Tag Archives: izmir

Öniz’in Gebelik Günlüğü 14. ve 15. Haftalar

Standard

11205013_927410313978555_3396149519377726836_n

DÜĞÜN DERNEK ZAMANI (14.HAFTA)

Geçen hafta doğum günü telaşındayken bu haftada düğün telaşındayız. Sevgili kuzenim evleniyor. Kızların doğdukları gün bellidir gidecekleri aslında, sadece kızlar için değil erkekler içinde konu aynı bir gün evden çıkıp kendi yuvalarını açma.

Böyle olaylar bana hep bir gün kızımında yaşayacağı zamanları düşündürür biraz hüzünlenir çokça sevinirim. Çünkü gelinler ve damatlar o kapıdan hep mutlu ayrılır.

Hayaller, umutlar da anneliğe dahil.

Cuma günü kınamız vardı. İlkimnazı babasına bıraktım. Zaten erken yatacağı için sorun olmadı. Bende özgürlüğün tadını çıkardım pistten inmedim 🙂 Ne kadar olsa çocuklu olunca her an onun peşinde koşturmayla geçiyor. Her şey gayet iyiydi.

10857729_927566390629614_1090102855481210728_n (1)

Sırada Pazar günü düğün vardı. Tabi ki tam kadro gideceğimiz için bir araba sadece İlkimnaz’ın kıyafeti,hırkası, ayakkabısı falan…Çok düşünmüştüm düğüne ne giyeceğim diye normalden biraz daha büyük göbeğim için olan kıyafetlerimden çoğundan çıkıyordu. Ama sonra döndüm dedim ki “ben zaten hamileyim bunda saklayacak ne var”. Bu göbişin çıkması normal. Tabı siz benim bu kadar net yazdığıma bakmayın üç gün eşimle evdeki ve çevredekilerin bütün abiyeleri denendi her seferinde bu dar, bunda çok çıktı ne şişmişim, otur ağla bölümüyle geçti. Sonunda eşim cinnet geçirmeden atlattık.

O düğünlerde  bekarken hep “çocuklarınızı pistten alın” cümlesine sinir olurdum oysa ki şimdi benim için geçerliydi. Tüm aile ilkimnaz’ın peşinde koşturdu. Tam gidecekken kucakta uyuyakalan bir bebeyle sağ salim hasarsız atlattık. Kızımızı verdik ve gayet mutluydu.

Herkes bana “nasılsın, nasıl gidiyor hamilelik” dedikçe bende İlkimnaz’dan pek fırsat kalmıyor dedim. Gerçekten de öyleydi. Günün koşuşturması içinde oturduğum anlar fırsat buldum miniğime daha hareketlerini de hissetmediğim için rahattık biz bu hafta.

Pazar günü anneler günüydü ayrıca bizim küçük ailemiz hep birlikte güzel bir kahvaltı ettik açık havada. Kızım yanımda miniğim karnımdayken anneler gününü kutladım. Seneye üçümüz beraber inşallah.

FARK ETTİM Kİ YORULMUŞUM (15.HAFTA)

11026132_925684410817812_1903457309759140781_n

Genel de çok yorulmam. Yorulup ta “ayyy hamileyim yatayım” demem ama bu iki haftanın ardından sabah olup her şey bitince baktım ki yataktan kalkasım yok. Ben fark etmeden baya yorulmuşum. Vücutta işler güçler bitti diye salmış kendini.

Doktorum hep yavaş dinlene dinlene yap derken ben hep aman bitsin hallolsun deyip molasız soluk soluğa bitireyim işleri sonra tabi pert. Bu benim alışkanlığım, yapacak işim orada beni beklerken ben bir dinleneyim demem, diyemem açıkçası içim içimi yer.

Bu hafta bol bol dinlendim ev temiz yapılacak iş yok akşama bir tek yemek derdi. Biz İzmir’de baharı çok yaşamayız hemen yaz gelir tüm sıcaklığıyla. Bir kaç kere zorunda kaldığımız için yakın mesafedeki markete gitme gafletine düştük İlkimnaz’la saatte 4 falan yandık kavrulduk dedik biz evde iyiyiz. Ohhh serin serin.

11038390_916030678449852_8346790157608421402_n

Havalar sıcak iyice buda bir insanın ve bir hamilenin daha çok su içme ihtiyacını getiriyor. Bende tabii bol bol içiyorum. Tabii yazın sevdiğim yönlerinden biri de meyve. Bollaşıyor bende yaz meyvelerini çok seviyorum. Erik,,kiraz,çilek,karpuz… Pazara çıkıyoruz her hafta taze taze alıyorum hepsinden, hem kızım yesin hem ben. Öğlenleri karpuz peynir ekmek ohhh mis. Bol Bol su ve meyve takviye yapıyorum bu aralar.

Bu hafta artık İlkımnaz da kardeş fikrini benimsedi. Bütün kontrollerimize hep birlikte gidiyoruz. Bu yüzden bu hafta sabah kulelerinden birini aldı karnımı açtı üzerinde gezdirdi. Doktorumuz da bu konuda çok hassas. Ona her seferinde kardeşi olacağını, gelip kardeşinin kalp sesini dinletiyor “bak abla abla diyor” diyor, “bak kardeşin burada bu gözü” diye anlatıyor tek tek tabii ki uzman olmadığım için onun ne kadar anladığını neler hissettiğini bilmiyorum. Umarım ilerleyen zamanlarda da bu şekilde devam eder. Tatilleri bitirip miniğimizin cinsiyetini de öğrenip artık yavaş yavaş hazırlıklara başlayacağız. Belki bir taşınma olacak. Miniğimizin odası ve kıyafetleri hazırlanacak.

Haftaya eşim yıllık izne çıkıyor. Annemin yanına ürkmeze gideceğiz. Deniz yanı. Tabii doktor kontrolümüzde var. Miniğimizin cinsiyeti hakkında bir fikrimiz olacak artık.

Ve deniz, güneş benim için nelere dikkat etmem gerek onları öğrenip tatile çıkacağım…

Öniz İşbilen

Reklamlar

Öniz’in Gebelik Günlüğü 11/12/13. Haftalar

Standard

11.HAFTADAN  MERHABA

Haftalar haftaları kovalarken günler uzarken havalar ısınmışken göbeğim büyümeye devam ediyor. Malumunuz geçen haftayı gayet sulu geçirdikten sonra bu hafta haftalık kontrolümüz için doktorumuzun yolunu tuttuk ailecek. Her zamanki gibi yine rutin olarak kilo ve tansiyon ölçümlerim yapıldı. Bir kilo daha vermişim. Bu hamilelikler bana yarıyor, her seferinde kendi kilomdan veriyorum. Tansiyonda gayet normaldi. Ultrasona geldi sıra bu hafta daha detaylı bir ultrason incelemesi olacaktı. Çünkü miniğimizin artık organları tamamen oluşmuştu. Artık yüzünü de görebilecektim. Hamile yada anne olmayan birine iki eli iki ayağı, bak beyin çizgisi var, cümleleri çoğu zaman komik ve gereksiz gelir ama bizler için bunları duymak derin bir rahatlamaya dönüşür. Miniğimizin ellerini, ayaklarını, başını, burnunu gördük. Hokka burunlum benim 🙂 Veee eşimin her zamanki gibi merakla doktorumuza bakıp, cinsiyet sorusunun cevabını bekleyişi. Tabi ki doktorumuz her zaman ki gibi daha erken olduğunu ancak içine doğanı bizimle paylaştı, tam olarak cinsiyeti öğrenmemiz 17. haftada olacak. 11.ve 14. Haftalar arasında yapılan ikili tarama testimizde yapıldı.Toplumda ense kalınlığı testi olarakta bilinir. Bu testin amacı bazı fetal anormalliklerin örneğim; down sendromu olma riskini hesaplar. Bunun için detaylı bir ultrasonagorafik inceleme ve anneden alınan kan örneği yeterlidir. Bir hafta sonra sonucu alabilirsiniz. Hazır kan verirken doktorumun isteği üzerine kan ve idrar verdik yine. Bu hafta ilacımız da değişti doktorum benim için vitamin ve minerallerden oluşan DECAVİT PRONATAL verdi. Sabahları tok karnına bir adet.Bir sonra ki kontrolümüz bir ay sonra. Tabi ki bu zaman zarfında inşallah kötü herhangi bir şey olmazsa. Haftaya ikili tarama testimin sonucu ve çok merak edilen hamilelerde saç boyamayla ilgili bir yazı sizleri bekliyor olacak.

HAMİLEYSEK PASPAL MI GEZELİM YANİ (12.hafta) 1779_484595581593366_1678279980_n

Aslında ne zordur bir bilseniz şu hamilelerin işi. Karnınız şişmekte sivilceler yüzünüzde şişen ayaklar eller dibi çıkmış saclar… Hamileyken en çok merak edilen sorular arasındadır bakım aslında. Her hamile daha güzel hissetmek ister. Zaten bir bebeği taşıdığınız için yeterince güzelsinizdir, ama yinede o öz güven, o aynaya baktığında görüntüden hoşnutluk var ya o başkadır. En çok sorulanlardan biride saç boyamadır. Ne yazık ki günümüzde öyle çok yok doğal saç renkli. Hamilelikle birlikte dipler çıkmaya başlar aynaya baktıkça rahatsız olursunuz. Peki nedir bu sorunun cevabı. Tabi ki kişide kişiye değişir. Ama değişmeyecek bir şey 12 haftadan önce saç boyanmaz. 65236_509244522461805_941442588_n Peki ya sonra? Ben kızımda yaptığım ve şimdi ki hamileliğimde de uygulayacağım doktorum ve kuaförüm tarafından onaylanmış bir yöntemi size anlatacağım. Benim asıl saç rengim kumral ama genelde saç rengim sarıdır. Doğal olarak dipler çıktıkça hoş bir görüntü olmuyor. Bu yüzden 12 haftadan sonra diplerimi ellemeden, boya sürmeden kalan saçlarımı kendi dip rengine yani kendi saçımın rengine boyatmaya başladım. Tabı ki bu en başta o kötü dip rengini kapattı. Sonrasında diplere boya değmediği için bebeğe de en az zarar verdi. Tabi ki boyanın da bitkisel olması önemli. Böyle bir yöntemle gayet mutlu oldum. Tabi ki bu benim yöntemimdi ve sizlere önerim en doğru karar sizindir. Gelelim miniğimize, artık boyumuz 57 santim ve 7 gram ağırlığındayız. Daha rahat geçiyor günlerim bulantılarım azaldı. Ama şimdi de baş ağrılarım olmaya başladı tabi ki bunlar hamileliğe bağlı ağrılar. Bu hafta artık miniğimiz yutmayı öğrendi arada hıçkırık tutuyor. Ve parmak da emmeye başladı. Bu haftalar bizim için gayet hızlı ve hareketli geçiyor. Kızımızın iki yaş doğum günü hazırlıkları, kuzenimin düğün telaşı… Zaman hızla geçiyor miniğimizin hayaliyle her geçen gün daha da heyecanlanıyoruz. Ve onu sabırsızlıkla bekliyoruz…

BİRAZ NEFES ALMA VAKTİ GELMİŞSE (13.hafta)

Dolu dolu geçen, bol hareketli, mutlu, temizlikle iç içe bir haftayı daha geride bıraktım. Kızımın doğum günü telaşı, evdeki temizlik, kuzenimin yaklaşan düğünü… 11062864_924018477651072_7767999889025360933_n Normalde 22 mayıs olan kızımın doğum gününü 2 mayısa aldık. Hem 3 günlük tatil hem babaannenin ve amcanın şehir dışından gelmesi için dedemizin gemiye gitmeden yanımızda olması için. Amaç başta 2 yaş için fotoğraf çekimiydi ama hazır bu kadar hazırlanmışken evde de küçük aile arasında kutlama yapalım dedik. Demese miydik gibi olmadım değil aslında. Çünkü hazırlıklar, temizlik, yemekler…. Hem bir çocuklu hemde hamile bir anne için zor oluyor. Ama tabi ki ben hamileyim yapamam edemem diyenlerden olmadım. Allah büyük dert hastalık vermedikten sonra her şeyin üstesinden gelinebilir. Tabi ki günün sonunda her şeyi kendinizin başarmasının haklı gururunu yaşamak var. Bir hafta öncesinden başladım listelere neler alınacak yapılacak…. Önce evin parkeden perdeye her yerini temizlemek şart. Misafir gelecek. Hemde kayınvalide öyle olur mu. Hamilesin sen demesine bakmadan eşimin onunda sonsuz yardımlarıyla her gün bir oda planıyla ev temizliği bitti. Sıra geldi doğum günü hazırlıklarına. Elbisemiz vardı altına ayakkabı ve çorap aldık kızım için ona uygun eşimin ve benim .elbise ve gömlek kombinleri oldu. Doğum günü için magnet, hediye çikolatalar, peçete sargısı, kürdanlık gibi küçük ama şık ayrıntılar tasarlandı ve siparişi verildi. Pastamız ve muffınlerimiz için çok sevdiğim işine güvendiğim bir arkadaşım kızım için özel pasta ve muffınler hazırladı. Bunları fotoğraf çekiminde de kullandık. Yanında da babaannemizin yaptığı küçük ikramlar. Doğum günü önce ailecek hep birlikte fotoğraf çekimimizi yaptık sonrasında da evdeki kutlamamız. Her şey çok güzel oldu. Günün sonunda mutfakta eşimle oldu ya çok ta güzel oldu dedik. Demek ki neymiş insan planlı programlı ve isleri doktorumun da hep dediği gibi yavaş yavaş çok sık dinlenerek yaparsak altından kalkamayacağımız şey yok. Günün sonunda övgüleri almakta benim için motive kaynağı oldu. Bekleyin beni sırada miniğim için baby shower var 🙂 Tabi ki temizlikte atlanmaması gereken normalde de çok dikkat etmemiz gereken kurallar var. Kimyasal maddeler bebeğiniz için toksit etkili olabilir. Bunun için havalandırma önemlidir. Temizlik yaparken asla klorak gibi maddeler başka maddelerle karıştırılmamalı ve solunulmamalıdır. Mutlaka temizlik yaptığınız yeri havalandırmalısınız. Sık sık oturup dinlenmelisiniz. Sandalye merdiven gibi düşme riski yüksek yerlere tek çıkmamalısınız ama benim gibi tez canlıysanız kendinizi mutlaka sağlama almalısınız. Kaş yaparken göz çıkmasın sonra. Bu hafta ayrıca birde kuzenimin düğünü var. Eskiden olan hiç bir elbisem şuan göbeğim yüzünden olmuyor. Bu göbişi sığdırma çalışmaları ve ayrıcada şık görünme çabaları içindeyim. Bakalım ne giymişim ne almışım nasıl bir çözüm bulmuşum sizlerle haftaya paylaşırım. Hamilelik nasıl gidiyor derseniz böyle bir haftaya rağmen gayet iyiyiz. Miniğim bu süreçte beni hiç zorlamadı. Zaten 13.hafta itibariyle genelde hamileliğin en güzel zamanı derler. 10923325_924723420913911_8668950133935292360_n Bu haftalarda herkes yediklerime dikkat kesilir oldu. Malum herkeste bir cinsiyet merakı. Tahminler rüyada görmeler başladı. Eşim ve kayınvalidemin tahminleri var. Bende merak ediyorum tabi ki ama benim içime doğan yada gördüğüm bir rüya yok en iyi cevap doktorumun cevabı bunun için 18 mayısı bekliyoruz. Geçen sefer kızım için kuzenlerimle hıdrellezde dilek dilemiştik. Doktor kontrolümüzde totem yapmıştık. Ve sonuç istediğimiz gibi olmuştu. Bakalım bu sefer neler olacak…

Öniz İşbilen

Anıl’ın Doğum Hikayesi

Standard

DSC_3427

Doğum…

Aslında o kadar çok şey yazabilirim bu konuda nereden başlasam anlatsam bilmiyorum hala,eminim herkesin doğum hikayesi böyledir bende biraz değişik oldu bu durum ben hamile olduğumu öğrendiğim gün sevinç çığlıkları atarken birden iyi de ben nasıl doğuracağım diye bir korku düşmüştü içime..

Cumartesi gününden sonra çok değişik bir psikoloji içerisine girdim hem çok heyecanlı hemde çok korkuyorum saat o kadar hızlı ilerliyor ki ne hissedeceğimi bilemiyorum bir yandan çok seviniyorum oğlum geliyor bir yandan korkuyorum..

Pazar günü erkenden uyandım artık 24 saati geriye saymaya başladık bana iyi gelir düşüncesiyle dışarı çıktık kahvaltı alışveriş derken saat 17:00 olmuştu bile yüzümdeki tedirginlik ifadesi giderek artmaya başladı ve engelde olamıyorum Murat beni ikna edecek sakinleştirecek şeyler söylüyor tüm sıkıntıların bitecek çünkü son günlerde uyuyamamak sürekli sıkıştım hissiyle lavaboya gitmek kalkamamak,Murat sürekli sırtımdan destekliyor kalkabilmem için ayaklarım o kadar şiş ki artık masajda iyi gelmiyor..

19:00 gibi evimize döndük gece annemler de gelecek sabah hastaneye birlikte gideceğiz son hazırlıklarımızı daha doğrusu kontrollerimizi yapıyoruz bense hala zaman dursun isteğini içimden atamıyorum, saat 23:00 gibi annemler geldi çok gerginim her şeye bağırıyorum hatta kalplerini kırıyorum beni sakinleştirmeye çalışıyorlar içime birden gelen acaba gitmesem mi hastaneye tabi bunu söyleyemiyorum 🙂 artık uyumam lazım 07:30’da hastaneye giriş yapacağız ama hiç uykum yok ameliyathaneyi çıkaramıyorum aklımdan derken 04:00 gibi uyumuşum 06:10’da Murat seslendi artık uyanma ve hazırlanma vaktiydi endişe ve sevinci bir arada yaşıyorum birazdan oğlum kollarımda olacak ama doğum anını aklımdan çıkaramıyorum hep bir hayal kafamda neyse 07:40’ta hastaneye giriş yaptık odamıza yerleştik o arada hemşireler geliyor sorular soruyor ve en korktuğum ameliyat kıyafetini veriyor giyinmemi rica ediyor lavaboya girip onu tek başıma nasıl giydiğimi hala hatırlamıyorum 🙂 o esnada sevgili doktorum Şenay Aycan geliyor onu görünce biraz daha rahatlıyorum ve gene acımayacak değil mi sorusunu soruyorum bana tekrar anlatıyor tam sohbet ettiğimiz esnada bir görevli gelip ameliyathane hazır alabiliriz diyor saat 08:15..

Doktorum bana 09:00 a randevu vermişti bazen ameliyathane müsait olmayabiliyor en geç 09:30’da başlamış oluruz demişti daha çok erkendi bana göre Şenay hanım beni sakinleştirerek ikna etti sedyeye yattım o sırada epidural esnasında yanımda olamayacağını ancak dışarıdan bana bakacağını söyledi biraz korktum hastane personeli beni götürmeye başladı Murat asansöre kadar yanımda geldi artık vedalaşma vaktiydi asansörde hemşireler beni yatıştırmaya çalışıyor onlara da çok korktuğumu anlatıyorum derken çok soğuk bir oda ameliyathaneye girdim artık anestezist ve epidural uzmanı yanıma geldi sohbet etmeye başladık Epidural uzmanı ne yapacağını anlatmaya başladı sedyeden ameliyat masasına alındım ve oturmam rica edildi ağlamaklı bir ses tonuyla cevap veriyorum sorulan her şeye başlıyoruz dedi epidural uzmanı hiç kıpırdamamam gerektiği söyledi anestezi uzmanı omuzlarımdan tutarak bana sarıldı aslında hiç tanımasam da çok büyük bir güç hissediyorum o anda Şenay hanım söylediği gibi bana camdan bakıyor içim rahatlıyor resmen bir sıcaklık hissediyorum ve yatmamı istiyorlar yatıyorum ama uyuşmadı kesin diye düşünüyorum ben hissediyorum bacaklarımı diyorum espriler yapıyorlar evet tutmadı epidural ne yapacağız gibi onu bile ciddiye eşimi arayın gelip beni alsın diyorum :)) o esnada artık uyuşmuşum zaten yapılan testlere göre, sadece ayağını kaldır dediklerinde kaldırabilmem parmaklarımı hareket ettirebilmem beni çok şaşırtmıştı tamda korktuğum gibi uyuşmadığımı sanıyordum 🙂

Şenay hanım geldi başucuma oturdu biraz sohbet ettik sonra hadi başlayalım dedi hayır gitmeyin dedim el ele bir süre daha oturduk sonra vakit geldi artık başlamalıydık en korktuğum anlardan biri..

hatta evde yatağımda birçok kez denemesini yaptığım kollarımın bağlanmasına gelmişti sıra, evde bu anı hep denemiştim kollarım bağlı gibi olunca burnum kaşınıyordu:))

Hafif bir müzik çalıyor anestezist benimle sohbet ediyor daha bitmedi mi diyorum hayır biraz daha yolu var bebeğinin diyor fotoğrafçımız yanıma geliyor onu görünce biraz daha yatışıyorum fotoğraflarımı çekerken anestezist biraz daha gevşemem ve fotoğraflarımın güzel çıkması için boneyi çıkarıyor gülümseyerek fotoğraf çekiliyorum fotoğrafçımız gene yanımdan gidiyor ve bir süre sonra saat 09:01 bir ağlama sesi hayatta duyduğum en güzel ses geliyor evet Çağan doğmuştu artık çok merak ediyorum sağlığı iyi mi parmakları tam mı soruları soruyorum evet evet çok güzel bir bebek diyorlar mavi örtünün üstünden Çağanı görüyorum inanamıyorum o benim oğlum Çağanın o anki yüzünü herhalde ömrüm boyunca unutmayacağım sonra doktoru Çağanı hazırlayıp yanıma getiriyor teni pamuk gibi yanağıma dokunuyor çok güzel..

Çağan artık babasına doğru yola çıkıyor.

Anestezist doktorum artık uyutabiliriz, Anıl hanımın böyle bir talebi var diyor çünkü son muayenemiz de Çağanı gördükten sonra uyumak istediğimi söylemiştim Anestezist hayır uyumayacaksın bebeğinin sana ihtiyacı var zaten bitti çıkar çıkmaz bebeğini emzireceksin daha diyor ve ikna oluyorum sadece kolumu açın lütfen burnum çok kaşınıyor diyorum ve tamam ama elini sakın perdenin altına götürme diyor kapatma işlemi yapıldığı için elimi açtığında zaten rahatladığım için olduğu yerden kaldırmadım artık çok yorulmuştum uykum var gibi hissediyorum derken bitti beni diğer sedyeye alıp üzerime bir battaniye örttüler artık çıkmaya hazırım bir süre asansör yoğunluğu nedeniyle bekletildim çok heyecanlıyım derken odama çıkarmaya görevli geldi asansöre bindik ve kapı açıldığında kocamı,annemi,babamı,kardeşlerimi görmek bana çok iyi geldi gördünüz mü Çağanı ne güzel değil mi nerede şimdi diyorum odada diyorlar büyük anneannemiz (Murat’ın anneannesi) yanında yatağıma aldılar bebeğim yanımda kocam yanımda hayatımın en güzel anını yaşıyorum 9 ay hayal ettim bu anı ve şuan gerçek diyorum.

Yeni doğan hemşireleri geliyor emzirme tekniklerini tekrar anlatıp Çağanı kucağıma veriyorlar minik oğlum emmeyi bilemiyor,memeyi tutamıyor olacak hadi tekrar diyorlar ara ara memeyi yakalayabiliyor bu süreç biraz beni geriyor çünkü bebeğimi emzirmek benim için çok önemli bu sebeple sadece 1 gün hastanede kalmak isterken 2 gün kaldım 1.gün Çağan emmeyi bilemediği için gece yeni doğan katını ağlamalarımız ile inlettik bu esnada serum takılan damar yolunda sıkıntı oluyor diğer elime açtılar ondada aynı tıkanma olunca doktorumun da izniyle çıkardılar ve ilaç takviyesi almaya başladım çünkü tıkanan yolun açılması canımı çok yakıyordu Çağanın doktoru bizi kontrole geldiğinde durumu anlattık memeyi yakalamıyor diye Cengiz bey Çağanı dizlerinin üstüne çökmüş gibi bir pozisyonda tutarak memeyi tutturuyor hepimiz öyle şaşırdık biz elimizde tutamıyoruz o şekle nasıl girdi bu bebek nasıl tuttu derken artık emmeyi öğrendik ve evimize gidebiliriz 🙂

Çıkış anımızı sabırsızlıkla bekledim bu 2 günde evimi çok özlemiştim oğlumu rahat rahat kucaklamak istiyordum..

Bugün 30 Nisan bugüne kadar Çağan ile ilgilenmek emzirmek uyku düzeni derken elime ne telefon ne bilgisayar alabildim hayatımın en güzel günlerini yaşıyorum uykusuz gecelere hala alışamasam da çok mutluyum.

Benim doğum hikayem işte böyle vardığım sonuç o kadar zaman boşa korkmuşum doğum bir kadının başına gelen en güzel , mutlaka yaşanası bir duygu bugün olsa gene aynı anı yaşamak isterim

İyi ki doğdun oğlum iyi ki bizim oğlumuz oldun ve iyi ki bizi seçtin..

Seni çok seviyoruz

Anıl Yavuz

IMG_0674 IMG_2830 IMG_2863 IMG_2895 IMG_2913 DSC_3281

İzmir Anneleri

Standard

image

Aslen Konya’lıyım ben, ama tam bir İzmir hastasıyım…

İzmir’e hiç gidip görme fırsatım ne yazık ki olmadı bu konuda çok üzgünüm. Gördüğüm fotoğraflardan, İzmir’i anlatanlardan biliyorum ki görülmesi gereken şehirler arasında. Benimde görmeyi en çok istediğim şehirden biri İzmir…

Öyle durduk yere İzmir’e hastayım demiyorum, laf olsun diye de değil, sebeplerim var…

En baş sebebim tabiki de #izmiranneleri, henüz hiç yüz yüze gelmedik fakat sanal ortamda bile olsa cana yakın oluşları, sevecen oluşları yetiyor kendilerini sevdirmeleri için…

#izmiranneleri’nin kurucu Sibel öyle güzel bir grup oluşturmuş ki, parmakla gösterilir derecede aralarında ki bağ. Uzaktan biri olarak hem gurur duyuyorum hem de ne yalan söyleyeyim kıskanıyorum, “neden bende yanlarında değilim” diye…

Birde Anıl var tatlımı tatlı, bir o kadar da güler yüzlü. İzmir’de Cookiesmir adında shoowromu var kesinlikle görülmeye değer…

Biz #izmiranneleri grubunda Sibel ve Anıl’la sohbetler ediyoruz, diğer #izmiranneleri’ninde çoğunu tanıyorum ama bu iki isim benim kalbimde bir başka…

İzmir benim için önemli bir şehir. Eğer yeniden dünyaya gelecek olsam ve bana memleketimi seçme imkanı verilse kesinlikle İzmir’li olmak isterdim.

Belki birgün İzmir’e gitmek nasip olur ve bu güzel insanlarla tanışma fırsatım olur. Belki birgün #izmiranneleri olarak hep birlikte İstanbul’a gelirler ve iki şehir anneleri olarak gurur verici bir buluşma gerçekleştiririz…

Son olarak şunu diyebilirim ki, #izmiranneleriasladurmaz ve #izmiranneleri’nin yoluna kimse taş koyamaz. Zaten öyle bir bağları varki İzmir’e ve #izmiranneleri’ne laf söyleyecek olanları bir güzel susturuyorlar 🙂

Seni görmeden seviyorum İzmir, sizi görmeden seviyorum #izmiranneleri. Ve biliyorum ki elbet bir gün buluşacağız.

Sevgiler
Anne Ansiklopedisi

İzmir Anneleri Resmi Sayfalarına bu adreslerden ulaşabilirsiniz….

http://izmiranneleri.com/

https://www.facebook.com/izmiranneleri

https://twitter.com/izmiranneleri

http://instagram.com/izmiranneleri/

Anıl Yavuz’a (cookiesmir) Bu Adreslerden Ulaşabilirsiniz…

http://cookiesmir.blogspot.com.tr/