi benim de içimi ferahlatmak soğutmak için sanki.

Ablanı daha çok mu önemsedim,kendime dikkat etmedim mi,nasılsa bir şey olmaz mı dedim, bunun için mi bana öfken oğlum.

Seni görmedim,kucağıma almadım,kokunu içime çekmedim … Evet bunlar için çok heyecanlıyım ama daha erken gelmen için bebeğim.

Korkuyorum şuan.

Kalbim yerinden çıkacak gibi.

Birine anlatırken konuşurken düşününce bile kelimeler anlamını kaybediyor,gözyaşlarım akıyor nefesim kesiliyor.

O bir hafta önce ki cesur anneden eser yok şimdi.

Sancım başladığında çok anlamadım ve birazda önemsemedim.Baban da izni bitmeden küçük bir kaçamak ailesinin yanına gitmişti. Geceydi. Sabaha bir şey kalmaz yoruldum ondan dedim. Ama saatler ilerledikçe dahada arttı. Sabahı ettim ağrılar içinde. Kardeşinle düştük yollara hastaneye oradan da doktorumuza ama giderken bile o kadar yorulmuştum ki…

Doktorumuzu görür görmez oturdum anlamıştı zaten tansiyonum düşmüş halim kalmamış sancılarım beni sarsar haldeydi. Hemen NST ve serum desteğiyle yattım. Doktor yatış dediğinde anlamıştım bir şeyler kötüydü. Ama yatamazdım hastanede ablan vardı, babanın haberi bile yoktu. Erken doğum riskin var dedi doktorumuz yatacaksın dedi. Tamam dedim ama evde.

İlaçlarımı verdi, yapmam gereken tek şey dinlenmek sadece zorunlu olduğunda kalkmaktı.

Sedyeden kalktığımda ayakta duracak ne gücüm ne de enerjim vardı. Anneannen aldı beni eve getirdi yıkadı giydirdi yedirdi yatırdı. Ne biriyle konuşabiliyor ne hareket edebiliyordum.Kendi sesimi, duyamaz olmuş kafamdan binlerce senaryo geçiyordu. Baban yola çıkmıştı bile.

Ne yapacaktım nasıl yapacaktım…

Eve geldiğimizde biraz daha rahatlamıştım. En başta sakin olmam gerekiyordu hamileliğin başında bu durumu yaşayanlar vardı. Bizim 11 haftamız daha vardı. En önemli olan kilo alacağın ciğerlerinin gelişeceği…

Sen bana kendini hatırlattın bende varım dedim, seni kaybetme korkusunu yaşattın bana.

Düşünceler içindeyken seni nasıl sevdiğimi gösterdin bana ben bilmezken.

Senin için direnme mi savaşma mı söyledin bana.

Anneliğe başla düşün beni dedin.

Bende anladım annecim merak etme.

Şimdi dinleneceğiz beraber, korkulu düşler değil güzel anıları hayal ederek. Seni bekleyerek.

Acele etme ama sen, ben seni bekliyor olacağım…

Annen…

Öniz İşbilen

Öniz’in Gebelik Günlüğü 26. Hafta

Standard

ANNESİNİZ VE HAMİLESİNİZ PEKİ HAYAT NASIL?(26.HAFTA)

11796260_970730996313153_1831708834558549963_n

Bazen aileler çocuklarından daha çok korkar.Bizim tuvalet eğitiminde olduğu gibi.Başta amacımız sadece denemeydi açıkçası İlkimnaz’ın bu kadar alışacağını düşünmemiştim.Hep korkmuştum ya yanlış zaman ya geri teperse diye.Tabi daha 26 aylık onunda çekincesi vardı.Ama kızım beklenenden fazlasını yaptı ve biz tuvalet eğitimini bir haftada tamamladık.

Bu işin tabi güzel kısmı.Hamileyim,kocaman karnımla her an al kucağına kaldır iki dakikada bir başında beklerken ağrısın belin, otur yere bu sefer kalkarken zorlan,sıcaklar desen oturduğum yerde terliyorum saniyede duştayım yada denizde…

Kimse işin bu tarafını görmüyor tabi.Tamam hamilesin eyvallah ama bir evin bir eşin birde kızın var hayat devam ediyor ve sen sırf hamilesin diye bunları ihmal edemezsin. İlkimnaz’ı kucağımda sokakta yürürken çok taşıyamıyorum ama her bana gelip al dediğinde alıyorum. Bu örneklerden sadece biri. İki gündür hava berbat sıcak İlkimnaz’ında düzeni kaydı ne uyku ne yemek ne mutluluk her şeye isyan eden bir bebe oldu çıktı tabi benimde sinirlerim gergin zaten sıcak.Hakkını yemem asla eşim her konuda destek bana isyan geldiği an İlkimnaz’ı alıp götürür o kucaklar tuvalete taşır yıkar boş ver bugünde tost yapalım der….En büyük destekçim.Bu sıcak günlerde yıllık izinde olması da süper akşamüstü pır denize koşuyoruz ailecek.Serinlemek herkese iyi geliyor.

Bu arada ülke karışık her gün şehit haberleri,ekonominin belirsiz gidişatı,kurulamayan koalisyon…Babamızı da izinden çağırdılar ben bütün gün ağladım durdum.Bin tane senaryo kurdum kafamda ki bunların hepsi ne yazık ki yaşanan olaylar.Asker eşi olarak her an korkuyla burun burunasın ve annesin çocukların için endişelisin. Bugünde birşey olmadı deyip ekranda gördüğün aileler için üzülüyorsun.Keyfimiz pek yok ne yazık ki bekliyoruz belirsizlikler içinde ülkede….

11745344_970220843030835_6359170934784672187_n

Normalde 37 olan ayaklarım o kadar şişti ki ne yazık ki 39-40 arası terlik giyiyorum. Bileklerimle beraber ayaklarım boğum boğum.Test sonuçlarında bir anormallik yok çok ayakta durmaktan ve ayaklarımı otururken yada yatarken yükseğe koymamaktan sebep.

Midem mi onun yanması zaten artık rutin olan bir şey az ve sık yemek ekşili asitli acılı yememeye çalışmak çok fazla öne eğilmemek ve rennie çözümü onunda.

Yanı sonuç olarak her şeyin nedeni ve çaresi var siz yeter ki yapmak için zaman yaratın.

Öniz İşbilen

Öniz’in Gebelik Günlüğü 24. Hafta

Standard

BİRKEN İKİ OLACAKSA (24.HAFTA)

11745600_963856250333961_1984016638535929927_n (1)

İlk defa bebeğinizle yalnız kaldığınız da  zamanı hatırlayın.Ne kadar da zorlu yollardı.Her biri birbirinden güzel özel anlar ayrıca.

Genç bir kızken sevdiğiniz insanla yuva kurdunuz.Beraber bir yaşam inşa ettiniz ilmek ilmek her gün emekle.Güldünüz,bağırdınız,ağladınız…

Neler yaşamadınız ki birlikte.Sonra bir bebek katıldı aranıza. Hayatınız yeniden başladı.Düzenler,planlar,hayaller,umutlar yeniden şekillendi onunla her şey yeni düzenini aldı.Ona göre  gezmeler,planlar,yemekler…

Şimdide yeni bir bebek katılacak ailemize mevcut düzenimize yeni bir düzen dört kişilik aile olacağız biz. İki buçuk yaşında kardeşiyle birlikte büyüyecek oğlum. Kızımda onunla büyüyecek neler öğrenecek neler paylaşacak…

Şimdi en eğlenceli rahat bölümü aslında doğmadan odası,kıyafetleri,oyuncakları hazırlamak.Ama en önemlisi doğduktan sonra başlıyor macera. Macera diyorum çünkü dinlediğim ve duyduğum hikayeler var.

Herkes için ayrı macera.Kızım için o sokakta bebek dediği sevdiği bebeklerden biri evde olacak annesini babasını hayatını paylaşacak bakalım o kadarda sevimli olabilecek mi? Benim için en zoru belkide. Açıkçası korkmuyor değilim biraz. Nasıl olacak nasıl davranacağım nasıl düzen kuracağım İlkimnaz’ı ya eksik bırakırsam ya yetemezsem….

Bu binlerce sorunun içindeyim aslında beynimde. Oğluma bakarken kızımı da arkada bırakmak istemiyorum. Onunda hayatına bir ablalık yükleyip ezilsin istemiyorum. En zoru da bu olsa gerek.

11241939_961704043882515_8689462386911040503_n

Daha doğmadan ayrım yapmamaya çalışıyorum. Kızımın ilk kıyafetlerini İnternetten almıştım. Duyduğum bir marka o zaman cinsiyetini öğrenmemiştik maviler,pembeler aldım. Oğlum içinde alıyorum yine internetten ama hep aklımda o marka var kızıma ilk onları aldım ya…

Şanslıyım ki aynı markayı buldum oğlum içinde aldım.İçimden derin bir ohh çektim. Ayrımcılık yapmamıştım işte.İlk sınavı vermiştim kendimce.

Kızıma almadığım yapmadığım hiçbir şeyi ona yapmamaya çalışıyorum.Şanslı bir bebek ki her şeyi var kızımdan çevremden sağ olsunlar çok masrafım olmadı büyük şeylerden İlkim’de kendi dolabından yatağından etmedik. Kızımla daha çok vakit geçirmeye çalışıyorum bu ara. Sık sık kucağıma alıyorum. Kardeşiyle sorun olmasın diye biberonu bırakmıştık iki ay önce şimdi sıra BENİM EN BÜYÜK KORKUMDA tuvalet eğitimi babamızın da yıllık izini dolayısıyla deneyeceğiz kardeşi gelmeden.

Bazıları bendekinin deli cesareti olduğunu söylüyor. Doğru azıcık çatlağım. Evet beni zor bir kış bekliyor biliyorum ama bunun sonrasında bir ömür kardeşiyle nice mutlu anları olacak ve ben onlara büyüdükçe küçükken yaptıklarını anlatıp beraber güleceğiz. İşte bunu düşününce rahatlıyorum. Anneler süpermenlerdir unutmayalım.

Öniz’in Gebelik Günlüğü 21. ve 22 Hafta

Standard

IMG-20150629-WA0002

HEP TATİL HEP TATİL KİM YAPACAK BU İŞLERİ? (21.VE 22.HAFTA)

Şimdi bunu okurken diyeceksiniz ki ne çabuk yerleşti işleri bitirdi de her gün denizde keyifte. Evet yerleştim sanırım. Neden buraya taşındım ki tabii ki bu yazı dolu dolu geçirebilmek için. Sizinde eşiniz benim ki gibi nöbeti görevi olmadıkça hafta sonları evdeyse ve yazsa İzmir’deyseniz tabii ki mecbur bir yerlere gidilecek. Maddi boyutuna vurduğunda sırf yaz bile buraya taşınmam için yeterliydi.

Evi yerleştirdik. Tabii ki ufak tefek ayrıntılar yok değil. Ama acelemiz yok onlar içinde.

IMG-20150629-WA0000

Bebeğim içinde daha hazırlıklara girişmedim açıkçası. İkinci hamilelik olunca işler değişiyor. Birincisi gibi deli danalar gibi listeler yapıp her günü çarşıda pazarda geçirmiyorsunuz. Alacağınız şeyler tecrübe ile sabit olunca, son iki ay size yetip te artıyor bile. Biz genel listemizi yaptık. Öbür ay kıyafetleri bezi çarşafı gibi küçük detayları halledeceğiz. Doğunca bir süre bizimle  yatacağı için küçük kızımın sallanan beşiği vardı onu yatak odasına koyacağız. Onun rengi pembe ve mordu. Örtüsünü değiştireceğiz. Daha sonra İlkimnaz’ın odasını zaten hazırladık bir tarafını da kardeşine yapacağımız için hazırda bekliyor duvarlarına duvar kağıdı birkaç ona ait resim ablamın verdiği park yatağı bile var. Bu bebeğimiz bize daha az masraflı yani. Çift çift mama sandalyemiz, bebek arabamız, oyun halımız gibi birçok detayımız zaten hazır. Bir tek yeni keşfettiğim MAMAROO ANA KUCAĞINI almak istiyorum. Çok fazla iyi geri dönüş aldım. Kış ve bebeğim küçük olduğu için genelde salonda olacağı için bana mantıklı geldi.

IMG-20150629-WA0001

Bu iki haftadır deniz deyiz. Deniz hem bana hem İlkimnaz’a iyi geliyor babamızda hafta sonu evde olunca değmeyin keyfimize. Her seferinde iyi ki taşınmışım diyorum.Tabii ki hamileliğim ilerledikçe daha sıcak beni bunaltıyor. Gündüz çok dışarı çıkmıyorum Allah’tan evim serinde klima falan derdim yok.

Miniğim bu hafta çok hareketli bende artık iyice hissediyorum. Sanki biliyor da akşam İlkimnaz yatınca daha çok hareket ediyor. Sıra bende diyor benimle ilgilen.

Bu hafta ben midye yedim. Normalde çok severim zaten ama hamilelikte dikkat ederdim bu sefer dayanamadım. Ondan sonrada netten araştırdım. Neleri yememem gerek diye. Çiğ etler, kabuklu deniz mahsulleri, kafeinli içecekler… Tabii ki içki ve sigarayı hiç söylemiyorum bile. Normalde de sigara kullanmadığım için böyle bir sıkıntım yok.

Her şey şimdilik yolunda. Bu yazımız her gün tatil tadında. Zorlu bir kış beni bekliyor, bu yüzden bol bol dinleniyorum. Size de bol bol bu anları görmek düşüyor…

Öniz İşbilen