Tag Archives: iki çocuklu hayat

Yeni Anne Öniz’den Lohusalık Notları

Standard

                                                                          İŞTE GELDİM BURADAYIM

12189676_1016276141758638_4154726989395707118_n

Ne çok yazdım konuştuk değil mi oğlumun gelişini,planları,düzeni…

Peki neden şimdi şaşkınlığım,korkum,heyecanım,unutkanlığım…

Ne kadar da kısaydı kızımla arası 30 ay altı üstü, ne çabuk unuttum gaz sancısını,uykusuzluğu,kaka bulaşmalarını …

Yazmak için neden bu kadar bekledim derseniz toplayamadım hala yazacaklarımı yaşadıklarımı sizlere nasıl anlatacağımı bilemedim.

Nereden nasıl başlayacağımı neleri anlatmam gerektiğini,tecrübelerimi,ağlamalarıma…

Loğusa günlüğü adı altında değil yaşadıklarımı anlatacağım size benim bakışımdan,açımdan…

Bugün 12 günlük oğlum.Ne kadar çabuk geçti bir bilseniz dün gibi ameliyathaneden çıkışım…

Akşam nasıl oluyor sabah nasıl geçiyor saatler neden bu kadar hızlı geçiyor yapılacak işler neden birikiyor bir bilsem keşke.

İki çocuklu hayata merhaba dedim ben.Daha tek kalmadım bütün gün.Bir kaç saat bile.

Açıkça söylemek gerekirse korkuyorum. İlk 1 haftamız yeğenim annem eşim ve ben idare ettik hepsinin emeği özverisi tartışılmaz.Birisi bebeğe bakarken biri İlkimnaz’a baktı diğeri ev işi yemek yaptı.Aramalara ancak bir hafta sonra dönebildim bir düzene uymuş otomatik olarak sanki devam ettim.Bu arada ilk doktor kontrolümüz,işitme testimiz ve sarılığımız oldu.

Anne sütü için bir hafta herkes seferber oldu malum okuyanlar bilir benim hikayemi anne sütüyle süt geldiğinde fışkırdığında hepimiz ağladık.

Annem işe başlayıp yeğenime gidince oğlumu ben kızımı da eşim devraldı.Babamızın babalık hakkı olan 10 gün bitince üstüne bir hafta rapor aldı.Kızımın şımarıklığı tavan yaptı babaya hayatı zindan ediyor. Oğlumsa uslu uykumuz emmemiz yolunda emip uyuyoruz.

12063409_1015509548501964_3064989724036317931_n

Kızımın şımarıklığının tavan yaptığı bir gün düştük yollara okul bakmaya.Gittik gördük beğendik ama tam gün gitmesi ve servis kullanması gerekiyor bunun için emin olamadık.Acaba ona haksızlık mı edeceğim erken mi diye düşünceler içinde kaldık. Şuan elimizin altında okul fikri. Anneannemiz yetişti yine imdadımıza akşamları onda uykuya gidiyor şimdilik. Bir haftaya kalmaz dedemiz gelince İlkimnaz dedeye.En azından oyun oynamak parka gitmek için birine ihtiyacımız var.

Vakit o kadar hızlı geçiyor ki yakalayamıyorum gün bitiyor ama sanki bütün gün bir şey yapmamışım gibi sanki.

İlk anneliğimin üstünden çok geçmemesine rağmen hala paniğim biraz oğlumu giydirirken.İlk gaz sancısı olduğunda İlkimnaz anneanne deydi geceydi eşimle bir an ortalık karıştı evet gaz sancısıydı ama ne yapacaktık unutmuştum ablamı aradım hemen sen bilmiyor musun dedi bana unutmuştum işte.Aklıma gelmedi o an evet dedim böyle yapıyorduk.

Tecrübelerim de var tabi ana kucağı oto koltuğu kucak bağımlısı olmaması için iyi seçenekler az biraz uyku düzeni vermeye çalışmalar,kişisel tercihim emzik kullanımı gibi…

12109236_1014787085240877_2568513724911188245_n

Anne sütü için bir hafta uğraştık demiştim ya işte bu konuda en deneyimsiz olduğum yer açıp İnternet’ten emzirme pozisyonlarını okudum.Neler dikkat etmem gerektiğini neler yemem gerektiğini uzun uzun okudum.Dikkat etmem gereken konu bol su içmek ve üşütmemek. Geçenlerde bir resim görmüştüm emziren bir anne memesi ne yiyorsa içi onunla dolu etkilenmemek elde değil 12 gündür yemediğim şeyleri yiyorum kendime iyi bakıyorum düzenli ve sağlıklı besleniyorum.

Tabi ki süt artmasını sağlayan benimde kullandığım birkaç ürün var Özellikle hamilelik döneminde tanıştığım kullanmayı dört gözle beklediğim mami power üstüne çok yorum aldım merak edenler için hemen anlatıyorum ben sezaryene girmeden gece içmeye başladım ve günde 3 adet içiyorum şuan.Tadı bana göre kahveye benziyor ılık tüketiyorum ne benim nede oğlumun gaz problemi yok genel olarak 2 adet tükettiğinizde günlük vitamin ihtiyacımı da karşılıyorum tabi ki sütümün gelmesinde ve artmasında en önemli içecek oldu.

Bunun yanında boza,rezene tüketiyorum her gün.Bol bol su tabii ki.Lifli bisküvi yiyorum gün arasında yulaflı burçaklardan. Kış geldiği için hafif hafif ıhlamura da başladım.Onun harici öyle özel tarifler yok elimde sadece inanın emzirin ve kendinize iyi bakın gerisi gelir.

Her günümüz ayrı bir hikaye aslında bunları sizlerle paylaşmaya devam edeceğim çok yorum soru geliyor elimden geldiğince cevaplayacağım yazılarımda sizde okumaya devam edin.

Şimdilik görüşmek dileğiyle….   

HAYALLER VE GERÇEKLER

12195825_1017958651590387_8628789461596587927_n

Şimdi bu hafta instagram hesabımdan paylaştığım resimlere bakıp aaa ne güzel bak işi gücü bitirmiş kahve içiyor bak ne güzel iki evladıyla sabah pozu vermiş diye beğenen nasıl yaptığımı soran bir çok arkadaşım oldu. Açıklamak sizleri aydınlatmak görevim benim. Siz resme bakıp kahveyi görüyorsunuz ama o kahveyi içmek için kaç gün beklediğimi,nasıl çocukları uyutup sessizce kahve yaptığımı daha tadına bakamadan kızımın uyanıp fincanı kaptığını bilmiyorsunuz. Yada günaydın pozumuzun aslında gece 3-5 nöbetine her gece nasıl kalktığını bir yandan hem bebeği emzirip hem onu uyutmaya çalıştığımı,sabah olmuş ben hala uyumamış haldeyken bir resim çekilelim demişken siz sadece o resmi görüyorsunuz.İşte aslında çocuklu hayat bu bir iki üç sayı fark etmiyor o aralıklarda yaşıyoruz biz hayatı hep bir telaş koşturma yapılacaklar zaman yaratıp kendimize anlık mutluluklar kafa dinlemeleri yaşıyoruz.

E birazda bu ara iki çocukla gün nasıl geçiyor, nasılım, neler yapıyorum onu anlatayım isterseniz. İkinci çocuğu yapacaklara fikir olur.

12195811_1019232924796293_3082275090742112048_n

Üç gün aynı pijamayı giyiyorum, saçlarım hep topuz dağınık versiyonu ama oradan buradan çıkmış sürekli toplamak yerine tel tokalarla toplanan,üstüm yemek kusmuk lekeleri,şanslıysam çocuklar uyurken duş alabiliyorum ama duş dediğime bakmayın siz su bedenimle temas etmeden çıkmış oluyorum. Göz altlarım mosmor kilo verdim yorgunum uykusuzum. Eşim eve geliyor yemek meyve derken kızın uyku satı onu uyut oğlanı emzir ay ne vardı ekranda ne yaptın derken gözlerim isyan edip sızıyorum. İlkimnaz gece uyanmaya devam ettiği için babası kızınla bende oğlumla yatıyorum onun mesaisi bitiyor, benimki oğlum acıktıkça iki üç kere gece tekrar başlıyor sabahları da şanslıysam 7 yi görebiliyorum genelde 6 da gün başlıyor hep. Sabah kahvaltı öğlen uykuları öğlen yemekleri akşamı buluyor bir koşturma içinde evet gerçekten evin içinde koşuyorum bildiğiniz. Bir yandan kızıma öğlen çorbasını içirirken bir yandan oğlanı emziriyorum. Kahvaltıyı hazırlarken oğlanı kucağımda pışpışlıyorum. Siz okurken yoruldunuz değil mi ben yaşarken gün içinde farketmesem de akşam pertim çıkmış halde saniyeler içinde yatakta sızıp kalıyorum.

Tabii ki güzel yanları var bakmayın bir satır sızlandığıma bir kere nasıl özlemişim bebek kokusunu,o masumluğu,kafasını tutma çabalarını,giydirmeleri tabii ki kızımdan sonra maviler artık bizim için her gün giydirmeyi,yıkamayı korkarak.

Akşam olup ta sakince televizyon seyrederken koltukta dört kişi oturmak yıllar sonra onların beraber oynadıklarını düşünmek her şeye değiyor.Vakitte hızlı geçiyor nasıl Çarşamba oluyor hafta sonu geçiyor bilmiyorum.

12196260_1017942034925382_588381117456300697_n

Babamızda izinleri raporları bitip pazartesi başladı korkunç Cuma değil benim için pazartesiydi tek basıma evde bebelerle ilk gün gayet iyi olaysız kazasız sorunsuz atlattık ben bile şaşırdım.Hatta acil dışarı çıkmamız gerekti çıktık bile üçümüz. İsteyince oluyor anneliğin doğasında var yapıyorsunuz merak etmeyin korkmayın bir şekilde düzen bir bakmışsınız oturmuş.

Şanslıyız ki dün gecede dedemiz geldi hemen İlkimnaz’ı aldı dışarı çıkardı.

Ben mi ne yaptım duş aldım, uyudum oğlum uyurken bir saat, nette dolaştım, aranacakları aradım,mesajlarıma cevap verdim…

Okul konusunu da çok soran oldu bakıp beğendiğimiz yerin servis problemi yüzünden iptal oldu yakın olan birkaç yerde kontenjan ve yaş küçüklüğü yüzünden olmadı.Yani bu sene evde İlkimnaz şuan tam 30 aylık.

Bizim kışın soğuk günlerinde ne tatlı heyecanlı olaylı günlerimiz olacak merakla bekleyin okumak için…

Reklamlar

Öniz’in Doğum Hikayesi

Standard

DSC_6039SEN GELDİN YA

Seval’le hep konuşuyorduk. Öniz doğum hikayeni de yayınlarız diye. Bende hep ne yazacağım ki, nasıl olsa sezaryen hep aynı diyordum, ama büyük konuşmamak gerekiyormuş. Buyurun SERDAR ÖNDER’in doğum hikayesini okumaya…

Akşam üstüydü doğumum. Erkenden son hazırlıkları da tamamlayıp düştük yola. Şans bu İlkimnaz’ın hafif ateşi vardı. Hastaneye gelip giriş işlemlerimizi yaptık odamıza çıktık yerleştik. Vaktimiz vardı nasıl olsa. İlkimnaz’a televizyonu açtık kayın validem, annemler hep birlikte beklemeye başladık. Damar yollarım açıldı kanlarım alındı. O yeşil önlüğü giyip başladım beklemeye.

Heyecan mı korku mu adını koyamadım. Sedye odaya geldiği an içimden kopanlar gözyaşı olarak çıktı. Aklımda ve ağzımda sadece İlkimnaz vardı. Anneme emanet ettim gözyaşları içinde. Tam akşamüstü yemek saatiydi yemek yedirin mutlaka dedim. Eşim ameliyathanenin kapısına kadar eşlik etti. Sonrası yalnız başıma başlayan en güzel ve zorlu serüvenimdi…

O ameliyathanenin soğukluğu içime işlerken başladım titremeye. Sedyeye oturup anestezi iğnem için beklemeye başladım. Titriyordum… Üşüyordum…

Anestezi uzmanı gelip iğne için rahatlamam gerektiğini anlatırken vücudum bana karşı gelmeye başlamıştı. Ne kadar da rahatlamaya çalışsam onun beni rahatlatıp oyalamaya çalışmalarına rağmen üç kez iğneyi geri çekmek zorunda kaldı. En sonunda ara verelim rahatla tekrar deneyelim dedi. Sürekli aklımda kızımda ağzımda da hadi oğluna kavuşmak için başlamalısın diyordum kendime. Sonunda iğne vücuduma girdi.

Ama bu kez farklıydı belkide her an ne yapacaklarını bildiğim için daha çok stresliydim tansiyonum düşüktü. Midem bulanıp başım dönüyordu sürekli düzenleyici iğneler yapmaya başladılar. En çok duyduğum rahatla cümlesiydi ama olmuyordu işte. Doktorum gelmişti artık zamanıydı. Oğluma dakikalar vardı. Doktorumla konuşurken “evet bak el sallıyor geliyor” dedi ve çıkmasıyla doktorumuzun üzerine işemesi bir oldu. Ameliyathanenin o soğuk durumu dağılmış herkes gülmeye başlamıştı, bense merakla oğlumu bekliyordum görmek için ama tansiyonum hala düşüyordu, oğlumu getirdiler. Öptüm baktım sonrası ise sakinleştirici vurmaları gerektiğiydi.

Şimdi vücudumun kasılması geçmiş rahatlamıştım her şey bitip odaya çıkarken titriyordum tüm vücudumla. Uzun süre titredim. Oğlumu gördüm sarıldım öptüm kucakladım ve emzirdim.

Biraz kendime gelince İlkimnaz’ın tepkisini sordum. İlk önce ona vermiş hemşire sarılmış öpmüş.

İçim rahatladı. Kabullenmişti sanırım. Ben kendime gelmeye başladıkça durumumun kötü olduğunu gözetim altında tuttuklarını anlattılar. Yani benim o her zamanki gibi hikayem, yeni bir hikaye olmuştu bile.

Kızımın uyku saati gelmiş anneanne ve babaanneyle gitme vakti gelmişti. Sorunsuz bir yolculuktan sonra güzelce uykuya dalmış evde.

Bunun rahatlığıyla oğlum, ben, eşim ve yeğenim kaldık hastanede. Kalkıp yürümem lazımdı. Şimdi SERDAR ÖNDER için bir şeyler yapma zamanıydı. Bütün gece yürüdüm, uyudum, uyandıkça emzirdim. Sabah kahvaltı etmiştim. Kan değerlerim gayet iyiydi.

Çocuk doktorunun ve kendi doktorlarımın muayeneleri sonucu her şey benim ve oğlum için yolundaydı.

3.700 GRAM 57 CM LE DÜNYAYA GELMİŞTİ OĞLUM.

Şimdi bizim için hastaneden ayrılıp evimize gitme zamanıydı…

DSC_5953

DSC_6030 DSC_6039

Öniz İşbilen

İştahsız Çocuk mu? Uykusuz Çocuk mu?

Standard

logo

“Bir çoğunuzun en zorlandığı konuların başında geliyor değil mi, uyku ve yemek. Sevgili Gülşah güzel bir konuya değinmiş, teşekkür ederim kendisine. Keyifli okumalar”

Yaklaşık bir 2 yıldır kendime bunu soruyorum. Yesin mi? Uyusun mu? Dip not: İkisi de olsa keşke.

Bu kafa karışıklığımın nedeni 2.çocuğum Ela’nın hala az olan gece uykuları! Her yolu denedim ama bir türlü Ela nın gerektiği kadar uyumasını sağlayamadım.

Oğlum 10 yaşında uykuyu çok sever 6 aylıktan itibaren gece deliksiz uyumaya başlayan bir çocuk ama iştah sıfır. Tüm gün yemek verme ASLA açıktım demez. Ben küçükken babam tarafından sebze yemekleri yemem konusunda çok büyük baskı ve ısrarla büyütüldüm. Bugün 32 yaşındayım ve küçükken yemem için yapılan baskılardan kaynaklı ağzıma yeşillik sürmeyen bir insanım. Gördüğüm anda midem bulanıyor. Bu yüzden yemek konusun da Yağız a asla baskı uygulamıyorum. Ama bir taraftan da gücü kuvveti düşecek hasta olacak diye korkuyorum. Çok şükür bağışıklığı çok iyi. Demek ki yediği kadarı yetiyor.

Ela ise tam tersi. Sofradan herkesden sonra kalkar. Daha sofra toplanmadan “ne yesem ki” der meyveden bir başlar kuru ekmeğe kadar tüm gün boyunca yer. Buna rağmen kg yaşıtlarına göre çok geri. Sebebi yetersiz uyku uyuması! Çocuklar kg nun bir kısmını uyuyarak bir kısmını da besinlerden alıyormuş. (Tüm testler yapıldı çok şükür gelişim sorunu yok.)

İki örnekte elimde mevcut iken, ikisinden de dert yanıyor iken elbet  tercih yapmam mümkün değil.

Şöyle genel profile bakınca evet Yağız iştahsız ama deliksiz uyumayı seven bir çocuk ve bağışıklığı çok iyi kolay kolay hasta da olmaz. Diğer taraftan Ela çok güzel yemeğini yer ayırmaz evet oda kolay kolay hasta olmaz (maşallah diyeyim) ama öğlen uykusu yok,  gece uykusu çok çok az.

Gece 9 dan sonra yani Ela yı uyutma vakti yaklaştığın da nabız atışlarım artıyor kalp krizi geçirecek gibi oluyorum. Korku filmi sahnelerini yaşıyoruz evde.  Saatlerce bitmeyen ağlama krizlerine şahit oluyoruz. Uyku eğitimi kitapları okudum uyguladım da ama yok maalesef her yöntem her çocuğa sökmüyormuş gayet net öğrendik.  Denediğim yöntem detayları nı bloğum dan okuyabilirsiniz de http://www.gulsahonen.com/2015/05/uyku-egitimi-verememek.html
Şaka değil valla gece 2 de yanımıza gelip sabaha kadar aramızda rahatsız olup uyuyamayan evlat rahat etsin diye odasına götürdüğümüz de delirmiş gibi ağlıyor 2 gecedir artık yanımıza almamak için mücadele ediyoruz. Ve sonuç olarak 2 saat ben yatağının başında sandalye tepesinde oturuyorum 2 saat babası oturuyor. Uyudu sanıp parmak ucunda odadan çıkarken her şey en başa dönüyor. Ağlamasını istemediğim içinde bırakıp gitmiyorum azimle sabah erken işe gidecek olmama rağmen tepesinde uykuya dalmasını bekliyorum.

Sabah olunca da biz karı koca üzerimizden tır geçmiş gibi kalkarken küçük hanım bütün gece deliksiz uyumuş gibi daha saat 7 olmadan kalkıyor ve “bak ben yatağımda uyudum” diyor. Ağlanacak halimize gülüyoruz. O yüzden sadece birkaç saat değil sabaha kadar yatağında uyumaya alışması şart.

Tüm bu sebeplerden dolayı iştahsız çocukmu? uykusuz çocukmu? diye sorulsaydı ben kesinlikle iştahsızı seçerdim çünkü azimli anneler oyunla da olsa çocuğun ağzına bir iki lokma sokabiliyor ve açlıktan ölen olmuyor ama uykusuz çocuğa oyunla ya da kandırarak uyutmak mümkün olmuyor ve uykusuzluktan cinnet geçiren ebeveynler olabiliyor  🙂

Anneliğimin ilk zamanlarında uyuyan oğlum varken dert yanan uykusuz annelere bilmiş bilmiş “sorun çocuk da değil sizde, iyi bir uyku eğitimi vermelisiniz” derken uykudan nefret eden bir kızım olacağını hiççç düşünememişim.  Uykusuzluktan dert yanan annelere akıl vermek yerine biraz da olsa anlayamayı tercih etmek sanırım en güzeli. Çünkü her şey karşıdan hesaplandığı gibi gitmiyor maalesef.

Sevgiler,

Gülşah ÖNEN

http://www.gulsahonen.com/

Öniz’in Gebelik Günlüğü 38. Hafta -Son Gün-

Standard

12111999_1010091035710482_2749504052421097599_n

Daha dün gibi aklımda hamilelik haberini aldığım gün. Tebrikle birlikte teklifle gittim ona “gebelik günlüğü yazarım olur musun” dedim. Kabul etti. Her anına, her duygusuna tam 38 hafta şahit oldum, şahit olduk. Her güzel şeyin bir sonu olduğu gibi gebelik günlüğümüzün de sonuna geldik artık. Üzüntü ve sevinç hepsi bir arada. Benim güzeller güzeli Öniz’im yarın bebeğini kucağına alacak inşallah. Hepinizden dua istiyoruz. Hayırlı haberler alalım hep birlikte. Ayrıca ister misiniz doğumdan sonra yazmaya devem etsin mi? Ne dersiniz?

HER SON BİR BAŞLANGIÇTIR (38.HAFTA 3 GÜN)SON GÜN

Tekrar bir bebek fikri kafamızda canlanıp şekillenip hamile olduğumu hissettiğim an hamileliğim…

Uzun,zorlu,heyecanlı,hastalıklarla bir dokuz ay…

Kimi zaman domuz gribi olduğumda panik anlarım,ilk tekmesini hissettiğimde ki heyecanım,cinsiyet muamması…

Hepsini sizlerle paylaştım.Hep dürüst oldum.Ne yaşadıysam yazdım.Kimi zaman isyanımı,kimi zaman sevincimi,kızımla anlarımı,hastalığımı,tatilimi..

Amacımda buydu zaten yazmak.Sesimi duyurmak,içimi dökmek,benim gibi başka kimse varmı bilmek…

Şimdi doğuma son bir gün kaldı.

Evde tek başıma geç bir saatte bunları yazıyorum sizlere.Her anımı yazdığım gibi.

Heyecanlıyım.Şükür işlerim bitti.Hiç bitmeyecek sanıyordunuz değil mi?Bebeğimizin her şeyi hazır.

Korkuyorum aslında.Neden derseniz o yeşil kıyafeti giydirip ailenizle vedalaşma anından kızımı nasıl bırakacağımdan ben doğumda iken onun ne yapacağından.O soğuk ameliyathaneye girdiğimde anestezi uzmanının sakin olun deyip iğneyi batırdığında ki titrememden…Her şey yoluna gidecek mi?bebeğim sağlıklı olacak mı?….

Bu Listem uzayıp gidiyor.Zaman geçsin diye bekliyorum endişe heyecan ve korkuyla sanırım doğumdan çıkıp eve geldiğimizde her şey huzurla buluşacak benim için.

İşte benim maceram yeni dönemim iki çocuklu bir aile olduğumuzda.Yeni düzen,kurallar,heyecanlar olacak. Biliyorum.Biliyorum çok yorulacağım.yorulacağım. İlkimnaz şimdiden isyan bayrağını çektiyse doğduktan sonra neler olacak bilmiyorum.Eşimin geçen gün söylediği gibi bebeğe kalıcı hasar vermesin yeter 🙂 Çünkü neyle karşılaşacağımızı bilmiyoruz.Bende çok bilmiyorum evet okudum binlerce sayfa yorum ama hepsi bir yerde önemini yitiriyor gerçeklerle yüz yüze kaldığımda anlayacağım.Hepimiz birlikte yeniden şekilleneceğiz beklide.

Bu son yazım…

Doğuma gitmeden ve doğumdan sonra resim paylaşacak canım Seval’cim beni merak edenler için.

Sonrası mı bilmiyorum önce birkaç bölüm loğusa günlüğü belki iki çocuklu yeni hayatımı paylaşırım sizlerle yazmaya devam ederim. Ne dersiniz?

Öniz İşbilen

Öniz’in Gebelik Günlüğü 21. ve 22 Hafta

Standard

IMG-20150629-WA0002

HEP TATİL HEP TATİL KİM YAPACAK BU İŞLERİ? (21.VE 22.HAFTA)

Şimdi bunu okurken diyeceksiniz ki ne çabuk yerleşti işleri bitirdi de her gün denizde keyifte. Evet yerleştim sanırım. Neden buraya taşındım ki tabii ki bu yazı dolu dolu geçirebilmek için. Sizinde eşiniz benim ki gibi nöbeti görevi olmadıkça hafta sonları evdeyse ve yazsa İzmir’deyseniz tabii ki mecbur bir yerlere gidilecek. Maddi boyutuna vurduğunda sırf yaz bile buraya taşınmam için yeterliydi.

Evi yerleştirdik. Tabii ki ufak tefek ayrıntılar yok değil. Ama acelemiz yok onlar içinde.

IMG-20150629-WA0000

Bebeğim içinde daha hazırlıklara girişmedim açıkçası. İkinci hamilelik olunca işler değişiyor. Birincisi gibi deli danalar gibi listeler yapıp her günü çarşıda pazarda geçirmiyorsunuz. Alacağınız şeyler tecrübe ile sabit olunca, son iki ay size yetip te artıyor bile. Biz genel listemizi yaptık. Öbür ay kıyafetleri bezi çarşafı gibi küçük detayları halledeceğiz. Doğunca bir süre bizimle  yatacağı için küçük kızımın sallanan beşiği vardı onu yatak odasına koyacağız. Onun rengi pembe ve mordu. Örtüsünü değiştireceğiz. Daha sonra İlkimnaz’ın odasını zaten hazırladık bir tarafını da kardeşine yapacağımız için hazırda bekliyor duvarlarına duvar kağıdı birkaç ona ait resim ablamın verdiği park yatağı bile var. Bu bebeğimiz bize daha az masraflı yani. Çift çift mama sandalyemiz, bebek arabamız, oyun halımız gibi birçok detayımız zaten hazır. Bir tek yeni keşfettiğim MAMAROO ANA KUCAĞINI almak istiyorum. Çok fazla iyi geri dönüş aldım. Kış ve bebeğim küçük olduğu için genelde salonda olacağı için bana mantıklı geldi.

IMG-20150629-WA0001

Bu iki haftadır deniz deyiz. Deniz hem bana hem İlkimnaz’a iyi geliyor babamızda hafta sonu evde olunca değmeyin keyfimize. Her seferinde iyi ki taşınmışım diyorum.Tabii ki hamileliğim ilerledikçe daha sıcak beni bunaltıyor. Gündüz çok dışarı çıkmıyorum Allah’tan evim serinde klima falan derdim yok.

Miniğim bu hafta çok hareketli bende artık iyice hissediyorum. Sanki biliyor da akşam İlkimnaz yatınca daha çok hareket ediyor. Sıra bende diyor benimle ilgilen.

Bu hafta ben midye yedim. Normalde çok severim zaten ama hamilelikte dikkat ederdim bu sefer dayanamadım. Ondan sonrada netten araştırdım. Neleri yememem gerek diye. Çiğ etler, kabuklu deniz mahsulleri, kafeinli içecekler… Tabii ki içki ve sigarayı hiç söylemiyorum bile. Normalde de sigara kullanmadığım için böyle bir sıkıntım yok.

Her şey şimdilik yolunda. Bu yazımız her gün tatil tadında. Zorlu bir kış beni bekliyor, bu yüzden bol bol dinleniyorum. Size de bol bol bu anları görmek düşüyor…

Öniz İşbilen

İkinci Çocuk Sorunsalı

Standard

hamile_bebek_ikinci_cocuk

Evlendikten sonra ilk çocuğu yapmaya karar vermek benim için çok kolaydı. Evlendikten sonra her şey normale dönünce insan hayatında bir eksiklik hissediyor. Birbirini seven iki kişi evleniyor, erkek her sabah işe gidiyor, kadın eğer çalışmıyorsa tüm gün evde televizyon başında vakit öldürüyor ve temizlik yapıp kocasının gelmesini bekliyor. Koca işten gelince kısa süreli bir sohbet, yemek faslı, yemekten sonra televizyon izlemeye devam…

Hayatın monotonluğundan kurtulmak için çocuk yapmaya karar veriyoruz, bu bir gerçek. Çocuk bir nimettir ve bir eve neşe katan tek varlık…

“Hayatımızda bir şey eksik” diyorsanız ve eğer çok gezen, çok sosyal bir çift değilseniz, hayatı zevkli hale getirmenin tek yolu —doğumdan sonraki 40 günü saymazsak—çocuk sahibi olmaktır.

Karar verildi. Aşkı pekiştirecek, eve neşe katacak minik artık gelmeliydi… Böylelikle ilk çocuk, biraz heves, biraz özlem, biraz da hayatı renklendirmek amacıyla çiftlerin ortak kararıyla dünyaya getirildi.

176868555-thinkstock-hamile-anne-ikinci-cocuk

Gelelim ikinci çocuk sorunsalına…

İlk çocuk ne denli bir merakla yapılmaya karar veriliyorsa, ikinci çocuk kararı da öyle alınıyor diye düşünüyorum. İlk kez çocuk sahibi olan bir ebeveyn bir anda yeni bir hayata başlıyor ve tecrübesizlik nedeniyle çocuğunu büyütmenin tadını çıkaramıyor. İşin içinde bir de bebek özlemi var tabii; yukarıda da bahsettiğim gibi ilk bebeğin heyecanını ve mutluluğunu nasıl büyüteceğim korkusuyla doya doya yaşayamayan aileler ikinci çocuğa bu sebeplerden dolayı karar veriyor…

Değişmeyen tek şey ise şu ki, ilk çocuk da olsa ikinci çocuk da olsa sevgileri hep aynı kalıyor. Ne birini diğerinden fazla ne de diğerini birinden az seviyorsunuz. Özlemini çeken, evlat hasretiyle yanıp tutuşan herkesin bu duyguyu yaşaması dileğiyle…

Sevgiler!

Öniz’in Gebelik Günlüğü 7. Hafta

Standard

onizin gebelik gunlugu_7

YATAK VE KLOZET ARASINDA MEKİK DOKUNULAN BİR HAFTA (7.HAFTA)

Merhaba bir haftayı daha geride bıraktık. Gelecek günlerin daha iyi geçmesini ümit ediyorum açıkcası. Bol uykulu kafamın yastıktan ayrılmadığı,her boşlukta uykuya daldığım bir haftaydı benim için. Allah’tan eşimin izni bitmediği için benim kendimi bilmeden, gözümü açamadığım uzun saatlerde o ayaktaydı. Davetler kaçırdım, telefonlar cevapsız kaldı, söz verdiğim ve unuttuğum planlarım oldu.

Gelelim midemin durumuna. Sormayın aa dostlar… Öncelikle bir hafta boyunca sadece bir gün falan karnım toktu. Bütün kokuları ayırt ediyorum ve bu benim midemi mahvediyor. Hiçbir şey yiyemiyorum. Midemin sakinleştiği anlarda iki lokma ancak yiyebiliyorum. Tabiki az sonra sonum tuvalet. Midemde bir şey olmadığı için başlıyorum öğürmeye. Kusmaktan daha beter.

Canımın çektiği bir şeyler olsa da yesem diyorum ama nerde… En sevdiğim şeylerden bile hoşlanmaz oldum.
Tabii ki ben bütün bunları yaşarken hayat devam ediyor. Benim bir kızım var. “Anneciğim midem bulanıyor bugün sende bir şeyler yeme” diyemeyiz. Sabah omlet öğlen çorba akşam yemek. Eşim konusunda şanslıyım. Öyle 4 çeşit yemek olsun ütüm olsun evim hergün bal dök yala olsun demedi hiçbir zaman. Ama zaten az ve zor yiyen bir kızım olduğu için yemek bizde şart. Midemin iyi olduğunu hissettiğim an evin bütün camlarını açıp burnuma kolonya sarıp başlıyorum yapmaya. Yedirirken de ağzımdan nefes alma konusunda gayet başarılı olmaya başladım .

Karnım şişmekte ne kadar daha iki ay olsada içimin dar olması ve ikinci hamilelik olduğu için biraz daha şişiyorum. Sanırım bu ayın sonunda hamile reyonu beni bekler.

Bu hafta çok şey düşünmeye başladım uykuya dalmadan yeni bebek, yeni düzen, kızım, eşim, ev, dekorasyon… Bu listeler planlar uzayıp gidiyor yapılacak o kadar çok şey varki… Hepsi yeni heyecan benim için. İki yılda bile o kadar çok şey değişiyor ki. Tecrübeyle sabit oyuncaklar, kıyafet seçimleri, araba falan bunların hepsi en azından fikrim var. Alıp kullanmadığımız birçok şey oldu en azından bunları bir kez daha almayacağım buda ikinci hamileliğin avantajı.

En önemli konulardan biri de bizim için kardeş fikrini ilkimnaz ‘a anlatmak. Bunun ne zaman, nasıl ve ne şekilde olacağı hakkında uzun araştırmalar yaptık. Dostlarımıza, bu konuda bilgisi olan tanıdıklara ve psıkolag a danıstık ve bize en uygun gelen kararı verdik. Bu haftanın sonunda ilkimnaz’a yavaştan babası ve ben konuşmaya anlatmaya başlayacağız ilerleyen zamanlarda onun tepkisiyle devam edeceğiz bu yola bakalım neler olacak…

537046_10151541345059255_1253059734_n

Öniz İşbilen

Öniz’in Gebelik Günlüğü 6. Hafta

Standard

onizin gebelik gunlugu

Daha önce size bir gebelik macerasına ortak olacağız demiş ve tanıtım yazısıyla giriş yapmıştık. Bugün gebeliğinin 6. haftasıyla tekrar sizlerleyiz. Bakalım annemizi neler bekliyor 🙂

YİNE, YENİDEN HAMİLELİK MACERAM

Merhaba tanışmamızdan sonra sıra geldi hamilelik serüvenimi sizlerle paylaşmaya…

6.HAFTA

Her hamilelik farklı olur derler ya işte bunu kendim tecrübe edeceğim. Öncelikle doktorumdan başlamak istiyorum, çünkü anneye düşen işin yarısı da doktora düşer. Doktorunuza güvenmeniz,inanmanız ve sevmeniz gerekir. İlerleyen zamanlarda sizin yol göstericiniz odur çünkü bu yolda. Benim doktorum BÜLENT TURGUT AY. Onunla tanışmam kızımın hamilelik zamanı yaklaşık 10 tane doktora gitmiş, memnun kalmamış,açıkçası hiçbiri içime sinmemişti. Kuzenimin vasıtasıyla randevu alıp muayeneye gittim. Konuştuk,tanıştık ve çıkınca “işte bu” dedim. Sorunsuz 9 ayı devirip sezaryenle kızıma kavuştum. Doktorum hamilelik ve doğum sonrası hep yanımdaydı hiçbir zaman ulaşamamışlığım olmadı, en kuşkulu, korkulu anlarımda sakince beni dinleyip anlattı.

Zaman geçmişti. Tekrar hamileydim. Aramaya başladım… Hastanesi değişmişti, randevu alıp gittik ilk gün ki gibi karşıladı beni. Benimle sevindi  yine.

Nelerden bahsettik peki? Başta benim mide bulantılarımdı konu bunun için bana tamamen bitkisel ve vitamin destekli Premesis Tablet önerdi. Kızımın hamileliğinde 5 ay kusmuş hamileliğim boyunca kilo almamış Emedur un bile etkisiz kaldığı bir hamilelik geçirmiştim. Ayrıca tecrübelerim sonucu beyaz leblebi,salatalık,tuzlu kraker,ayranın en azından biraz olsun midemi sakinleştirdiğini söyleyebilirim. Kan ve idrar testleri istedi. Az ve sık yemek yemeliydim. Canım ne istiyorsa yemeliydim zaten yediğim iki üç lokmayı geçmiyor. Sağolsun eşim her an “ne yemek istersin” diye peşimde dolaşıyor.

11034183_888128244573429_2264543052425495316_n

Ve artık miniğimi görmenin vakti gelmişti. Ekranda belirdiğinde doktorum yavaş yavaş büyütmeye başladığında benimde kalp atışlarım hızlanıyor, gözlerimi ekrandan ayıramıyordum. Kesemin durumuna,kanama riskine,gebeliğin tek yada çift olup olmadığına baktı. Bir yandan da bana anlatıyordu. Evet çok tanıdıktı bunlar ama benim içimdeki heyecan başkaydı.

Onun kalp atışlarını duymaya gelmişti sıra. Nefes alamıyordum heyecandan. Kulaklarım bir saniyesi kaçırmamak için çırpınıyordu. Onu görmüş kalp atışlarını duymuş,her şeyin normal olduğunu öğrenip derin bir nefes almıştım…

7. haftada görüşmek dileğiyle 🙂

Öniz İşbilen

Öniz’in Gebelik Günlüğü Tanıtımı

Standard

wpid-picsart_1426023966652.jpg

“Yeni bir can gelecek dünyaya Allah nasip ederse. Ve bizlerde bu 9 aya tanıklık edeceğiz. İkinci bebeğini kucağına almak için 9 aylık bir serüvene çıktı İşbilen ailesi. Beni kırmayıp gebelik günlüğünü hafta hafta yazmayı kabul ettiği için Öniz’e teşekkür ederim. Bu ilk yazısı tanıtım olarak başladık. Şuan 7. haftasında hamileliğinin ve en kısa sürede 6. ve 7. haftasını paylaşacak bizlerle. Dilerim kolay ve sağlıklı bir gebelik geçirir ve sağlıkla kucağına alırsın bebeğini… “

ÖNİZ’İN DÜNYASINA HOŞGELDİNİZ

Merhaba ne değişik bir isim? Kim bu? Dediğinizi duyar gibiyim. Ben Öniz İşbilen. 27 yaşında 28 ‘ine sayılı günleri kalan evli,21 aylık bir kızı olan ve ikinci bebeğine merhaba demiş İzmirli bir anneyim. Hamilelik haberini paylaştıktan sonra Seval’in isteğiyle bir hamilelik güncesini sizinle paylaşacağım.

10639359_780611781991743_5150100430807317502_n

Öncesinde kendimden ailemden bahsetmek istiyorum.Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü mezunuyum. Ama ne yazık ki iş hayatım fastfood sektöründe geçti. Uzun yıllar en alttan başlayarak erişebileceğim en yüksek yerlere gelerek evlilik ve bebekle birlikte iş hayatından uzaklaştım.

Eşimle şimdilerin en modası olan İnternet aracılığıyla tanıştık. Gerçekten kendisi benim facebook adresimde ekliymiş bir gece bana sohbetten ismin ne değişikmiş ama seni tanımıyorum dedi. Şaşkınlıkla ben seni tanıyorum diye konuşmaya başladım çünkü tanıyordum aynı liseye gitmiştik benim alt sınıfımdı ama o inatla hayır diyordu. Uzun lafın kısası msn den bir baktık ki benim tanıdığım kişi o değilmiş. Kardeşiyle aynı facebook hesabını kullanıyorlarmış ve benim gördüğüm kardeşiymiş. Böyle başlayan bir ilişki onun asker olması o zamanda çıkan doğunun doğusu tayini bizi birbirimize daha çok bağladı. Zaman geçtikçe konuşmalar görüşmeler arttıkça mesafeler kısaldı ve bir gün evlenelim dedi bende tamam dedim yüzük almaya gittik. Evlendikten sonra bir yıl daha ayrı kaldık onun doğuda olması benim ve onun gidip gelmeleriyle bir yılı atlattık. Kızımızı ikimizde istiyorduk şükür ki oda bizi çok bekletmeden geldi aramıza.

13199_884316954954558_3843229205036254948_n

21 aylık kızımız şuan ne kadar küçük,daha erken değil mi gibi birçok yorum oluyor ve olacakta ama ben hayatımı duygularıyla yaşayan biriyim.Hayat bizim, kararlarımızda bize ait. Başlarda kardeş fikrine şiddetle karşıydım ancak zaman geçtikçe, kızım büyüdükçe fikirlerim değişmeye başladı. Kızımı bıraktığım günler ve geceler sayılıdır, bir elin parmağını geçmez. Evimin kızımın her şeyiyle ben ilgilendim bugüne kadar. Ve gayette iyi idare ettim. Ama zaman geçiyor hayat her geçen gün daha da zorlaşıyor, her gün binlerce hikaye okuyoruz. Hayatta insanın kanından canından olacak, hep yanında her şeyini paylaşacak birinin olması lüks ve ben kızımı kendi isteklerim için bundan mahrum bırakmak istemiyorum. Zamanlamaya gelecek olursak eşim askeri personel olduğu için malum hep tayinlerle geçecek hayatımız bizim için en iyi görev yeri İzmir buradan sonrası doğu. Buradan gitmeden ikinci bebeğimizi de burada doğurup büyütme fikri bizim için en doğrusu.

Kızım gibi şimdiki bebeğimde bizi çok bekletmedi.Bu süreçte bizi yoran korkutan birkac olay olduysa da şuan ikinci bebeğimizin sevincini yaşıyoruz. Ve bu süreci sizlerle paylaşmak için sabırsızlanıyorum. Belki bu yazdıklarımı okuyanlar ikinci bebek için tekrar düşünecek, belki evet aynı şeyleri bende yaşamıştım diyecek.Paylaşmak hayata tutunmamız için en iyi yol bence. O yüzden birbirimize sımsıkı tutunacağız. Şimdilik bu kadar bir sonraki yazımla birlikte hamilelik günlüğümle sizlerleyim…

Öniz İşbilen