Tag Archives: seval demir

Özlem’in İkinci Doğum Hikayesi

Standard

IMG_1112

Hoş geldin Hamza’m

İkinci bebeğe karar vermek bizim için hiç de zor değildi çünkü Zeyneb’i Meryem annemin yardımı ile büyütmüştük bizi zorlayan Zeyneb’in biraz asosyal olması ve istemediği şeyler karşısında kulakları sağır eden o çığlığı başka bir sıkıntımız yoktu çok şükür Zeyneb’in doğum gününü kutladığımız akşam misafirler gittikten sonra İbrahim’le konuştuk ortak istek dahilinde karar verildi ikinci bebeğe her ne kadar İbrahim bu Konuşmayı hatırlamasa da 😦  ben 6 ay sonrasına beklesem de bu Gebeliği Yaradanın taktiri ile bir ay sonra hamile kalmıştım. Her şey inanılması güç ama mükemmeldi aş ermem olmadı mide bulantısı halsizlik uykusuzluk bunların Hiçbirini yaşamadım sorunsuz bir hamilelikti ve doğuma kadar sadece dört defa doktorumuza gittim daha çok telefonda konuşuyorduk su gibi akıp giden tam 37 hafta. Doğuma son bir hafta vardı Meryem annem Marmaris de Esra’nın yanındaydı bu arada iki kuzenin arası tam 40 gün onlar akşam kırk uçurmaya gittiler. Meryem annem geceye bilet almış Ankara’ya dönecek çünkü 1 hafta sonra da benim doğumum var niyeti gelip 1 hafta evinde dinlenmek ama hayat bizim planlarımıza pek de ayak uydurmuyor tabi bu arada annem her hafta sonu bizde annecim bak sezaryen doğum bu saati belli tarihi belli diyorum ama dinletemiyorum o hafta sonu annem yine bizde aynı gün Meryem annemde Marmaris’ten dönüyor Sabah saatleri 06:30 gibi Zeyneb uyandı odasına gittim yere oturdum beşiğini sallıyorum üzerim ıslandı ben de son aylarda yaşanan genel idrar kaçırması diyor kendime acıyorum yok bu bildiğin doğum belirtisi annemi uyandırıyorum  ne olduğunu anlatıyorum annemden de onayı alıyorum doğum başlamış bebek hazneye inmiş tabi Meryem annem de otogara 🙂  İbrahim annesini almaya gidiyor ben doktoru arıyorum Günlerden pazar. Dilek Hanım “sen hastaneye ulaşmadan ekibi hazırlayacağım korkma” diyor ona güveniyorum Zeyneb’in doğumunda nasıl güvendiysem şimdi de güveniyorum babaannemiz geliyor, düşüyoruz hastane yollarına hemde maaile Zeyneb annemler kardeşim ve İbrahim sabahın çok erken saatleri trafik yok çabucak ulaşıyoruz dilek hocanın dediği gibi her şey hazır doğum ekibi gözünün çapağıyla orada 🙂 oda seçmemi istiyorlar Zeyneb de kaldığım Odayı istiyorum hazırlanmam gerekiyor son kez Zeyneb’i görmek istiyorum. Bahçeye iniyorum Her şeyden habersiz sarılıyorum sımsıkı 😦 boğazımda bir yumru gözümde yaş ama akıtmıyorum, ağladığımı görürse endişelenir. Odaya çıkıp hazırlanıyorum ama aklım kalbim Zeyneb’le ilki gibi epidural hazırım iğne yapılıyor bir sıcaklık sonra uyuşma sohbet ediyoruz hocam soruyor “hatırlıyor musun doğum tarihi için 26’sını istemiştin Zeyneb’le aynı olsun günleri” diye “evet hocam hatırlıyorum sizde üzgünüm o gün pazara denk geliyor Özlem’ciğim demiştiniz” “ama bak Hamza da ablasıyla aynı gün doğmak istiyormuş” dedi ️ “artık nasıl yürekten dilediysen” diyor ameliyathane de kahkahalar yükseliyor işte geldiiii 🙂 rengi biraz tuhaf korkma diyor, bebek hemşireleri kucaklayıp temizlemek için az ileri götürüyor ama görebiliyorum hocam sesleniyor hızlı giydirin üşüyecek, o sırada kızlarda bir çığlık bir kahkaha yattığı yerden kızların birinin üzerine çişini yaptı 🙂  iyi oldu size diyor hocam önce Hamza gidiyor odamıza sonra ben hiç acemilik çekmiyorum ilk emzirmede hemşire falan istemiyorum biz hallediyoruz Hamza’yla 26.10.2014 kilo:3.200 boy:49 cm

Özlem Ergenç

Reklamlar

Öniz’in Gebelik Günlüğü 31. Hafta

Standard

HAFTA HAFTA İSİMLER (31.HAFTA)

11933423_989690767750509_7189288788979291509_n

Her haftanın bir ismi var desem ne anlarsınız?

Malum erken doğum riskim devam ediyor. Kızımda olduğu için birinin bize yardımcı olması da gerek. Her hafta biri geliyor. Yardıma, desteğe İlkimnaz’a bakmaya…

Bu hafta da yeğenim geldi. Ya küçücüktü şimdi büyüdü de benim kızıma bakıyor. Zaman hızla geçiyor. Bende onun bebeğine bakacağım günleri düşünüyorum görürsem eğer.

Kocaman kız malum bebekler çok olunca ihtisas yapıyor.

Hafta sonuna doğru beklenen haber geldi anneannemiz izine çıkıyordu. Bengisu’dan anneanneye geçmişti görev. Devir teslim töreni oldu.

Toparlandık geldik yakın olan anne evine. Klimalı, bahçeli, havuzlu anne evi.

Bu süreç önemli çünkü, oğlumuz doğunca İlkimnaz anneanneyle daha fazla vakit geçirecek. Ben bugüne kadar öyle anneme, ona buna bırakıp ne yemeğe, ne tatile, ne gezmeye gittim. Doğruda bulmuyorum çok fazlasını sürekli çocuğu bir yerlere bırakıp kendinin gezmesi yada eşinle vakit geçirmeyi. Tabi ki baş başa bir şeyler paylaşılacak gidilecek ama bunun dozunu çok iyi ayarlayabilmek önemli bence.

Kardeş geleceği için İlkimnaz’ın tepkisini bilmiyoruz kreşi bu yüzden şimdilik erteledik. Anneanneyle uyku, yemek, birkaç saat yalnız kalmalara başladık gayette iyiler beraber bu konuda. Yemek konusunda hele benimle yemediği her yemeği annemle yiyor.

En azından akşamları annem işten geldikten sonra hafta sonları için İlkim’i bırakabileceğim bir kapım var. Kardeşinin eve gelme sürecide çok önemli.

Bu konu en çok endişelendiğim den biri açıkçası. Hastaneye götürmek mi, götürmemek-mi, nasıl davranmak,neler konuşmak…

Uzun araştırmalar, tecrübe sahiplerinden edindiğim bilgiler sayesinde bir karara vardık. Evet biz bir aileyiz ve İlkimnaz’da hastaneye gelecek! Odayı, kardeşinin beşiğini inceleyecek. Kardeşi doğduğunda ona bakacak, dokunacak yanımızda olacak. Sonra bütün gece hastanede kalmadan, annemle öğleden sonra eve dönecekler ve hazırlık için anneanneye yardım edecek, kardeşini bekleyecek. En önemlisi onuda bu duruma ortak etmek.

11924575_989609877758598_5527987371412709361_n

Evet haftalardır erken doğum riskiyle uğraşırken fark ettik ki, bebeğimiz bugün doğsa yatıracak yatak giydirecek kıyafet hazır değil. Bu yüzden ailece çarşıya çıktık. İkinci bebek olduğu için alınacak belliydi markalar, kıyafetler…

Çok maliyetli olmadı bizim için. İlkimnaz’ın yatağa geçene kadar kullandığı beşiği kardeşi de 6 aya kadar kullanacak yatak odasında olacak beşiği. Tabi ki dostlarımız sağ olsun kendilerinin kullandıkları ve şimdi bize verdikleri, salona koyacağım gün içinde yatması için Tiny Love verdiler.

Ayrıca İlkimnaz beşiğinden vazgeçmezse kışa doğru park yatağımızda var. Mama sandalyemiz oyun masamız, oyuncaklarımız, bebek arabamızda hazır.

Evet ikinci bebek daha az masraflı oluyor tecrübeyle sabit 🙂

11988551_989676071085312_7016436316407030198_n

Önemli bir bilgiyi de vermek istiyorum. Ben bloga yazarken sizlere bitirdiğim haftayı anlatıyorum. Yani siz okurken ben bir hafta önde oluyorum.

Bu hafta eve geçiyoruz. Aldıklarımız yıkanacak ütülenecek, paşamın dolabına yerleşecek, yatağı yapılacak. EEEE iş biter mi, daha sonrada ev hazırlanacak, çok detaylı olmayan bir temizlik ve düzen. Son 6 haftamız biraz işleri yoluna koymak gerek.

Haftaya sizlere bolca resim paylaşacağım yatağımız kıyafetlerimiz…

Şimdilik hoş çakalın…

Öniz İşbilen

Öniz’in Gebelik Günlüğü 30.Hafta

Standard

EN BÜYÜK MUCİZE (30.HAFTA)

10629876_10152555757557745_1061208834024287289_n

Aslında bunu ayrı bir bölüm olarak yazacaktım ama ne yazık ki insanlar nedeniyle vazgeçtim.Öle kendi kararlarımdan başkaları için vazgeçmem ancak ortada ince bir çizgi varsa zorlamam herkes kendi ayıbıyla oturmasını bilmeli.Bu benim sayfam ve yazılarım hissettiğimi yaşadığımı kimseden izin almadan paylaşırım kim ne düşünürse düşünsün.İçim rahat vicdanımda.O yüzden baştan söyleyeyim bol acıtasyonlu benim hikayem kızımla başlayan umarım ki oğlumla yeniden şekillenecek bir olay.

Sizin için mucize nedir diye sorsam eminim ki binlerce cevabınız olur bana.Aşkınız,paranız,işiniz,eşiniz,okulunuz….Bu liste uzar gider ama benim ve birçok kadının en büyük mucizesi bebeğidir ve onun temel besin kaynağı anne sütü  Anne sütü benim hayatımda dönüm noktası en gizli yaralarım ve sevinçlerimdir.

İlkimnaz’a hamileyken hiç düşündüğüm bir konu değildi sütümün olup olmayacağı. Olacaktı tabii ki anneydim aksi olur muydu? Ne olur ne olmaz diye almıştım yinede biberon malum sezaryen hemen süt gelmeye bilir diye.Kızım dünyaya geldi ilk sütünü emdi şükürler olsun.Sonrasında üç gün emzirdim ama vardı bir sıkıntı bebeğim uyumuyordu ağlıyordu bir sorun yoktu.Doktora götürdük yetmiyor dedi sütün bana mama lazım.Gece 3’te uyandırdım eşimi gitti bulduğu açık eczaneden bulduğu ilk mamayı aldı yaptı yedirdik ve mışıl mışıl uyuyan bir bebek.Mutluydum kızım doymuştu.Gündüz emziriyor arada aralarda da takviye mama vermeye başlamıştım .İşte o zaman bir şeyler değişmeye başladı.

Ne yazık ki öyle kırk gün loğusa pijamalarımla yatmadım.Ev dağılmış,bunun yeri burası değil,yemek yok derdiyle kalktım 4.gün yataktan.Zaten normalde de kendim için kahvaltı yemek hazırlayan bir insan olmadığım için gün içinde koşturma arasında iki lokma yerdim.O zaman başladı bir şeyler değişmeye. Daha çok başladım mama vermeye.Biberonu cuk cuk içerken memeyi kırk nazla sokar oldum azgına yorgunluk,beslenmeme,stres bir gün baktım ki süt gitmiş.

Anlamadım önce söyleyemediğime kimseye.Nasıl giderdi,neden,şimdi ne olacak sorularıyla beynim zonkladı kaç gün.Bir kaç gün sonra eşimle paylaştım ağlayarak. Her zamanki gibi destek oldu. Askerliğin verdiğiyle sonuca bakalım şimdi ne yapmalıyız dedi.Doktora gittiğimizde kilomuz iyiydi.Mama yiyorduk.Ama kızım daha küçüktü anne sütüne ihtiyacı vardı en az altı ay.Başladım bu sefer araştırmaya ne yapabilir ne içirebilirdim. İnternet’teki uzun araştırmalarım sonucu keçi sütünü buldum.O sırada bir tweet e denk geldim.Bir bayan anne sütü olduğunu verebileceğini Hatay’da olduğunu yazmıştı.O anki eşime süt buldum çığlığımı hiç unutmayız.Hemen cevap yazdık. Tabii ki neydi, bu anne sütü yani süt annelik hiçbir fikrimiz yoktu.Bu konuda bizi tanıştıran aracılık eden bayan sağ olsun her şeyi anlattı gerekli soruları karşılıklı olarak birbirimize iletti. Sonunda buluşmak için sözleştik.Ama İlkimnaz anne sütü içtiği için sütü kabul etmeye bilirdi. Aç götürdük ve bir biberon sıcak anne sütünü içti.Ve süt annemiz ağladı o an .İşte hayatımın dönüm noktası mucizemdi. Süt.Süt annemiz sağdıkça aldık sütleri poşet poşet maddi hiçbir çıkar olmadan verdi.Sadece sütünü değil sevgisinde verdi kızıma aile olduk kocaman.hakkını ödeyemem hiçbir zaman.

Ama işin benim tarafımdan başka durumlarda vardı bunu sadece yaşayan bilir. Allah’tan kimseye yaşatmasın.Vicdan azabım  vardı. Benim olması gereken bir şeyi başkasından alıyordum.O süt poşetlerini dolaba koyarken ağlayıp gülmek nedir siz biliyor musunuz? Yada sütler azaldıkça eliniz telefona gidip nasıl yazsam süt alabilir miyim diye düşünmek nedir?İnsanların aaaa emziremiyor musun? Bide başkasından mı süt alıyorsun diye başlayan kıran yaralayan cümleleri nasıl acıtıyor.En çokta emzirme önlüklerine özendim hep dışarıda özgürce emziren anneleri gördükçe akardı gözyaşlarım hep. Süt denince boğazım düğüm düğüm olur hep benim hala.

Yanlışlarım oldu mamaya başladım,emzirmeye önem vermedim,kendime ve beslenmeme dikkat etmedim…bu listem uzar gider.Ama sonunda kendimi affettim.

Ve Allah bana ikinci bir şans verdi oğlumla al dedi düzelt yanlışlarını emzir lohusalığını yaşa yaptığın hataları yapma.

Süt annelik nedir,bir süt nasıl  bağlar insanları onu öğrendik.

Haftaya çarşıya çıkacağım doktorum her şeye hazırlıklı olun dedi.Bir emzirme önlüğü alacağım önce hayalimi düşününce oğlumu emzirdiğimi özgürce.

Bu haftada bence en önemli konuyla geçti.Haftaya oğlumun yatağı beşiği ve alışverişi olacak.

Ve en önemlilerden biri kardeşle tanıştırma İlkimnaz’ı hastanede mi evde mi nasıl en uygun yer ve zaman bekleyin.

Öniz İşbilen

Öniz’in Gebelik Günlüğü 24. Hafta

Standard

BİRKEN İKİ OLACAKSA (24.HAFTA)

11745600_963856250333961_1984016638535929927_n (1)

İlk defa bebeğinizle yalnız kaldığınız da  zamanı hatırlayın.Ne kadar da zorlu yollardı.Her biri birbirinden güzel özel anlar ayrıca.

Genç bir kızken sevdiğiniz insanla yuva kurdunuz.Beraber bir yaşam inşa ettiniz ilmek ilmek her gün emekle.Güldünüz,bağırdınız,ağladınız…

Neler yaşamadınız ki birlikte.Sonra bir bebek katıldı aranıza. Hayatınız yeniden başladı.Düzenler,planlar,hayaller,umutlar yeniden şekillendi onunla her şey yeni düzenini aldı.Ona göre  gezmeler,planlar,yemekler…

Şimdide yeni bir bebek katılacak ailemize mevcut düzenimize yeni bir düzen dört kişilik aile olacağız biz. İki buçuk yaşında kardeşiyle birlikte büyüyecek oğlum. Kızımda onunla büyüyecek neler öğrenecek neler paylaşacak…

Şimdi en eğlenceli rahat bölümü aslında doğmadan odası,kıyafetleri,oyuncakları hazırlamak.Ama en önemlisi doğduktan sonra başlıyor macera. Macera diyorum çünkü dinlediğim ve duyduğum hikayeler var.

Herkes için ayrı macera.Kızım için o sokakta bebek dediği sevdiği bebeklerden biri evde olacak annesini babasını hayatını paylaşacak bakalım o kadarda sevimli olabilecek mi? Benim için en zoru belkide. Açıkçası korkmuyor değilim biraz. Nasıl olacak nasıl davranacağım nasıl düzen kuracağım İlkimnaz’ı ya eksik bırakırsam ya yetemezsem….

Bu binlerce sorunun içindeyim aslında beynimde. Oğluma bakarken kızımı da arkada bırakmak istemiyorum. Onunda hayatına bir ablalık yükleyip ezilsin istemiyorum. En zoru da bu olsa gerek.

11241939_961704043882515_8689462386911040503_n

Daha doğmadan ayrım yapmamaya çalışıyorum. Kızımın ilk kıyafetlerini İnternetten almıştım. Duyduğum bir marka o zaman cinsiyetini öğrenmemiştik maviler,pembeler aldım. Oğlum içinde alıyorum yine internetten ama hep aklımda o marka var kızıma ilk onları aldım ya…

Şanslıyım ki aynı markayı buldum oğlum içinde aldım.İçimden derin bir ohh çektim. Ayrımcılık yapmamıştım işte.İlk sınavı vermiştim kendimce.

Kızıma almadığım yapmadığım hiçbir şeyi ona yapmamaya çalışıyorum.Şanslı bir bebek ki her şeyi var kızımdan çevremden sağ olsunlar çok masrafım olmadı büyük şeylerden İlkim’de kendi dolabından yatağından etmedik. Kızımla daha çok vakit geçirmeye çalışıyorum bu ara. Sık sık kucağıma alıyorum. Kardeşiyle sorun olmasın diye biberonu bırakmıştık iki ay önce şimdi sıra BENİM EN BÜYÜK KORKUMDA tuvalet eğitimi babamızın da yıllık izini dolayısıyla deneyeceğiz kardeşi gelmeden.

Bazıları bendekinin deli cesareti olduğunu söylüyor. Doğru azıcık çatlağım. Evet beni zor bir kış bekliyor biliyorum ama bunun sonrasında bir ömür kardeşiyle nice mutlu anları olacak ve ben onlara büyüdükçe küçükken yaptıklarını anlatıp beraber güleceğiz. İşte bunu düşününce rahatlıyorum. Anneler süpermenlerdir unutmayalım.

Öniz’in Gebelik Günlüğü 11/12/13. Haftalar

Standard

11.HAFTADAN  MERHABA

Haftalar haftaları kovalarken günler uzarken havalar ısınmışken göbeğim büyümeye devam ediyor. Malumunuz geçen haftayı gayet sulu geçirdikten sonra bu hafta haftalık kontrolümüz için doktorumuzun yolunu tuttuk ailecek. Her zamanki gibi yine rutin olarak kilo ve tansiyon ölçümlerim yapıldı. Bir kilo daha vermişim. Bu hamilelikler bana yarıyor, her seferinde kendi kilomdan veriyorum. Tansiyonda gayet normaldi. Ultrasona geldi sıra bu hafta daha detaylı bir ultrason incelemesi olacaktı. Çünkü miniğimizin artık organları tamamen oluşmuştu. Artık yüzünü de görebilecektim. Hamile yada anne olmayan birine iki eli iki ayağı, bak beyin çizgisi var, cümleleri çoğu zaman komik ve gereksiz gelir ama bizler için bunları duymak derin bir rahatlamaya dönüşür. Miniğimizin ellerini, ayaklarını, başını, burnunu gördük. Hokka burunlum benim 🙂 Veee eşimin her zamanki gibi merakla doktorumuza bakıp, cinsiyet sorusunun cevabını bekleyişi. Tabi ki doktorumuz her zaman ki gibi daha erken olduğunu ancak içine doğanı bizimle paylaştı, tam olarak cinsiyeti öğrenmemiz 17. haftada olacak. 11.ve 14. Haftalar arasında yapılan ikili tarama testimizde yapıldı.Toplumda ense kalınlığı testi olarakta bilinir. Bu testin amacı bazı fetal anormalliklerin örneğim; down sendromu olma riskini hesaplar. Bunun için detaylı bir ultrasonagorafik inceleme ve anneden alınan kan örneği yeterlidir. Bir hafta sonra sonucu alabilirsiniz. Hazır kan verirken doktorumun isteği üzerine kan ve idrar verdik yine. Bu hafta ilacımız da değişti doktorum benim için vitamin ve minerallerden oluşan DECAVİT PRONATAL verdi. Sabahları tok karnına bir adet.Bir sonra ki kontrolümüz bir ay sonra. Tabi ki bu zaman zarfında inşallah kötü herhangi bir şey olmazsa. Haftaya ikili tarama testimin sonucu ve çok merak edilen hamilelerde saç boyamayla ilgili bir yazı sizleri bekliyor olacak.

HAMİLEYSEK PASPAL MI GEZELİM YANİ (12.hafta) 1779_484595581593366_1678279980_n

Aslında ne zordur bir bilseniz şu hamilelerin işi. Karnınız şişmekte sivilceler yüzünüzde şişen ayaklar eller dibi çıkmış saclar… Hamileyken en çok merak edilen sorular arasındadır bakım aslında. Her hamile daha güzel hissetmek ister. Zaten bir bebeği taşıdığınız için yeterince güzelsinizdir, ama yinede o öz güven, o aynaya baktığında görüntüden hoşnutluk var ya o başkadır. En çok sorulanlardan biride saç boyamadır. Ne yazık ki günümüzde öyle çok yok doğal saç renkli. Hamilelikle birlikte dipler çıkmaya başlar aynaya baktıkça rahatsız olursunuz. Peki nedir bu sorunun cevabı. Tabi ki kişide kişiye değişir. Ama değişmeyecek bir şey 12 haftadan önce saç boyanmaz. 65236_509244522461805_941442588_n Peki ya sonra? Ben kızımda yaptığım ve şimdi ki hamileliğimde de uygulayacağım doktorum ve kuaförüm tarafından onaylanmış bir yöntemi size anlatacağım. Benim asıl saç rengim kumral ama genelde saç rengim sarıdır. Doğal olarak dipler çıktıkça hoş bir görüntü olmuyor. Bu yüzden 12 haftadan sonra diplerimi ellemeden, boya sürmeden kalan saçlarımı kendi dip rengine yani kendi saçımın rengine boyatmaya başladım. Tabı ki bu en başta o kötü dip rengini kapattı. Sonrasında diplere boya değmediği için bebeğe de en az zarar verdi. Tabi ki boyanın da bitkisel olması önemli. Böyle bir yöntemle gayet mutlu oldum. Tabi ki bu benim yöntemimdi ve sizlere önerim en doğru karar sizindir. Gelelim miniğimize, artık boyumuz 57 santim ve 7 gram ağırlığındayız. Daha rahat geçiyor günlerim bulantılarım azaldı. Ama şimdi de baş ağrılarım olmaya başladı tabi ki bunlar hamileliğe bağlı ağrılar. Bu hafta artık miniğimiz yutmayı öğrendi arada hıçkırık tutuyor. Ve parmak da emmeye başladı. Bu haftalar bizim için gayet hızlı ve hareketli geçiyor. Kızımızın iki yaş doğum günü hazırlıkları, kuzenimin düğün telaşı… Zaman hızla geçiyor miniğimizin hayaliyle her geçen gün daha da heyecanlanıyoruz. Ve onu sabırsızlıkla bekliyoruz…

BİRAZ NEFES ALMA VAKTİ GELMİŞSE (13.hafta)

Dolu dolu geçen, bol hareketli, mutlu, temizlikle iç içe bir haftayı daha geride bıraktım. Kızımın doğum günü telaşı, evdeki temizlik, kuzenimin yaklaşan düğünü… 11062864_924018477651072_7767999889025360933_n Normalde 22 mayıs olan kızımın doğum gününü 2 mayısa aldık. Hem 3 günlük tatil hem babaannenin ve amcanın şehir dışından gelmesi için dedemizin gemiye gitmeden yanımızda olması için. Amaç başta 2 yaş için fotoğraf çekimiydi ama hazır bu kadar hazırlanmışken evde de küçük aile arasında kutlama yapalım dedik. Demese miydik gibi olmadım değil aslında. Çünkü hazırlıklar, temizlik, yemekler…. Hem bir çocuklu hemde hamile bir anne için zor oluyor. Ama tabi ki ben hamileyim yapamam edemem diyenlerden olmadım. Allah büyük dert hastalık vermedikten sonra her şeyin üstesinden gelinebilir. Tabi ki günün sonunda her şeyi kendinizin başarmasının haklı gururunu yaşamak var. Bir hafta öncesinden başladım listelere neler alınacak yapılacak…. Önce evin parkeden perdeye her yerini temizlemek şart. Misafir gelecek. Hemde kayınvalide öyle olur mu. Hamilesin sen demesine bakmadan eşimin onunda sonsuz yardımlarıyla her gün bir oda planıyla ev temizliği bitti. Sıra geldi doğum günü hazırlıklarına. Elbisemiz vardı altına ayakkabı ve çorap aldık kızım için ona uygun eşimin ve benim .elbise ve gömlek kombinleri oldu. Doğum günü için magnet, hediye çikolatalar, peçete sargısı, kürdanlık gibi küçük ama şık ayrıntılar tasarlandı ve siparişi verildi. Pastamız ve muffınlerimiz için çok sevdiğim işine güvendiğim bir arkadaşım kızım için özel pasta ve muffınler hazırladı. Bunları fotoğraf çekiminde de kullandık. Yanında da babaannemizin yaptığı küçük ikramlar. Doğum günü önce ailecek hep birlikte fotoğraf çekimimizi yaptık sonrasında da evdeki kutlamamız. Her şey çok güzel oldu. Günün sonunda mutfakta eşimle oldu ya çok ta güzel oldu dedik. Demek ki neymiş insan planlı programlı ve isleri doktorumun da hep dediği gibi yavaş yavaş çok sık dinlenerek yaparsak altından kalkamayacağımız şey yok. Günün sonunda övgüleri almakta benim için motive kaynağı oldu. Bekleyin beni sırada miniğim için baby shower var 🙂 Tabi ki temizlikte atlanmaması gereken normalde de çok dikkat etmemiz gereken kurallar var. Kimyasal maddeler bebeğiniz için toksit etkili olabilir. Bunun için havalandırma önemlidir. Temizlik yaparken asla klorak gibi maddeler başka maddelerle karıştırılmamalı ve solunulmamalıdır. Mutlaka temizlik yaptığınız yeri havalandırmalısınız. Sık sık oturup dinlenmelisiniz. Sandalye merdiven gibi düşme riski yüksek yerlere tek çıkmamalısınız ama benim gibi tez canlıysanız kendinizi mutlaka sağlama almalısınız. Kaş yaparken göz çıkmasın sonra. Bu hafta ayrıca birde kuzenimin düğünü var. Eskiden olan hiç bir elbisem şuan göbeğim yüzünden olmuyor. Bu göbişi sığdırma çalışmaları ve ayrıcada şık görünme çabaları içindeyim. Bakalım ne giymişim ne almışım nasıl bir çözüm bulmuşum sizlerle haftaya paylaşırım. Hamilelik nasıl gidiyor derseniz böyle bir haftaya rağmen gayet iyiyiz. Miniğim bu süreçte beni hiç zorlamadı. Zaten 13.hafta itibariyle genelde hamileliğin en güzel zamanı derler. 10923325_924723420913911_8668950133935292360_n Bu haftalarda herkes yediklerime dikkat kesilir oldu. Malum herkeste bir cinsiyet merakı. Tahminler rüyada görmeler başladı. Eşim ve kayınvalidemin tahminleri var. Bende merak ediyorum tabi ki ama benim içime doğan yada gördüğüm bir rüya yok en iyi cevap doktorumun cevabı bunun için 18 mayısı bekliyoruz. Geçen sefer kızım için kuzenlerimle hıdrellezde dilek dilemiştik. Doktor kontrolümüzde totem yapmıştık. Ve sonuç istediğimiz gibi olmuştu. Bakalım bu sefer neler olacak…

Öniz İşbilen

İkinci Çocuk Sorunsalı

Standard

hamile_bebek_ikinci_cocuk

Evlendikten sonra ilk çocuğu yapmaya karar vermek benim için çok kolaydı. Evlendikten sonra her şey normale dönünce insan hayatında bir eksiklik hissediyor. Birbirini seven iki kişi evleniyor, erkek her sabah işe gidiyor, kadın eğer çalışmıyorsa tüm gün evde televizyon başında vakit öldürüyor ve temizlik yapıp kocasının gelmesini bekliyor. Koca işten gelince kısa süreli bir sohbet, yemek faslı, yemekten sonra televizyon izlemeye devam…

Hayatın monotonluğundan kurtulmak için çocuk yapmaya karar veriyoruz, bu bir gerçek. Çocuk bir nimettir ve bir eve neşe katan tek varlık…

“Hayatımızda bir şey eksik” diyorsanız ve eğer çok gezen, çok sosyal bir çift değilseniz, hayatı zevkli hale getirmenin tek yolu —doğumdan sonraki 40 günü saymazsak—çocuk sahibi olmaktır.

Karar verildi. Aşkı pekiştirecek, eve neşe katacak minik artık gelmeliydi… Böylelikle ilk çocuk, biraz heves, biraz özlem, biraz da hayatı renklendirmek amacıyla çiftlerin ortak kararıyla dünyaya getirildi.

176868555-thinkstock-hamile-anne-ikinci-cocuk

Gelelim ikinci çocuk sorunsalına…

İlk çocuk ne denli bir merakla yapılmaya karar veriliyorsa, ikinci çocuk kararı da öyle alınıyor diye düşünüyorum. İlk kez çocuk sahibi olan bir ebeveyn bir anda yeni bir hayata başlıyor ve tecrübesizlik nedeniyle çocuğunu büyütmenin tadını çıkaramıyor. İşin içinde bir de bebek özlemi var tabii; yukarıda da bahsettiğim gibi ilk bebeğin heyecanını ve mutluluğunu nasıl büyüteceğim korkusuyla doya doya yaşayamayan aileler ikinci çocuğa bu sebeplerden dolayı karar veriyor…

Değişmeyen tek şey ise şu ki, ilk çocuk da olsa ikinci çocuk da olsa sevgileri hep aynı kalıyor. Ne birini diğerinden fazla ne de diğerini birinden az seviyorsunuz. Özlemini çeken, evlat hasretiyle yanıp tutuşan herkesin bu duyguyu yaşaması dileğiyle…

Sevgiler!

Emine Ergün’den Gecikmiş Konuşma Problemi

Standard

Merhaba sevgili anneler ve anne adayları.

Bundan böyle Çocuk Gelişimi Uzmanı Emine Ergün’ün yazılarına sık sık yer vereceğim. Benimle birlikte bu yolda yürüdüğü için kendisine çok teşekkür ederim. Daha önce kreş ile ilgili yazısına yer verdiğim Emine Ergün’ün bugünkü yazısı ben dahil olmak üzere bir çok anne-babanın kaygılandığı konu olan çocuklarda konuşma gecikmesi olacak. Keyifli okumalar.

images

Gecikmiş Konuşma

Anne ve babalar için çocuk sahibi olmanın en güzel ve özel taraflarından biri de onların konuşmaya başlaması ve ilk kelimelerini söylemesidir. İlk olarak anne mi baba mı diyecek diye iddialara bile girilir.

Konuşması bu kadar sabırsızlıkla beklenen çocuğun bir türlü konuşmamamsı ise anne baba için kaygı verici bir durumdur. Günümüzde oldukça sık rastlar olduğumuz bu durum “Gecikmiş Konuşma” olarak adlandırılmaktadır.

Bazı çocuklar yaşıtlarına kıyasla daha geç konuşmaya başlayabiliyor. Bu, her zaman konuşma bozukluğu sorunu veya ciddi bir sorun olduğu anlamına gelmiyor. Ancak, onu iyi gözlemlemeli ve ciddi sorun olasılığını düşündüren durum fark edildiğinde de hemen bir uzmana başvurulmalı

Gecikmiş konuşma probleminin bazı sebepleri vardır. Bunları şöyle sıralayabiliriz.

  • Çocukta var olan bir gelişim problemi ( otizm, öğrenme güçlüğü vb)
  • Genetik yatkınlık
  • İşitme problemi
  • Görme problemi
  • Uyaran eksikliği
  • İletişim azlığı
  • Fazla televizyon izleme (özellikle klipler ve reklamlar)
  • Epilepsi gibi nörolojik hastalıklar
  • Sık sık havale geçirme

Konuşma gecikmesi olan çocuklarda eğer eşlik eden başka bulgular da varsa o zaman farklı bir gelişimsel problemden söz edilebilir. Bu bulgular şunlar olabilir:

  • Konuşma problemine ek olarak öğrenme problemi de varsa
  • Anlaşılmaz sesler çıkarıyorsa
  • Çevresine karşı isteksiz ve ilgisizse
  • Yeni ortam ve durumlara uyum sağlamakta güçlük çekiyorsa
  • Yalnız kalmayı tercih ediyorsa
  • İsteklerini öfkeli davranışlarla anlatmaya çalışıyorsa
  • Göz kontağı kurmuyorsa
  • İsmi ile seslenildiğinde tepki vermiyorsa bu çocukta sadece gecikmiş konuşma problemi değil, gelişimsel bir sorun da olduğu düşünülebilir

Böyle bir durumda bir uzman desteği alınıp çocuğun gelişimsel taraması yapılmalı, gerek görülürse özel eğitim ya da konuşma terapisi süreci başlatılmalı. Her konuda olduğu gibi bu konuda da erken tanı ve erken müdahale çok önemlidir.

Anne babalara öneriler

  • Çocuğunuza sevgi ve ilgi gösterin, sık sık konuşun onunla.
  • Ona hitap ederken tane tane ve anlaşılır konuşun.
  • Ona sık sık soru sorup konuşması için fırsat yaratın
  • Çocuğunuz bazı sözcükleri akıcı söyleyemediğinde sabırlı davranın, onu zorlamayın
  • Daha ilk hece ve sesleri çıkartmaya başladığında, söylediği sesleri ona tekrarlatın.
  • Onu mümkün olduğunca çok sosyal ortamlara sokun, fazla kendi başına kalmasına izin vermeyin.
  • Mümkün olduğunca yaşıtlarıyla oyun oynamasını sağlayın.
  • Kreş yaşantısı onun için çok faydalı olacaktır.
  • Bir nesneyi eline aldığında, baktığında onunla ilgili ona bir şeyler anlatın.
  • Nasıl olsa konuşur deyip 4-5 yaşına kadar beklemeyin
  • Özellikle 0-3 yaş döneminde mümkün olduğunca televizyon izletmeyin. Eğer bebek ya da çocuk kanalı izliyorsa, gördükleri hakkında açıklama yapın.
  • Görüntü geçişinin çok fazla olduğu klip yayını yapan kanalları izletmeyin
  • Onun işaretle gösterip de istediklerini hemen yerine getirmek yerine konuşarak yönlendirin, anlatmasını sağlayın.
  • Ona kitap okuyun, masal anlatın,şarkı söyleyin.
  • Size bir şey söylediğinde karşılık verin.
  • Onunla yaratıcı oyunlar oynayın.

Emine Ergün

Çocuk Gelişimi Uzmanı
Aile Danışmanı

www.emineergun.com.tr

https://www.facebook.com/CGEUzmaniEmineErgun?fref=ts

Emine Ergün’ün diğer yazısına ulaşmak için linki tıklamanız yeterli:   

 

Toplandık, Taşındık ve Yerleştik Peki Ya Çocuklar?

Standard

moving2”Taşınmak” kelimesi kulağa ne kadar da korkunç geliyor değil mi? Birde küçük bir afacanınız varsa bu işin üstesinden gelemeyeceksiniz gibi duruyor.

Biz 17 Eylül 2011 tarihinde evlenip  Başakşehir’e taşındık. Her insan ev sahibi olacak diye bir kural yok, kiracıyız. Belli bir süre orada oturacak daha sonra taşınmak durumundaydık ve o zaman geldi çattı. Taşınmaya karar verdik. Peki nasıl olacak? Koca ev nasıl toplanacak? Her şeyden önce Aras’la nasıl ilgileneceğim?

Bu taşınma sürecinde şu mama sandalyelerini icat edenlere bol bol dua ettim 🙂 çünkü o benim en iyi kurtarıcım oldu. Eşya toplayacağım zaman Aras’ı ona oturtup toplayacağım odaya götürdüm. Eline sevdiği yiyecekleri ve oyuncakları vererek oyalamaya çalıştım. Yeri geldi bu durumdan sıkıldı (haklı olarak) yeri geldi bana çok yardımcı oldu.” Küçük aklı ermez” demeyin! Onlar o kadar zeki ki, akılları her şeyi anlamaya yetiyor.

Aras’ı bırakabileceğim yerlerde vardı tabii ama hala emzirdiğim den durmayacağını bildiğim için ne kendimi, nede yakınlarımı bu riske atmak istemedim. Yaklaşık 1 ay çok sıkıntılı zamanlar geçirdik, Aras’la kaliteli zaman geçiremedik fakat şuan bütün işlerimiz bitti artık bol bol birlikteyiz 🙂

Taşınırken ev işlerine kendinizi kaptırmayın ve çocuğunuza da zaman ayırın… Bunun ne kadar zor olduğunu deneyip gördüm. Gerçekten taşınmak hiç kolay değilmiş, birde çocuk olunca hiç hiç kolay değil…

Ne diyelim içinizde bizim gibi ev değişikliği yapacak olanlar varsa şimdiden kolay gelsin 🙂

 

Sevgiler

Anneler Günümüz Kutlu Olsun

Standard

 

Mothers-Day-Flyer-A5-2012.pdf-Adobe-Reader-1698-x-1131

Anne olmak zor zanaat fakat bir o kadar da keyifli…

Anne olmadan önce ki ben ile, anne olduktan sonra ki ben arasında dağlar kadar fark olduğunu görüyorum 17 aydır. Anne olmadan önce zamanım şimdiki gibi değerli değildi, ama şuan o kadar değerli ki bunu tahmin edemezsiniz. Oğlumla geçirdiğim tek bir saniye bile bana çok keyif veriyor. Anne olmadan önce neden cennet annelerin ayaklarının altındadır diye düşünüp dururdum, şuan bu cümleye o kadar aşinayım ki… Gerçekten de cennet annelerin ayaklarının altındaymış…

Babasız büyüyen ama annemin varlığını doyasıya yaşayan bir evladım. Annemle anne-kızdan çok iki arkadaş gibiyiz ve bu beni çok mutlu ediyor. Benim bu hayattaki en iyi arkadaşım, sırdaşım, dert ortağım annem. Allah’ım onu benim başımdan ve kardeşimin başından eksik etmesin (Amin)  

Büyüdüm, sevdim ve bende anne oldum. Her kadın doğuştan annedir zaten ben evlenmeden önce kendimi hiç anne olmuş hayal etmedim, yazık etmişim 🙂 

Şimdi benim dünyalar tatlısı bir oğlum var. Hamileliğimi öğrendiğimde hep bir kızım olsun diye dualar etmiştim ne kadar bencillik etmişim. Allah’ım bana sağlıklı, eli ayağı düzgün bir erkek evlat verdi, ne kadar şükür etsem azdır.

Oğlum peşimde anne,anne,anne diye dolanınca kendimi dünyanın en şanslı insanı benmişim gibi görüyorum. Ne kutsal kelimedir ”Anne” . Canından can verirsin, yemez yedirirsin, fedakarlıklar yaparsın çünkü annesin…  Annelik söz konusu olunca o kadar çok şey yazabilirim ki sayfalar yetmez. Şuan oğlum gözümün içine bakıyor sevgiyle ve ben yine şükrediyorum ”Allah’ım iyi ki beni kadın olarak dünyaya getirdin, iyi ki annelik gibi bir mesleği bana kutsal kıldın. İyi ki eşimle tanıştım ve iyi ki onu sevdim ve iyi ki bu aşkın meyvesini oğlumuz yaptın”…

Başta  Annem, Kayınvalidem ve Tüm Annelerin Anneler Günü Kutlu Olsun… İyi ki Anneyiz…

 

Sevgiler

Ebru’nun Doğum Hikayesi

Standard

SONY DSC

Sosyal Medyada kurulan dostluklara inanmaz kimisi, daha önceden bende inanmazdım ta ki bu işe girene kadar! Ebru çok kısa sürede benim dostum gibi oldu. O doğuma girerken bende onunla birlikte korktum, heyecanlandım. Dört gözle Eymen’ imizi  bekledik ve oda çok sağlıklı bir şekilde dünyaya ”Merhaba” dedi… Allah’ımdan tek temennim annesine babasına, vatanına milletine hayırlı evlat olması. Ailesiyle birlikte sağlıklı uzun yıllar dilerim… 

 

 

 

Hamilelik hikayem biraz sürpriz dolu başladı benim için . Evliliğimizin 1 yılında eşimle bebek yapmaya karar verdik ve ben korunmayı bıraktım. Bildiğim kadarı ile korunmayı bıraktıktan sonra yaklaşık 3 ile 5 ay arasında hamile kalınabilirdi. Öyle ki genelde duyumlarım o yöndeydi . Ta  ki bir sonraki ay adetim gecikene kadar ! Ben kendimde bir hastalık olduğu şüphesine kapılmıştım aklımda hamilelik yoktu ! Test yaptım arkadaşımın zoruyla ve … Çığlık atıp ağlayarak eşime haberi verdim , garibim arabanın altında kalıyormuş hamile olduğumu duyduğunda 🙂 Ve bu şekilde kıymetlim le yolculuğumuz başladı . Rutin hamilelik problemleri dışında pek sorun yaşamadım Allah’a şükür . Gayet eğlenceli hareketli bir hamilelik geçirdim başlarda hatta mide bulantısı vs sorunlarım bile öyle çok uzun sürmedi . 4.ayımızda cinsiyetimizi öğrendik tabi ki en başından beri içime doğduğu gibi bir oğluşumuz olacaktı 🙂 Bir gece rüyamda sabaha kadar oğlumu Eymen diye sevdim ve ismini Eymen koymaya karar verdik böylece. 7.aylarımda yavaş yavaş ağırlaşmaya başladım doktorum fazla kilo almamdan şikayetçiydi . Ama elimde olan bir şey değildi çok zayıf (47 kilo ) hamile kaldığım için istemsiz bir şekilde kilo alıyordum . Doktorum laf söylese de benim umurumda değildi aldığım kilolar toplamda 19 kilo aldım 🙂 Her muayene kavga dövüş geçiyordu doktorumla ama Eymen büyüdükçe kilo aldıkça ben kendimi hiç umursamıyordum yeter ki Eymen büyüsün kilo alsın sağlıklı olsun diye.. Tabi bir anda alınan bu kilolar beni zorlamaya başladı ve son 2 ayımı evde geçirmek zorunda kaldım yalancı sancılar baş gösterdi 8 ayda .. Acillik olmaya başladım kasılma ve sancılar yüzünden ve tam anlamıyla eve kapandım son 1,5 ayım yatarak geçti denebilir.. Sancılarım ve kasılmalarım yüzünden gece uykularım haram oldu üstüne birde çatlakların acıları eklenince resmen hamileliğin hiç bitmeyeceğini düşünmeye başlamıştım.. Hamilelik alerji siymiş sonradan öğrendim , Son 3 haftam uyuz gibi kaşınmakla geçti her yanım yara oldu artık bu kaşıntılar yüzünden hiç evden çıkamıyordum çünkü karnımda ki çatlaklar kaşıntıdan kanamaya başlamıştı .. Artık sürekli ağlıyor ve dua ediyordum bitsin bu dönem diye.. Doktor randevularımız sıklaşmaya başladı her gidişim ayrı heyecandı.. Yakındı artık ona kavuşmaya .. Ama bir sorun vardı ! Annecik doğumdan korkuyordu ! Herkes normal diye tutturmuş ama kimse benim fikrimi sormamıştı ! Herkese göre normal doğuracaktım ! Peki ya ben ne istiyordum ? Normale hazır mıydım yada sezeryana ? Pardon bu çocuğu ben doğuracağım size ne nasıl doğuracağımdan diyordum içimden 🙂 çok biliyorsanız siz doğurun ile devam ediyordum 😀 derken zaman geçti doktor Nisan ilk haftası en geç geliyor paşamız dedi . Elim ayağım titriyordu ve resmen doğurmak istemiyordum artık ! Son  randevum da doktorumla uzun uzun konuştuk ve ben panik atak olduğum için ( genel ) sezeryana karar verdik ! İyi güzel de muayeneden çıktığımda kendimi aptal gibi etrafa bakarken bulmuştum çünkü 2 gün sonraya randevu almıştım 🙂 28 Mart’ta biriciğim gelecekti ! Oh sonunda diyordum ama bu kadar erkene hazır değildim ! Koşarak eve geldim ailemi aradım yanıma çağırdım (ailem İzmir’de yaşadıkları için) ! Hazırlıklar tamam mıydı? Hastane çantası süsler şekerler ev en önemlisi BEN ! O 2 gün bana ölüm gibiydi özellikle son gece sürekli ağladım gizli gizli .. Artık içimdeki son saatleriydi oğlumun.. Ertesi gün kucağımda olacaktı , peki ya koruyabilecek miydim? onu doğduğunda ? Bakabilecek miydim ? Ya bakamazsam ? Ya doyuramaz sam onu ? Bütün gece yarı sırıtık yarı ağlamaklı bir yüz ifadesi ile donuk bir şekilde oturdum evde ! Gece geç saat oldu ve benim yine sancı saatim başladı Eymen’in saati vardı her gece 12 ile 3 arası sancı yüzünden ağlatırdı beni .. Yine geldi o saatler , ama o gece çok farklıydı bu kez ağlamadım acıdan.. O sancı soktukça gülümsedim .. Ve öyle uyuyakaldım .. Sabaha karşı 5 gibi uyandım heyecandan uyuyamıyordum çünkü 07:30 da hastanede olmam gerekiyordu ! O saate kadar evin içinde gezindim durdum ! Hastane çantalarını kontrol ettim 10 kez karnımı sevdim sürekli ve ağladım .. Saat 06:30 oldu herkesi uyandırdım ben hazırdım .. Saçımı düzleştirdim makyajımı yaptım giyindim .. Oturdum herkesin koşturmasını izledim evin içinde.. Saat 07:00 oldu gitmeliydik artık 
Arabaya bindik hastaneye gittik yatışım yapıldı falan odamda bir heyecan koşturma panik.. Ben oturmuş kocama bakıyorum saf saf 😀 Bakışmamız yarım kaldı zaten hemşire NST’ ye bağladı beni ve doğumhaneye gitme zamanı geldi.. Beni hazırladılar yatırdılar tam , ben ne olduğunu anlamadım arkama baktığımda annem ablam ağlıyordu .. Eyvah gidiyorum ! Dedim içimden .. Hasta bakıcım eşi gelsin dedi .. Asansöre giderken eşimin koştuğunu gördüm , ağlıyordum ben .. Elimden tuttu sakinleştirmeye çalışıyordu beni ..  Ama ne mümkün ! Hıçkırarak ağlıyordum hasta bakıcılar benimle dalga geçti :)) eşim öylede böylede doğacak bu çocuk Ebru neden ağlıyorsun içinde mi kalacak çocuk dediğinde herkes kahkaha attı ben daha çok ağladım 😀 derken ameliyathanenin kapısında fotoğrafçımız bir kaç poz verdirdi fotoğraflarımızı çekti ( sanki çok poz verecek haldeyim ya ben ! ) eşim elimi bıraktığı an büyük bir boşluğa düşmüş gibi hissettim kendimi .. O anı bir daha asla yaşamak istemem ! İçeriye girdiğimde buz gibiydi içerisi beni yatırdılar doktorum içeride birileriyle muhabbet ediyordu . İçimden doktora kızıyordum adamdaki rahatlığa bak diye 🙂 sanırım çatacak yer arıyordum o an 😀 etrafımda kimse kalmayınca ben yine başladım ağlamaya o an doktorum gördü ağladığımı koşarak geldi ve kucakladı kaldırdı beni fotoğrafçıya bizi Çek diye bağırdı ve o halde bir sürü fotoğrafımız var maalesef ki :)) ve o an geldi .. Serumum takıldı yapılması gereken her şey yapıldı ve Hocam hazırız … O an elim ayağım titredi korkudan sağ tarafa baktığımda narkozu enjekte ettiklerini gördüm ve … 
Uyandığımda sorduğum ilk şey EYMEN’İm nerede … Ebru … 3.740 gram doğdu Ebru .. Ebru kolay ayıldı ama …  Duyduklarım bunlardı .. O arada fotoğrafçı fotoğraflarımızı çekmiş odama çıkmışım uyandığımda biriciğim yanımdaydı .. O mis kokusu ile gül yüzü ile artık kollarım daydı .. O an çektiğim onca acı saydığım günler hepsi için değdi be dedim .. İşte bu her şeye değer .. Bu arada Eymen bize sürpriz yapmış biz 3400 beklerken 3740 gram doğmuştu 🙂 işte şimdi o sancıların nedenini anlıyordum :)) O gece biraz zordu benim için yabancıydım çünkü emzirmek bebek hepsi bir garipti emzirirken şekilden şekle giriyordum :)) derken 2 gün sonra taburca olduk artık evimizdeydik .. Her şey daha güzeldi artık hayat renkliydi … Şimdi 15 günlük olduk bile .. Kocaman bir ağabey oldu oğlum .. 
Allah’ım tüm bekleyenlere yaşatsın bu duyguyu korkmak anlamsızmış bunu anladım ben hamilelik döneminizi yaşaya bildiğiniz kadar keyifli eğlenceli hale getirin korkuları bir kenara bırakın doya doya alışveriş yapın bebeğinize ve onunla sürekli konuşun ayrıca bol bol fotoğraf çekin ileride sürekli eski koca göbekli halinize bakarken yakalayacaksınız kendinizi çünkü 🙂 hepinize güzel doğumlar olsun inşallah …

 

 

Ebru Eryorulmaz

 

IMG-20140411-WA0003

SONY DSC

 

 

SONY DSC