Tag Archives: doğum

Öniz’in Gebelik Günlüğü 38. Hafta -Son Gün-

Standard

12111999_1010091035710482_2749504052421097599_n

Daha dün gibi aklımda hamilelik haberini aldığım gün. Tebrikle birlikte teklifle gittim ona “gebelik günlüğü yazarım olur musun” dedim. Kabul etti. Her anına, her duygusuna tam 38 hafta şahit oldum, şahit olduk. Her güzel şeyin bir sonu olduğu gibi gebelik günlüğümüzün de sonuna geldik artık. Üzüntü ve sevinç hepsi bir arada. Benim güzeller güzeli Öniz’im yarın bebeğini kucağına alacak inşallah. Hepinizden dua istiyoruz. Hayırlı haberler alalım hep birlikte. Ayrıca ister misiniz doğumdan sonra yazmaya devem etsin mi? Ne dersiniz?

HER SON BİR BAŞLANGIÇTIR (38.HAFTA 3 GÜN)SON GÜN

Tekrar bir bebek fikri kafamızda canlanıp şekillenip hamile olduğumu hissettiğim an hamileliğim…

Uzun,zorlu,heyecanlı,hastalıklarla bir dokuz ay…

Kimi zaman domuz gribi olduğumda panik anlarım,ilk tekmesini hissettiğimde ki heyecanım,cinsiyet muamması…

Hepsini sizlerle paylaştım.Hep dürüst oldum.Ne yaşadıysam yazdım.Kimi zaman isyanımı,kimi zaman sevincimi,kızımla anlarımı,hastalığımı,tatilimi..

Amacımda buydu zaten yazmak.Sesimi duyurmak,içimi dökmek,benim gibi başka kimse varmı bilmek…

Şimdi doğuma son bir gün kaldı.

Evde tek başıma geç bir saatte bunları yazıyorum sizlere.Her anımı yazdığım gibi.

Heyecanlıyım.Şükür işlerim bitti.Hiç bitmeyecek sanıyordunuz değil mi?Bebeğimizin her şeyi hazır.

Korkuyorum aslında.Neden derseniz o yeşil kıyafeti giydirip ailenizle vedalaşma anından kızımı nasıl bırakacağımdan ben doğumda iken onun ne yapacağından.O soğuk ameliyathaneye girdiğimde anestezi uzmanının sakin olun deyip iğneyi batırdığında ki titrememden…Her şey yoluna gidecek mi?bebeğim sağlıklı olacak mı?….

Bu Listem uzayıp gidiyor.Zaman geçsin diye bekliyorum endişe heyecan ve korkuyla sanırım doğumdan çıkıp eve geldiğimizde her şey huzurla buluşacak benim için.

İşte benim maceram yeni dönemim iki çocuklu bir aile olduğumuzda.Yeni düzen,kurallar,heyecanlar olacak. Biliyorum.Biliyorum çok yorulacağım.yorulacağım. İlkimnaz şimdiden isyan bayrağını çektiyse doğduktan sonra neler olacak bilmiyorum.Eşimin geçen gün söylediği gibi bebeğe kalıcı hasar vermesin yeter 🙂 Çünkü neyle karşılaşacağımızı bilmiyoruz.Bende çok bilmiyorum evet okudum binlerce sayfa yorum ama hepsi bir yerde önemini yitiriyor gerçeklerle yüz yüze kaldığımda anlayacağım.Hepimiz birlikte yeniden şekilleneceğiz beklide.

Bu son yazım…

Doğuma gitmeden ve doğumdan sonra resim paylaşacak canım Seval’cim beni merak edenler için.

Sonrası mı bilmiyorum önce birkaç bölüm loğusa günlüğü belki iki çocuklu yeni hayatımı paylaşırım sizlerle yazmaya devam ederim. Ne dersiniz?

Öniz İşbilen

Reklamlar

Öniz’in Gebelik Günlüğü 27. ve 28. Hafta

Standard

OĞLUM ‘A (27.VE 28.HAFTA)

11825140_974565142596405_4913623435450879473_n

Bu satırları sana yazarken salondaki benim için hazırlanmış yatakta ayaklarımın altındaki yastıklar,cama vuran yağmur damlaları,esen serin rüzgar… Bu sıcak havayı dağıttığı gibi benim de içimi ferahlatmak soğutmak için sanki.

Ablanı daha çok mu önemsedim,kendime dikkat etmedim mi,nasılsa bir şey olmaz mı dedim, bunun için mi bana öfken oğlum.

Seni görmedim,kucağıma almadım,kokunu içime çekmedim … Evet bunlar için çok heyecanlıyım ama daha erken gelmen için bebeğim.

Korkuyorum şuan.

Kalbim yerinden çıkacak gibi.

Birine anlatırken konuşurken düşününce bile kelimeler anlamını kaybediyor,gözyaşlarım akıyor nefesim kesiliyor.

O bir hafta önce ki cesur anneden eser yok şimdi.

Sancım başladığında çok anlamadım ve birazda önemsemedim.Baban da izni bitmeden küçük bir kaçamak ailesinin yanına gitmişti. Geceydi. Sabaha bir şey kalmaz yoruldum ondan dedim. Ama saatler ilerledikçe dahada arttı. Sabahı ettim ağrılar içinde. Kardeşinle düştük yollara hastaneye oradan da doktorumuza ama giderken bile o kadar yorulmuştum ki…

Doktorumuzu görür görmez oturdum anlamıştı zaten tansiyonum düşmüş halim kalmamış sancılarım beni sarsar haldeydi. Hemen NST ve serum desteğiyle yattım. Doktor yatış dediğinde anlamıştım bir şeyler kötüydü. Ama yatamazdım hastanede ablan vardı, babanın haberi bile yoktu. Erken doğum riskin var dedi doktorumuz yatacaksın dedi. Tamam dedim ama evde.

İlaçlarımı verdi, yapmam gereken tek şey dinlenmek sadece zorunlu olduğunda kalkmaktı.

Sedyeden kalktığımda ayakta duracak ne gücüm ne de enerjim vardı. Anneannen aldı beni eve getirdi yıkadı giydirdi yedirdi yatırdı. Ne biriyle konuşabiliyor ne hareket edebiliyordum.Kendi sesimi, duyamaz olmuş kafamdan binlerce senaryo geçiyordu. Baban yola çıkmıştı bile.

Ne yapacaktım nasıl yapacaktım…

Eve geldiğimizde biraz daha rahatlamıştım. En başta sakin olmam gerekiyordu hamileliğin başında bu durumu yaşayanlar vardı. Bizim 11 haftamız daha vardı. En önemli olan kilo alacağın ciğerlerinin gelişeceği…

Sen bana kendini hatırlattın bende varım dedim, seni kaybetme korkusunu yaşattın bana.

Düşünceler içindeyken seni nasıl sevdiğimi gösterdin bana ben bilmezken.

Senin için direnme mi savaşma mı söyledin bana.

Anneliğe başla düşün beni dedin.

Bende anladım annecim merak etme.

Şimdi dinleneceğiz beraber, korkulu düşler değil güzel anıları hayal ederek. Seni bekleyerek.

Acele etme ama sen, ben seni bekliyor olacağım…

Annen…

Öniz İşbilen

Öniz’in Gebelik Günlüğü 14. ve 15. Haftalar

Standard

11205013_927410313978555_3396149519377726836_n

DÜĞÜN DERNEK ZAMANI (14.HAFTA)

Geçen hafta doğum günü telaşındayken bu haftada düğün telaşındayız. Sevgili kuzenim evleniyor. Kızların doğdukları gün bellidir gidecekleri aslında, sadece kızlar için değil erkekler içinde konu aynı bir gün evden çıkıp kendi yuvalarını açma.

Böyle olaylar bana hep bir gün kızımında yaşayacağı zamanları düşündürür biraz hüzünlenir çokça sevinirim. Çünkü gelinler ve damatlar o kapıdan hep mutlu ayrılır.

Hayaller, umutlar da anneliğe dahil.

Cuma günü kınamız vardı. İlkimnazı babasına bıraktım. Zaten erken yatacağı için sorun olmadı. Bende özgürlüğün tadını çıkardım pistten inmedim 🙂 Ne kadar olsa çocuklu olunca her an onun peşinde koşturmayla geçiyor. Her şey gayet iyiydi.

10857729_927566390629614_1090102855481210728_n (1)

Sırada Pazar günü düğün vardı. Tabi ki tam kadro gideceğimiz için bir araba sadece İlkimnaz’ın kıyafeti,hırkası, ayakkabısı falan…Çok düşünmüştüm düğüne ne giyeceğim diye normalden biraz daha büyük göbeğim için olan kıyafetlerimden çoğundan çıkıyordu. Ama sonra döndüm dedim ki “ben zaten hamileyim bunda saklayacak ne var”. Bu göbişin çıkması normal. Tabı siz benim bu kadar net yazdığıma bakmayın üç gün eşimle evdeki ve çevredekilerin bütün abiyeleri denendi her seferinde bu dar, bunda çok çıktı ne şişmişim, otur ağla bölümüyle geçti. Sonunda eşim cinnet geçirmeden atlattık.

O düğünlerde  bekarken hep “çocuklarınızı pistten alın” cümlesine sinir olurdum oysa ki şimdi benim için geçerliydi. Tüm aile ilkimnaz’ın peşinde koşturdu. Tam gidecekken kucakta uyuyakalan bir bebeyle sağ salim hasarsız atlattık. Kızımızı verdik ve gayet mutluydu.

Herkes bana “nasılsın, nasıl gidiyor hamilelik” dedikçe bende İlkimnaz’dan pek fırsat kalmıyor dedim. Gerçekten de öyleydi. Günün koşuşturması içinde oturduğum anlar fırsat buldum miniğime daha hareketlerini de hissetmediğim için rahattık biz bu hafta.

Pazar günü anneler günüydü ayrıca bizim küçük ailemiz hep birlikte güzel bir kahvaltı ettik açık havada. Kızım yanımda miniğim karnımdayken anneler gününü kutladım. Seneye üçümüz beraber inşallah.

FARK ETTİM Kİ YORULMUŞUM (15.HAFTA)

11026132_925684410817812_1903457309759140781_n

Genel de çok yorulmam. Yorulup ta “ayyy hamileyim yatayım” demem ama bu iki haftanın ardından sabah olup her şey bitince baktım ki yataktan kalkasım yok. Ben fark etmeden baya yorulmuşum. Vücutta işler güçler bitti diye salmış kendini.

Doktorum hep yavaş dinlene dinlene yap derken ben hep aman bitsin hallolsun deyip molasız soluk soluğa bitireyim işleri sonra tabi pert. Bu benim alışkanlığım, yapacak işim orada beni beklerken ben bir dinleneyim demem, diyemem açıkçası içim içimi yer.

Bu hafta bol bol dinlendim ev temiz yapılacak iş yok akşama bir tek yemek derdi. Biz İzmir’de baharı çok yaşamayız hemen yaz gelir tüm sıcaklığıyla. Bir kaç kere zorunda kaldığımız için yakın mesafedeki markete gitme gafletine düştük İlkimnaz’la saatte 4 falan yandık kavrulduk dedik biz evde iyiyiz. Ohhh serin serin.

11038390_916030678449852_8346790157608421402_n

Havalar sıcak iyice buda bir insanın ve bir hamilenin daha çok su içme ihtiyacını getiriyor. Bende tabii bol bol içiyorum. Tabii yazın sevdiğim yönlerinden biri de meyve. Bollaşıyor bende yaz meyvelerini çok seviyorum. Erik,,kiraz,çilek,karpuz… Pazara çıkıyoruz her hafta taze taze alıyorum hepsinden, hem kızım yesin hem ben. Öğlenleri karpuz peynir ekmek ohhh mis. Bol Bol su ve meyve takviye yapıyorum bu aralar.

Bu hafta artık İlkımnaz da kardeş fikrini benimsedi. Bütün kontrollerimize hep birlikte gidiyoruz. Bu yüzden bu hafta sabah kulelerinden birini aldı karnımı açtı üzerinde gezdirdi. Doktorumuz da bu konuda çok hassas. Ona her seferinde kardeşi olacağını, gelip kardeşinin kalp sesini dinletiyor “bak abla abla diyor” diyor, “bak kardeşin burada bu gözü” diye anlatıyor tek tek tabii ki uzman olmadığım için onun ne kadar anladığını neler hissettiğini bilmiyorum. Umarım ilerleyen zamanlarda da bu şekilde devam eder. Tatilleri bitirip miniğimizin cinsiyetini de öğrenip artık yavaş yavaş hazırlıklara başlayacağız. Belki bir taşınma olacak. Miniğimizin odası ve kıyafetleri hazırlanacak.

Haftaya eşim yıllık izne çıkıyor. Annemin yanına ürkmeze gideceğiz. Deniz yanı. Tabii doktor kontrolümüzde var. Miniğimizin cinsiyeti hakkında bir fikrimiz olacak artık.

Ve deniz, güneş benim için nelere dikkat etmem gerek onları öğrenip tatile çıkacağım…

Öniz İşbilen

Özlem’in Doğum Hikayesi

Standard

fb8eb965ef2435a7d0fae2ddab0834a8

Sevgili dostum Seval doğum hikayemi yazmam konusunda beni teşvik ettiğin için çok teşekkür ederim.

Merhaba yeryüzünün kanatsız melekleri anneler bizim kavuşma hikayemiz şöyle;

Çocukluğumdan bu yana etrafımda ki insanlar tarafından çocuklara olan aşırı ilgim ve sevgimle bilinirim.
Ve her genç kız gibi benimde hayallerimi süsleyen bir beyaz atlı prens modelim vardı. Fakat ben durumu biraz abartmış olabilirim. Uzun boylu olsun, esmer olsun, sesi güzel olsun bana şarkılar söylesin, biraz da mizacı sert olsun ki benim gibi şımarık’la başa çıkabilsin gibi. Ben bu hayallere dalmışken kader bir tesadüf sonucu karşıma eşimi çıkardı. Bu arada söylemeden geçemeyeceğim bu özelliklerin hepsine sahip ve biraz fazlasına, bence Allah’ın şanslı kullarındanım.

6 aylık bir flört ve 6 aylık bir nişanlılık döneminden sonra hayatlarımızı birleştirdik. Evlendikten sonra da çocuk için 3 yıl bekleyelim yok birbirimizi daha iyi tanıyalım kaygılarımız olmadı. Çünkü birbirimizi yeterince tanıyor ve güveniyorduk. Evliliğimizin ilk yılında hamile kaldım, ama çok büyük bir yanılgıya düşmüştüm. Hiç bir hamileliğimin sonunu göremiyor ve bebeğimizi kucağımıza alamıyorduk. Bunu unutmuşum hatırlamam uzun sürmedi 2.5 ay sonra ilk bebeğimi kaybetmiştim. İçimde kocaman yeri hiç bir şey ile doldurulamayacak bir boşluk ve alev alev yanan içim tarifsiz bir hüzün mutsuzluk. Bunun üzerinden 8 ay geçmişti ki tekrar hamile olduğumu öğrendim. Ama ne bitmez bir sekiz aydı. Her ay heyecanlı bir bekleyiş sonra hüsran hayal kırıklığı, gözyaşı, depresyon eşiğine gelmeler neyse ki sona ermişti ve tekrar hamileydim. Mutluluktan ağlamanın ne olduğunu yaşadığım ilk an. Hemen doktora tabi her şey güzel, bebek keseye tutunmuş düşük riski yok ama benim kulaklarım duymuyor doktoru çünkü, yaşanmış bir kaybım ve hala taze yaralarım var.

İlk 3 ay öylesine zordu ki; onu kaybetme korkusu, aş erme, her şey pis kokuyor, sürekli yorgunum ve uykum var üstelik hamile gibi de görünmüyorum. Hayalimdeki gebelik hiç böyle değildi. Fakat o 3 ayın sonunda birden mucize gibi kötü olan ne varsa bitti hamile gibi de görünüyordum daha ne isterdim ki. Doğuma yakın kontroller sıklaşmıştı ve kızım halâ doğum pozisyonu almamıştı üstelik suyu da azalıyordu ama benim içimde korku yoktu bugüne kadar gelmiştik ya.

Tam 38 haftalık olmuştu ve akşam üzeri kontrole gitmiştik muayene esnasında doktorumuzun yüzünde bir tedirginlik belirdi bende ilk defa o an korku hissettim yüreğimde. Suyunun ciddi anlamda azaldığını ve en geç yarın öğlen bebeği alması gerektiğini söyledi. Hayatımda ilk defa endişe, korku, heyecan, merak, mutluluk, sabırsızlık hepsini bir anda hissettim.Tahmininiz üzere o gece geçmek bilmedi sabaha uykusuz ama nasıl olduysa dinç uyandım. Aynı gezmeye gidiyor gibi çantamızı arabaya yerleştirdik ve hastaneye doğru yola çıktık. Hayalimdeki doğuma gidiş senaryosu bu değildi ben sancılar içinde bağırarak ağlayarak gideceğimi sanıyordum ama açık söylemek gerekirse buda fena değildi. Odamıza çıktık, ameliyathane hazırlanıyordu ve ben odadaydım. Çok yakın iki dostum geldi ben yatakta ameliyat önlüğü ile yatıyorum onlar doğumu kaçırdıklarını düşünmüşler, toplamda 8 kg almıştım evet haklılardı. Oradan bakınca doğum yapmış gibi görünüyordum.

Ameliyathaneye giderken çok karmaşık hisler yaşıyor insan bebeğine kavuşacak olmanın heyecanı ve mutluluğu ama aynı zaman da asansör kapısında bıraktıklarınızı bir daha görememek endişesi düşüyor insanın yüreğine. Eşim annelerim dostlarım halam birde yanımda olamayan ama kalplerinin benim için attığını hissettiğim babalarım ve görümcem. Bu arada doğumum epidural sezeryan ile gerçekleşti. Doğumun her anında bilinçliydim fakat hafif bir sersemlik vardı doktorumuzla sohbet halindeydim ve sonunda avuçlarının içinde işte kızınız dedi bir an çok korktum çünkü kolları bacakları kafası bir aradaydı susuz kaldığı için öyle toplanmış bir tür kendini koruma mekanizması gerçekleştirmiş. Korkma gayet sağlıklı sözünü duyduğum da benden mutlusu yoktu. Yine ameliyathanenin içinde muayenesi yapıldı, pudralandı ve yeşil bir örtüyle bana geldi. Öpüştük koklaştık dokunduk birbirimize mutluluktan ağlarken ebemize “bu benim mi” diye sorduğumu hatırlıyorum  “evet bu küçük kız senin” dedi. “Şimdi onu odanıza götürüyorum seni orada bekleyecek” dedi. “Hayır gitmesin yanımda kalsın” dedim inatla doktorumuz “ama burada üşür hem babası da onu bekliyor o da görsün” dedi gönülsüz de olsam mecbur kabul ettim.

Odaya çıktığımda eşimin gözlerinden sonra ilk gördüğüm şey beşikte yatan küçük yüzlü minik burunlu iri gözlü güzel bir bebekti hem de benimdi. Tebrikler ilk emzirme merasimi derken oda da onunla yalnız kaldığımda kucağımda o savunmasız haline bakarken anneme dönüp “sen beni nasıl sokağa çıkardın? nasıl okula gönderdin? ve beni nasıl evlendirdin?” diye sorduğumda canım benim sadece gülümsedi. Biliyorum zamanı geldiğinde bunların hepsini bende yapacağım ama onu kucağınıza aldığınız ilk an mümkün değil gibi görünüyor.

Şimdi kızımız Zeynep 20 aylık ve iki ay sonra o bir küçük abla olacak. Oğlum Hamza’nın da doğum hikayesini sizlerle paylaşmaktan mutluluk duyarım.

Ve bir teşekkür hayatımın anlamı İbrahim’e;
Bu güne kadar bana gösterdiğin sevgi, saygı, ilgi, hoşgörü, merhamet ve desteğinden dolayı sana minnettarım. Eşin olarak ben ve evlatların sana sahip olduğumuz için çok şanslıyız iyi ki varsın sevgilim.

Özlem Ergenç

Ebru’nun Doğum Hikayesi

Standard

SONY DSC

Sosyal Medyada kurulan dostluklara inanmaz kimisi, daha önceden bende inanmazdım ta ki bu işe girene kadar! Ebru çok kısa sürede benim dostum gibi oldu. O doğuma girerken bende onunla birlikte korktum, heyecanlandım. Dört gözle Eymen’ imizi  bekledik ve oda çok sağlıklı bir şekilde dünyaya ”Merhaba” dedi… Allah’ımdan tek temennim annesine babasına, vatanına milletine hayırlı evlat olması. Ailesiyle birlikte sağlıklı uzun yıllar dilerim… 

 

 

 

Hamilelik hikayem biraz sürpriz dolu başladı benim için . Evliliğimizin 1 yılında eşimle bebek yapmaya karar verdik ve ben korunmayı bıraktım. Bildiğim kadarı ile korunmayı bıraktıktan sonra yaklaşık 3 ile 5 ay arasında hamile kalınabilirdi. Öyle ki genelde duyumlarım o yöndeydi . Ta  ki bir sonraki ay adetim gecikene kadar ! Ben kendimde bir hastalık olduğu şüphesine kapılmıştım aklımda hamilelik yoktu ! Test yaptım arkadaşımın zoruyla ve … Çığlık atıp ağlayarak eşime haberi verdim , garibim arabanın altında kalıyormuş hamile olduğumu duyduğunda 🙂 Ve bu şekilde kıymetlim le yolculuğumuz başladı . Rutin hamilelik problemleri dışında pek sorun yaşamadım Allah’a şükür . Gayet eğlenceli hareketli bir hamilelik geçirdim başlarda hatta mide bulantısı vs sorunlarım bile öyle çok uzun sürmedi . 4.ayımızda cinsiyetimizi öğrendik tabi ki en başından beri içime doğduğu gibi bir oğluşumuz olacaktı 🙂 Bir gece rüyamda sabaha kadar oğlumu Eymen diye sevdim ve ismini Eymen koymaya karar verdik böylece. 7.aylarımda yavaş yavaş ağırlaşmaya başladım doktorum fazla kilo almamdan şikayetçiydi . Ama elimde olan bir şey değildi çok zayıf (47 kilo ) hamile kaldığım için istemsiz bir şekilde kilo alıyordum . Doktorum laf söylese de benim umurumda değildi aldığım kilolar toplamda 19 kilo aldım 🙂 Her muayene kavga dövüş geçiyordu doktorumla ama Eymen büyüdükçe kilo aldıkça ben kendimi hiç umursamıyordum yeter ki Eymen büyüsün kilo alsın sağlıklı olsun diye.. Tabi bir anda alınan bu kilolar beni zorlamaya başladı ve son 2 ayımı evde geçirmek zorunda kaldım yalancı sancılar baş gösterdi 8 ayda .. Acillik olmaya başladım kasılma ve sancılar yüzünden ve tam anlamıyla eve kapandım son 1,5 ayım yatarak geçti denebilir.. Sancılarım ve kasılmalarım yüzünden gece uykularım haram oldu üstüne birde çatlakların acıları eklenince resmen hamileliğin hiç bitmeyeceğini düşünmeye başlamıştım.. Hamilelik alerji siymiş sonradan öğrendim , Son 3 haftam uyuz gibi kaşınmakla geçti her yanım yara oldu artık bu kaşıntılar yüzünden hiç evden çıkamıyordum çünkü karnımda ki çatlaklar kaşıntıdan kanamaya başlamıştı .. Artık sürekli ağlıyor ve dua ediyordum bitsin bu dönem diye.. Doktor randevularımız sıklaşmaya başladı her gidişim ayrı heyecandı.. Yakındı artık ona kavuşmaya .. Ama bir sorun vardı ! Annecik doğumdan korkuyordu ! Herkes normal diye tutturmuş ama kimse benim fikrimi sormamıştı ! Herkese göre normal doğuracaktım ! Peki ya ben ne istiyordum ? Normale hazır mıydım yada sezeryana ? Pardon bu çocuğu ben doğuracağım size ne nasıl doğuracağımdan diyordum içimden 🙂 çok biliyorsanız siz doğurun ile devam ediyordum 😀 derken zaman geçti doktor Nisan ilk haftası en geç geliyor paşamız dedi . Elim ayağım titriyordu ve resmen doğurmak istemiyordum artık ! Son  randevum da doktorumla uzun uzun konuştuk ve ben panik atak olduğum için ( genel ) sezeryana karar verdik ! İyi güzel de muayeneden çıktığımda kendimi aptal gibi etrafa bakarken bulmuştum çünkü 2 gün sonraya randevu almıştım 🙂 28 Mart’ta biriciğim gelecekti ! Oh sonunda diyordum ama bu kadar erkene hazır değildim ! Koşarak eve geldim ailemi aradım yanıma çağırdım (ailem İzmir’de yaşadıkları için) ! Hazırlıklar tamam mıydı? Hastane çantası süsler şekerler ev en önemlisi BEN ! O 2 gün bana ölüm gibiydi özellikle son gece sürekli ağladım gizli gizli .. Artık içimdeki son saatleriydi oğlumun.. Ertesi gün kucağımda olacaktı , peki ya koruyabilecek miydim? onu doğduğunda ? Bakabilecek miydim ? Ya bakamazsam ? Ya doyuramaz sam onu ? Bütün gece yarı sırıtık yarı ağlamaklı bir yüz ifadesi ile donuk bir şekilde oturdum evde ! Gece geç saat oldu ve benim yine sancı saatim başladı Eymen’in saati vardı her gece 12 ile 3 arası sancı yüzünden ağlatırdı beni .. Yine geldi o saatler , ama o gece çok farklıydı bu kez ağlamadım acıdan.. O sancı soktukça gülümsedim .. Ve öyle uyuyakaldım .. Sabaha karşı 5 gibi uyandım heyecandan uyuyamıyordum çünkü 07:30 da hastanede olmam gerekiyordu ! O saate kadar evin içinde gezindim durdum ! Hastane çantalarını kontrol ettim 10 kez karnımı sevdim sürekli ve ağladım .. Saat 06:30 oldu herkesi uyandırdım ben hazırdım .. Saçımı düzleştirdim makyajımı yaptım giyindim .. Oturdum herkesin koşturmasını izledim evin içinde.. Saat 07:00 oldu gitmeliydik artık 
Arabaya bindik hastaneye gittik yatışım yapıldı falan odamda bir heyecan koşturma panik.. Ben oturmuş kocama bakıyorum saf saf 😀 Bakışmamız yarım kaldı zaten hemşire NST’ ye bağladı beni ve doğumhaneye gitme zamanı geldi.. Beni hazırladılar yatırdılar tam , ben ne olduğunu anlamadım arkama baktığımda annem ablam ağlıyordu .. Eyvah gidiyorum ! Dedim içimden .. Hasta bakıcım eşi gelsin dedi .. Asansöre giderken eşimin koştuğunu gördüm , ağlıyordum ben .. Elimden tuttu sakinleştirmeye çalışıyordu beni ..  Ama ne mümkün ! Hıçkırarak ağlıyordum hasta bakıcılar benimle dalga geçti :)) eşim öylede böylede doğacak bu çocuk Ebru neden ağlıyorsun içinde mi kalacak çocuk dediğinde herkes kahkaha attı ben daha çok ağladım 😀 derken ameliyathanenin kapısında fotoğrafçımız bir kaç poz verdirdi fotoğraflarımızı çekti ( sanki çok poz verecek haldeyim ya ben ! ) eşim elimi bıraktığı an büyük bir boşluğa düşmüş gibi hissettim kendimi .. O anı bir daha asla yaşamak istemem ! İçeriye girdiğimde buz gibiydi içerisi beni yatırdılar doktorum içeride birileriyle muhabbet ediyordu . İçimden doktora kızıyordum adamdaki rahatlığa bak diye 🙂 sanırım çatacak yer arıyordum o an 😀 etrafımda kimse kalmayınca ben yine başladım ağlamaya o an doktorum gördü ağladığımı koşarak geldi ve kucakladı kaldırdı beni fotoğrafçıya bizi Çek diye bağırdı ve o halde bir sürü fotoğrafımız var maalesef ki :)) ve o an geldi .. Serumum takıldı yapılması gereken her şey yapıldı ve Hocam hazırız … O an elim ayağım titredi korkudan sağ tarafa baktığımda narkozu enjekte ettiklerini gördüm ve … 
Uyandığımda sorduğum ilk şey EYMEN’İm nerede … Ebru … 3.740 gram doğdu Ebru .. Ebru kolay ayıldı ama …  Duyduklarım bunlardı .. O arada fotoğrafçı fotoğraflarımızı çekmiş odama çıkmışım uyandığımda biriciğim yanımdaydı .. O mis kokusu ile gül yüzü ile artık kollarım daydı .. O an çektiğim onca acı saydığım günler hepsi için değdi be dedim .. İşte bu her şeye değer .. Bu arada Eymen bize sürpriz yapmış biz 3400 beklerken 3740 gram doğmuştu 🙂 işte şimdi o sancıların nedenini anlıyordum :)) O gece biraz zordu benim için yabancıydım çünkü emzirmek bebek hepsi bir garipti emzirirken şekilden şekle giriyordum :)) derken 2 gün sonra taburca olduk artık evimizdeydik .. Her şey daha güzeldi artık hayat renkliydi … Şimdi 15 günlük olduk bile .. Kocaman bir ağabey oldu oğlum .. 
Allah’ım tüm bekleyenlere yaşatsın bu duyguyu korkmak anlamsızmış bunu anladım ben hamilelik döneminizi yaşaya bildiğiniz kadar keyifli eğlenceli hale getirin korkuları bir kenara bırakın doya doya alışveriş yapın bebeğinize ve onunla sürekli konuşun ayrıca bol bol fotoğraf çekin ileride sürekli eski koca göbekli halinize bakarken yakalayacaksınız kendinizi çünkü 🙂 hepinize güzel doğumlar olsun inşallah …

 

 

Ebru Eryorulmaz

 

IMG-20140411-WA0003

SONY DSC

 

 

SONY DSC