Tag Archives: wordpress

Öniz’in Gebelik Günlüğü 30.Hafta

Standard

EN BÜYÜK MUCİZE (30.HAFTA)

10629876_10152555757557745_1061208834024287289_n

Aslında bunu ayrı bir bölüm olarak yazacaktım ama ne yazık ki insanlar nedeniyle vazgeçtim.Öle kendi kararlarımdan başkaları için vazgeçmem ancak ortada ince bir çizgi varsa zorlamam herkes kendi ayıbıyla oturmasını bilmeli.Bu benim sayfam ve yazılarım hissettiğimi yaşadığımı kimseden izin almadan paylaşırım kim ne düşünürse düşünsün.İçim rahat vicdanımda.O yüzden baştan söyleyeyim bol acıtasyonlu benim hikayem kızımla başlayan umarım ki oğlumla yeniden şekillenecek bir olay.

Sizin için mucize nedir diye sorsam eminim ki binlerce cevabınız olur bana.Aşkınız,paranız,işiniz,eşiniz,okulunuz….Bu liste uzar gider ama benim ve birçok kadının en büyük mucizesi bebeğidir ve onun temel besin kaynağı anne sütü  Anne sütü benim hayatımda dönüm noktası en gizli yaralarım ve sevinçlerimdir.

İlkimnaz’a hamileyken hiç düşündüğüm bir konu değildi sütümün olup olmayacağı. Olacaktı tabii ki anneydim aksi olur muydu? Ne olur ne olmaz diye almıştım yinede biberon malum sezaryen hemen süt gelmeye bilir diye.Kızım dünyaya geldi ilk sütünü emdi şükürler olsun.Sonrasında üç gün emzirdim ama vardı bir sıkıntı bebeğim uyumuyordu ağlıyordu bir sorun yoktu.Doktora götürdük yetmiyor dedi sütün bana mama lazım.Gece 3’te uyandırdım eşimi gitti bulduğu açık eczaneden bulduğu ilk mamayı aldı yaptı yedirdik ve mışıl mışıl uyuyan bir bebek.Mutluydum kızım doymuştu.Gündüz emziriyor arada aralarda da takviye mama vermeye başlamıştım .İşte o zaman bir şeyler değişmeye başladı.

Ne yazık ki öyle kırk gün loğusa pijamalarımla yatmadım.Ev dağılmış,bunun yeri burası değil,yemek yok derdiyle kalktım 4.gün yataktan.Zaten normalde de kendim için kahvaltı yemek hazırlayan bir insan olmadığım için gün içinde koşturma arasında iki lokma yerdim.O zaman başladı bir şeyler değişmeye. Daha çok başladım mama vermeye.Biberonu cuk cuk içerken memeyi kırk nazla sokar oldum azgına yorgunluk,beslenmeme,stres bir gün baktım ki süt gitmiş.

Anlamadım önce söyleyemediğime kimseye.Nasıl giderdi,neden,şimdi ne olacak sorularıyla beynim zonkladı kaç gün.Bir kaç gün sonra eşimle paylaştım ağlayarak. Her zamanki gibi destek oldu. Askerliğin verdiğiyle sonuca bakalım şimdi ne yapmalıyız dedi.Doktora gittiğimizde kilomuz iyiydi.Mama yiyorduk.Ama kızım daha küçüktü anne sütüne ihtiyacı vardı en az altı ay.Başladım bu sefer araştırmaya ne yapabilir ne içirebilirdim. İnternet’teki uzun araştırmalarım sonucu keçi sütünü buldum.O sırada bir tweet e denk geldim.Bir bayan anne sütü olduğunu verebileceğini Hatay’da olduğunu yazmıştı.O anki eşime süt buldum çığlığımı hiç unutmayız.Hemen cevap yazdık. Tabii ki neydi, bu anne sütü yani süt annelik hiçbir fikrimiz yoktu.Bu konuda bizi tanıştıran aracılık eden bayan sağ olsun her şeyi anlattı gerekli soruları karşılıklı olarak birbirimize iletti. Sonunda buluşmak için sözleştik.Ama İlkimnaz anne sütü içtiği için sütü kabul etmeye bilirdi. Aç götürdük ve bir biberon sıcak anne sütünü içti.Ve süt annemiz ağladı o an .İşte hayatımın dönüm noktası mucizemdi. Süt.Süt annemiz sağdıkça aldık sütleri poşet poşet maddi hiçbir çıkar olmadan verdi.Sadece sütünü değil sevgisinde verdi kızıma aile olduk kocaman.hakkını ödeyemem hiçbir zaman.

Ama işin benim tarafımdan başka durumlarda vardı bunu sadece yaşayan bilir. Allah’tan kimseye yaşatmasın.Vicdan azabım  vardı. Benim olması gereken bir şeyi başkasından alıyordum.O süt poşetlerini dolaba koyarken ağlayıp gülmek nedir siz biliyor musunuz? Yada sütler azaldıkça eliniz telefona gidip nasıl yazsam süt alabilir miyim diye düşünmek nedir?İnsanların aaaa emziremiyor musun? Bide başkasından mı süt alıyorsun diye başlayan kıran yaralayan cümleleri nasıl acıtıyor.En çokta emzirme önlüklerine özendim hep dışarıda özgürce emziren anneleri gördükçe akardı gözyaşlarım hep. Süt denince boğazım düğüm düğüm olur hep benim hala.

Yanlışlarım oldu mamaya başladım,emzirmeye önem vermedim,kendime ve beslenmeme dikkat etmedim…bu listem uzar gider.Ama sonunda kendimi affettim.

Ve Allah bana ikinci bir şans verdi oğlumla al dedi düzelt yanlışlarını emzir lohusalığını yaşa yaptığın hataları yapma.

Süt annelik nedir,bir süt nasıl  bağlar insanları onu öğrendik.

Haftaya çarşıya çıkacağım doktorum her şeye hazırlıklı olun dedi.Bir emzirme önlüğü alacağım önce hayalimi düşününce oğlumu emzirdiğimi özgürce.

Bu haftada bence en önemli konuyla geçti.Haftaya oğlumun yatağı beşiği ve alışverişi olacak.

Ve en önemlilerden biri kardeşle tanıştırma İlkimnaz’ı hastanede mi evde mi nasıl en uygun yer ve zaman bekleyin.

Öniz İşbilen

Reklamlar

Öniz’in Gebelik Günlüğü 29.Hafta

Standard

BU KADAR YAVAŞ MI GEÇİYORDU GÜNLER (29.HAFTA)

Hep böyle yavaş mı geçiyordu günler saatler?…Yoksa günde beş kere takvime saate baktığım için mi geçmiyor bana. Bir gün daha geçsin, oğlum bir gün daha büyüsün diye çırpınışlarım aslında. Belki de derinlerdeki her göz yaşımdaki vicdan azabım yada kendimi suçlu hissetmem mi nedeni. Yada eşimle konuşurken “bu kez içim rahat değil elimden geleni yapamadım mı” diye konuşarak başlayan ağlamalarla devam eden diyaloglarım mı….

11822709_976685325717720_6220608654153231237_n

Erdeğ’e doğru yola çıktık aniden aslında anidende değildi.Uzun konuşmalar sonucuydu.Korkum mu İlkimnaz’ın düzeninin bozulmasıydı hep olduğu gibi.Benimde yatıp dinlenip ona birinin bakmasıydı neden.Pazar babamız bizi yerleştirip çıktı yola eee malum izinler bitti iş başı zamanıydı onun için.Sabaha kötü başladık, tuvaletini kaçırmıştı kahvaltı etmedi.Öğlen uyudu öğleden sonra yine tuvaletini yapmayı reddediyordu babaannesine dokun durmuyordu bile ne yiyor, ne içiyor nede tuvaletini yapıyordu.Bu durum üç gün devam etti. Dışarıya mı çıkarmadık oyunlar mı, oyuncaklar mı nafile ben bırak yatmayı, bırak her an ayakta onunla uğraşan bir savaşçıydım adeta.Daha çok yorulduğum gerildiğim üç günü ettik.Apar topar geldik yine eve sabah anneanne evinde kalkıp çişini yaptı, yemeğini yedi.Adeta şoktaydık.Tepkisini net koymuştu ortaya, evde benimle kalmak istiyordu öyle çok üstüme de yapışmıyordu sessizce odasında oynuyor, yemeğini yiyor hatta evde artık tuvaleti gelince lazımlığına yapıp döküp geliyordu bile. Korktuğumuz başımıza gelmiş İlkimnaz alışmamış tam tersi bizi uyarmıştı.

11903701_980276908691895_2218609055712020595_n

Bu yolda ailece savaşmalıydık.

Yattığı yerde emir komuta veren,yapılanı da beğenmeyen bir kişi oldum bu hafta.Eşim ev işi yemek uğraştı.Bu hafta artık “erken gel ne yiyeceğiz” sorularını sormaya utanır hale geldim.Çok şükür bin şükür böyle eşe.Tabi bunlarla da kalmadım sürekli kötü düşünüp ağlama nöbetlerim de ekstraydı.

Ayrıca doktor kontrolümüzde vardı.NTS ve ciğer geliştirici iğnemizi de olduk.

Doğuma kadar yatışa devam.

11822865_979149458804640_6781974819912722571_n

Resim konusunda geri dönüşler aldım maalesef yorgunum bu sancılar ve ağrılar beni yoruyor. Gözlerimin altı mosmor dudaklarım sarkık, çökmüş bir haldeyim. Resim koyup ta sizleri korkutmak istemiyorum. Bol bol kızımın resimlerini koyuyorum babasıyla mutlular geziyorlar, denize gidiyorlar…

Sizde yazın bana dertleşelim konuşalım…

Öniz İşbilen

Öniz’in Gebelik Günlüğü 26. Hafta

Standard

ANNESİNİZ VE HAMİLESİNİZ PEKİ HAYAT NASIL?(26.HAFTA)

11796260_970730996313153_1831708834558549963_n

Bazen aileler çocuklarından daha çok korkar.Bizim tuvalet eğitiminde olduğu gibi.Başta amacımız sadece denemeydi açıkçası İlkimnaz’ın bu kadar alışacağını düşünmemiştim.Hep korkmuştum ya yanlış zaman ya geri teperse diye.Tabi daha 26 aylık onunda çekincesi vardı.Ama kızım beklenenden fazlasını yaptı ve biz tuvalet eğitimini bir haftada tamamladık.

Bu işin tabi güzel kısmı.Hamileyim,kocaman karnımla her an al kucağına kaldır iki dakikada bir başında beklerken ağrısın belin, otur yere bu sefer kalkarken zorlan,sıcaklar desen oturduğum yerde terliyorum saniyede duştayım yada denizde…

Kimse işin bu tarafını görmüyor tabi.Tamam hamilesin eyvallah ama bir evin bir eşin birde kızın var hayat devam ediyor ve sen sırf hamilesin diye bunları ihmal edemezsin. İlkimnaz’ı kucağımda sokakta yürürken çok taşıyamıyorum ama her bana gelip al dediğinde alıyorum. Bu örneklerden sadece biri. İki gündür hava berbat sıcak İlkimnaz’ında düzeni kaydı ne uyku ne yemek ne mutluluk her şeye isyan eden bir bebe oldu çıktı tabi benimde sinirlerim gergin zaten sıcak.Hakkını yemem asla eşim her konuda destek bana isyan geldiği an İlkimnaz’ı alıp götürür o kucaklar tuvalete taşır yıkar boş ver bugünde tost yapalım der….En büyük destekçim.Bu sıcak günlerde yıllık izinde olması da süper akşamüstü pır denize koşuyoruz ailecek.Serinlemek herkese iyi geliyor.

Bu arada ülke karışık her gün şehit haberleri,ekonominin belirsiz gidişatı,kurulamayan koalisyon…Babamızı da izinden çağırdılar ben bütün gün ağladım durdum.Bin tane senaryo kurdum kafamda ki bunların hepsi ne yazık ki yaşanan olaylar.Asker eşi olarak her an korkuyla burun burunasın ve annesin çocukların için endişelisin. Bugünde birşey olmadı deyip ekranda gördüğün aileler için üzülüyorsun.Keyfimiz pek yok ne yazık ki bekliyoruz belirsizlikler içinde ülkede….

11745344_970220843030835_6359170934784672187_n

Normalde 37 olan ayaklarım o kadar şişti ki ne yazık ki 39-40 arası terlik giyiyorum. Bileklerimle beraber ayaklarım boğum boğum.Test sonuçlarında bir anormallik yok çok ayakta durmaktan ve ayaklarımı otururken yada yatarken yükseğe koymamaktan sebep.

Midem mi onun yanması zaten artık rutin olan bir şey az ve sık yemek ekşili asitli acılı yememeye çalışmak çok fazla öne eğilmemek ve rennie çözümü onunda.

Yanı sonuç olarak her şeyin nedeni ve çaresi var siz yeter ki yapmak için zaman yaratın.

Öniz İşbilen

Öniz’in Gebelik Günlüğü 24. Hafta

Standard

BİRKEN İKİ OLACAKSA (24.HAFTA)

11745600_963856250333961_1984016638535929927_n (1)

İlk defa bebeğinizle yalnız kaldığınız da  zamanı hatırlayın.Ne kadar da zorlu yollardı.Her biri birbirinden güzel özel anlar ayrıca.

Genç bir kızken sevdiğiniz insanla yuva kurdunuz.Beraber bir yaşam inşa ettiniz ilmek ilmek her gün emekle.Güldünüz,bağırdınız,ağladınız…

Neler yaşamadınız ki birlikte.Sonra bir bebek katıldı aranıza. Hayatınız yeniden başladı.Düzenler,planlar,hayaller,umutlar yeniden şekillendi onunla her şey yeni düzenini aldı.Ona göre  gezmeler,planlar,yemekler…

Şimdide yeni bir bebek katılacak ailemize mevcut düzenimize yeni bir düzen dört kişilik aile olacağız biz. İki buçuk yaşında kardeşiyle birlikte büyüyecek oğlum. Kızımda onunla büyüyecek neler öğrenecek neler paylaşacak…

Şimdi en eğlenceli rahat bölümü aslında doğmadan odası,kıyafetleri,oyuncakları hazırlamak.Ama en önemlisi doğduktan sonra başlıyor macera. Macera diyorum çünkü dinlediğim ve duyduğum hikayeler var.

Herkes için ayrı macera.Kızım için o sokakta bebek dediği sevdiği bebeklerden biri evde olacak annesini babasını hayatını paylaşacak bakalım o kadarda sevimli olabilecek mi? Benim için en zoru belkide. Açıkçası korkmuyor değilim biraz. Nasıl olacak nasıl davranacağım nasıl düzen kuracağım İlkimnaz’ı ya eksik bırakırsam ya yetemezsem….

Bu binlerce sorunun içindeyim aslında beynimde. Oğluma bakarken kızımı da arkada bırakmak istemiyorum. Onunda hayatına bir ablalık yükleyip ezilsin istemiyorum. En zoru da bu olsa gerek.

11241939_961704043882515_8689462386911040503_n

Daha doğmadan ayrım yapmamaya çalışıyorum. Kızımın ilk kıyafetlerini İnternetten almıştım. Duyduğum bir marka o zaman cinsiyetini öğrenmemiştik maviler,pembeler aldım. Oğlum içinde alıyorum yine internetten ama hep aklımda o marka var kızıma ilk onları aldım ya…

Şanslıyım ki aynı markayı buldum oğlum içinde aldım.İçimden derin bir ohh çektim. Ayrımcılık yapmamıştım işte.İlk sınavı vermiştim kendimce.

Kızıma almadığım yapmadığım hiçbir şeyi ona yapmamaya çalışıyorum.Şanslı bir bebek ki her şeyi var kızımdan çevremden sağ olsunlar çok masrafım olmadı büyük şeylerden İlkim’de kendi dolabından yatağından etmedik. Kızımla daha çok vakit geçirmeye çalışıyorum bu ara. Sık sık kucağıma alıyorum. Kardeşiyle sorun olmasın diye biberonu bırakmıştık iki ay önce şimdi sıra BENİM EN BÜYÜK KORKUMDA tuvalet eğitimi babamızın da yıllık izini dolayısıyla deneyeceğiz kardeşi gelmeden.

Bazıları bendekinin deli cesareti olduğunu söylüyor. Doğru azıcık çatlağım. Evet beni zor bir kış bekliyor biliyorum ama bunun sonrasında bir ömür kardeşiyle nice mutlu anları olacak ve ben onlara büyüdükçe küçükken yaptıklarını anlatıp beraber güleceğiz. İşte bunu düşününce rahatlıyorum. Anneler süpermenlerdir unutmayalım.

Öniz’in Gebelik Günlüğü 11/12/13. Haftalar

Standard

11.HAFTADAN  MERHABA

Haftalar haftaları kovalarken günler uzarken havalar ısınmışken göbeğim büyümeye devam ediyor. Malumunuz geçen haftayı gayet sulu geçirdikten sonra bu hafta haftalık kontrolümüz için doktorumuzun yolunu tuttuk ailecek. Her zamanki gibi yine rutin olarak kilo ve tansiyon ölçümlerim yapıldı. Bir kilo daha vermişim. Bu hamilelikler bana yarıyor, her seferinde kendi kilomdan veriyorum. Tansiyonda gayet normaldi. Ultrasona geldi sıra bu hafta daha detaylı bir ultrason incelemesi olacaktı. Çünkü miniğimizin artık organları tamamen oluşmuştu. Artık yüzünü de görebilecektim. Hamile yada anne olmayan birine iki eli iki ayağı, bak beyin çizgisi var, cümleleri çoğu zaman komik ve gereksiz gelir ama bizler için bunları duymak derin bir rahatlamaya dönüşür. Miniğimizin ellerini, ayaklarını, başını, burnunu gördük. Hokka burunlum benim 🙂 Veee eşimin her zamanki gibi merakla doktorumuza bakıp, cinsiyet sorusunun cevabını bekleyişi. Tabi ki doktorumuz her zaman ki gibi daha erken olduğunu ancak içine doğanı bizimle paylaştı, tam olarak cinsiyeti öğrenmemiz 17. haftada olacak. 11.ve 14. Haftalar arasında yapılan ikili tarama testimizde yapıldı.Toplumda ense kalınlığı testi olarakta bilinir. Bu testin amacı bazı fetal anormalliklerin örneğim; down sendromu olma riskini hesaplar. Bunun için detaylı bir ultrasonagorafik inceleme ve anneden alınan kan örneği yeterlidir. Bir hafta sonra sonucu alabilirsiniz. Hazır kan verirken doktorumun isteği üzerine kan ve idrar verdik yine. Bu hafta ilacımız da değişti doktorum benim için vitamin ve minerallerden oluşan DECAVİT PRONATAL verdi. Sabahları tok karnına bir adet.Bir sonra ki kontrolümüz bir ay sonra. Tabi ki bu zaman zarfında inşallah kötü herhangi bir şey olmazsa. Haftaya ikili tarama testimin sonucu ve çok merak edilen hamilelerde saç boyamayla ilgili bir yazı sizleri bekliyor olacak.

HAMİLEYSEK PASPAL MI GEZELİM YANİ (12.hafta) 1779_484595581593366_1678279980_n

Aslında ne zordur bir bilseniz şu hamilelerin işi. Karnınız şişmekte sivilceler yüzünüzde şişen ayaklar eller dibi çıkmış saclar… Hamileyken en çok merak edilen sorular arasındadır bakım aslında. Her hamile daha güzel hissetmek ister. Zaten bir bebeği taşıdığınız için yeterince güzelsinizdir, ama yinede o öz güven, o aynaya baktığında görüntüden hoşnutluk var ya o başkadır. En çok sorulanlardan biride saç boyamadır. Ne yazık ki günümüzde öyle çok yok doğal saç renkli. Hamilelikle birlikte dipler çıkmaya başlar aynaya baktıkça rahatsız olursunuz. Peki nedir bu sorunun cevabı. Tabi ki kişide kişiye değişir. Ama değişmeyecek bir şey 12 haftadan önce saç boyanmaz. 65236_509244522461805_941442588_n Peki ya sonra? Ben kızımda yaptığım ve şimdi ki hamileliğimde de uygulayacağım doktorum ve kuaförüm tarafından onaylanmış bir yöntemi size anlatacağım. Benim asıl saç rengim kumral ama genelde saç rengim sarıdır. Doğal olarak dipler çıktıkça hoş bir görüntü olmuyor. Bu yüzden 12 haftadan sonra diplerimi ellemeden, boya sürmeden kalan saçlarımı kendi dip rengine yani kendi saçımın rengine boyatmaya başladım. Tabı ki bu en başta o kötü dip rengini kapattı. Sonrasında diplere boya değmediği için bebeğe de en az zarar verdi. Tabi ki boyanın da bitkisel olması önemli. Böyle bir yöntemle gayet mutlu oldum. Tabi ki bu benim yöntemimdi ve sizlere önerim en doğru karar sizindir. Gelelim miniğimize, artık boyumuz 57 santim ve 7 gram ağırlığındayız. Daha rahat geçiyor günlerim bulantılarım azaldı. Ama şimdi de baş ağrılarım olmaya başladı tabi ki bunlar hamileliğe bağlı ağrılar. Bu hafta artık miniğimiz yutmayı öğrendi arada hıçkırık tutuyor. Ve parmak da emmeye başladı. Bu haftalar bizim için gayet hızlı ve hareketli geçiyor. Kızımızın iki yaş doğum günü hazırlıkları, kuzenimin düğün telaşı… Zaman hızla geçiyor miniğimizin hayaliyle her geçen gün daha da heyecanlanıyoruz. Ve onu sabırsızlıkla bekliyoruz…

BİRAZ NEFES ALMA VAKTİ GELMİŞSE (13.hafta)

Dolu dolu geçen, bol hareketli, mutlu, temizlikle iç içe bir haftayı daha geride bıraktım. Kızımın doğum günü telaşı, evdeki temizlik, kuzenimin yaklaşan düğünü… 11062864_924018477651072_7767999889025360933_n Normalde 22 mayıs olan kızımın doğum gününü 2 mayısa aldık. Hem 3 günlük tatil hem babaannenin ve amcanın şehir dışından gelmesi için dedemizin gemiye gitmeden yanımızda olması için. Amaç başta 2 yaş için fotoğraf çekimiydi ama hazır bu kadar hazırlanmışken evde de küçük aile arasında kutlama yapalım dedik. Demese miydik gibi olmadım değil aslında. Çünkü hazırlıklar, temizlik, yemekler…. Hem bir çocuklu hemde hamile bir anne için zor oluyor. Ama tabi ki ben hamileyim yapamam edemem diyenlerden olmadım. Allah büyük dert hastalık vermedikten sonra her şeyin üstesinden gelinebilir. Tabi ki günün sonunda her şeyi kendinizin başarmasının haklı gururunu yaşamak var. Bir hafta öncesinden başladım listelere neler alınacak yapılacak…. Önce evin parkeden perdeye her yerini temizlemek şart. Misafir gelecek. Hemde kayınvalide öyle olur mu. Hamilesin sen demesine bakmadan eşimin onunda sonsuz yardımlarıyla her gün bir oda planıyla ev temizliği bitti. Sıra geldi doğum günü hazırlıklarına. Elbisemiz vardı altına ayakkabı ve çorap aldık kızım için ona uygun eşimin ve benim .elbise ve gömlek kombinleri oldu. Doğum günü için magnet, hediye çikolatalar, peçete sargısı, kürdanlık gibi küçük ama şık ayrıntılar tasarlandı ve siparişi verildi. Pastamız ve muffınlerimiz için çok sevdiğim işine güvendiğim bir arkadaşım kızım için özel pasta ve muffınler hazırladı. Bunları fotoğraf çekiminde de kullandık. Yanında da babaannemizin yaptığı küçük ikramlar. Doğum günü önce ailecek hep birlikte fotoğraf çekimimizi yaptık sonrasında da evdeki kutlamamız. Her şey çok güzel oldu. Günün sonunda mutfakta eşimle oldu ya çok ta güzel oldu dedik. Demek ki neymiş insan planlı programlı ve isleri doktorumun da hep dediği gibi yavaş yavaş çok sık dinlenerek yaparsak altından kalkamayacağımız şey yok. Günün sonunda övgüleri almakta benim için motive kaynağı oldu. Bekleyin beni sırada miniğim için baby shower var 🙂 Tabi ki temizlikte atlanmaması gereken normalde de çok dikkat etmemiz gereken kurallar var. Kimyasal maddeler bebeğiniz için toksit etkili olabilir. Bunun için havalandırma önemlidir. Temizlik yaparken asla klorak gibi maddeler başka maddelerle karıştırılmamalı ve solunulmamalıdır. Mutlaka temizlik yaptığınız yeri havalandırmalısınız. Sık sık oturup dinlenmelisiniz. Sandalye merdiven gibi düşme riski yüksek yerlere tek çıkmamalısınız ama benim gibi tez canlıysanız kendinizi mutlaka sağlama almalısınız. Kaş yaparken göz çıkmasın sonra. Bu hafta ayrıca birde kuzenimin düğünü var. Eskiden olan hiç bir elbisem şuan göbeğim yüzünden olmuyor. Bu göbişi sığdırma çalışmaları ve ayrıcada şık görünme çabaları içindeyim. Bakalım ne giymişim ne almışım nasıl bir çözüm bulmuşum sizlerle haftaya paylaşırım. Hamilelik nasıl gidiyor derseniz böyle bir haftaya rağmen gayet iyiyiz. Miniğim bu süreçte beni hiç zorlamadı. Zaten 13.hafta itibariyle genelde hamileliğin en güzel zamanı derler. 10923325_924723420913911_8668950133935292360_n Bu haftalarda herkes yediklerime dikkat kesilir oldu. Malum herkeste bir cinsiyet merakı. Tahminler rüyada görmeler başladı. Eşim ve kayınvalidemin tahminleri var. Bende merak ediyorum tabi ki ama benim içime doğan yada gördüğüm bir rüya yok en iyi cevap doktorumun cevabı bunun için 18 mayısı bekliyoruz. Geçen sefer kızım için kuzenlerimle hıdrellezde dilek dilemiştik. Doktor kontrolümüzde totem yapmıştık. Ve sonuç istediğimiz gibi olmuştu. Bakalım bu sefer neler olacak…

Öniz İşbilen

Uyku Eğitimi’nden Sonra

Standard

image

Sizlere daha önce Aras’a verdiğim uyku eğitimi ve memeden kesme sürecimizi paylaşmıştım. Yazıya buradan ulaşabilirsiniz.

En çok zorlanacağım konuların başında memeden kesme ve uyku eğitimi geliyordu. Ama uygun zamanı kollayıp kararlılıkla bir yerden başlayınca korkumun çok yersiz olduğunu anladım.

Aras uyku eğitiminden önce gece 00:30 civarı ayakta sallanarak uyuyor, hala meme emdiği için geceleri en az üç kere uyanıyor ve sabahları da (öğlende diyebiliriz) 11:00’da uyanıyordu. Biz bu durumdan oldukça rahatsızdık fakat cesaret edip eğitim vermeyi hep erteliyorduk. Aslında evliliğimiz ve sosyalleşmemiz için bunun çok gerekli olduğunu unutmuşuz.

Uyku eğitiminden sonra artık Aras gece 21.00 en geç 22.00’da uyumuş oluyor. Deliksiz uyuyor ve sabah 08:00’da uyanıyor.

Aras’ın erken uyumasıyla eşimle daha kaliteli zaman geçirebiliyoruz. Film izleyip sohbet etme fırsatımız oluyor. Memeyide bırakınca gönül rahatlığıyla anneannesine bırakıp biz sosyal yaşama ayak uydurabiliyoruz.

Çocuklarımız bizim herşeyimiz bu asla değişmez kural, fakat anne-babaların da özgür ve sosyal olmaya ihtiyaçları var. Hem kendi psikolojimiz için hemde çocuğumuzla daha güzel vakit geçirebilmek için annelerin kendine zaman ayırması gerektiğini düşünüyorum.

Öncesi ve sonrası diye karşılaştırma yaptığımda bunca zaman bu eğitimi vermemiş olduğum için kızıyorum kendime. Şuan oda bende sabahları daha zinde ve mutlu uyanıyoruz, birlikte kahvaltı yapıp hava güzelse dışarı çıkıyoruz, değilse evde çeşitli aktiviteler yapıp çok güzel zamanlar geçiriyoruz. Geceleri erkenden uyuyunca kendime ve eşime ayıracak bolca vaktim oluyor.

Dilerim bu deneyimim birçok anneye ışık olur…

Mutlu anneler mutlu bebekler 🙂

Sevgiler

ÇOCUKLAR İÇİN KURAL-SINIR VE ÖDÜL-CEZA YÖNTEMLERİ

Standard

ceza3

Her anne babanın hedefi kurallara uyan, toplum içinde uygun davranışlar sergileyen çocuk yetiştirmektir. Bu nedenle çocuğa uyması için birçok kural konur; ama bu kuralların neden konduğu, kurallara ne şekilde uyulacağı, uyulmazsa karşılaşacağı yaptırımlar çoğunlukla açıkça belirtilmez. Buna rağmen kurala uymayan çocuk cezalandırılır. Çocuk neden dolayı ceza aldığını anlamazsa, ya da bu durum ona açıklanmazsa da cezaya karşı gelir ve davranış problemleri sergilemeye başlar.
İşte tüm bu yanlış anlamaları ortadan kaldırmak adına, çocuğa kural koyarken dikkat etmemiz gereken bazı noktalar vardır.
Uygulanacak kural aile bireyleri tarafından ortak belirlenmelidir.

Anne, baba ve diğer aile bireyleri kural koyma ve uygulama konusunda tutarlı olmalıdır.
Belirlenen kurala öncelikle kuralı koyan kişi uymalıdır. Örneğin çocuğa yatmadan önce dişlerini fırçalamasını söyleyen bir anne, bunu kendisi yapmıyorsa, çocuğun bu davranışı sergilemesi beklenemez. Çünkü çocuklar çoğunlukla model alarak öğrenirler.

Kurallara uyma düzenine göre verilecek ödüller titizlikle belirlenmelidir. Yapılan her olumlu davranıştan sonra ödül vermek, verilen ödülün değerini azaltır. Alkışlama, aferin deme, saçını okşama gibi sosyal ödüllerin sıkça verilmesinde bir sakınca yoktur. Ancak; yemeğe götürme, oyuncak alma gibi maddi ödüller sık sık verilmemeli, çocuğun bu ödülleri alması için zaman konulmalıdır. Örneğin bir hafta boyunca akşam yemeğinde sofraya oturup yemek yiyen bir çocuğu, hafta sonu yemeğe götürerek ödüllendirmek doğrudur; ama her akşam yemekten sonra ona çikolata vermek doğru değildir.

ceza

Ödül gibi cezalar da çok önemlidir. Uygun bir ödüllendirme modeli geliştirmiş bir aile, aslında cezaya pek ihtiyaç duymaz. Zaten mümkün olduğunca ceza kullanılmamalıdır. Yanlış yöntemlerle kullanılan cezanın olumsuz etkileri çocuktan uzun süre silinmez.

İlla ceza kullanılacaksa, cezanın sınırları iyi belirlenmelidir. Bir yasaklar tablosu oluşturulmalı, bu yasaklara uyulmadığı taktirde verilecek cezalar açıkça belirtilmeli ve uygulanmalıdır. Anne kendi verdiği cezayı affetmemeli, ya da annenin verdiği ceza baba tarafında kaldırılmamalıdır.

Çocuğa verilen cezalarda adaletli olmak da çok önemlidir. Çocuk yaptığı hatalı davranışın çok çok üstünde bir ceza ile karşılaşırsa hem adalet duygusu sarsılır hem de anne babasına karşı öfkesi artar.

Çocuğun davranışlarını sebepsizce sınırlamak da doğru değildir. Bu, özellikle küçük çocuklarda gözlenen bir durumdur. 1-3 yaş arasındaki çocuklar çevreyi keşfetme çabası içinde oldukları için, her şeye bakmak, her yere gitmek isterler. Genelde anne babalarda onların her yaptıklarına hayır yapma, alma, gitme gibi tepkiler verip, onları durdurmaya çalışırlar. Ama çoğu zaman bu çabaları işe yaramaz.

Hem anne baba hem de çocuk için yıpratıcı olan bu süreci yaşamak yerine, yaşı ne olursa olsun çocuğa yapmaması gereken davranışın nedenleri ve sonuçları açıklanmalıdır. Örneğin; ısrarla ocakta kaynayan tencereye bakmak isteyen çocuğu nedensiz olarak ocaktan uzaklaştırmak yerine, anne çocuğu kucağına alıp pişen yemeği göstermeli, böylece merakını gidermelidir. Ayrıca bunu kendi başına yapmaması gerektiğini özellikle vurgulamalı, her merak ettiğinde kendisinin ona yardımcı olacağını söyleyerek ona güven vermelidir.

Anne babalar çocuklarına özellikle sosyal davranışlar ile ilgili kural koyarlar. Birinden bir şey aldıklarında teşekkür etmeleri, yemekten sonra eline sağlık demeleri sıkı sıkı tembihlenir. Ama bazen anne babalar sıkıca tembihledikleri bu kurallara kendileri uymazlar. Çocuklar çok iyi gözlemcidir. Kendisine konulan kurala anne babasının uymadığını gören çocuk, hem bu kurala hem de bundan sonra konulacak diğer kurallara uymayacaktır. Kurallar sadece çocuklar için değil, anne babalar için de geçerli olmalıdır.

Kuralların sayısı ve içeriği de doğru belirlenmelidir. Kurallı aile olmak adına çocuk çok sıkılmamalıdır. Kuralsızlık kadar fazla kural koymak da doğru değildir.

Çocuğa konulan kurallar konusunda diğer aile bireyleri de bilgilendirilmelidir. Bu konuda özellikle büyük anne ve büyük babalar ile çatışmalar yaşanmaktadır. Bu çatışmaları en aza indirmek adına aile büyüklerine kurallar, ödül ve cezalar ile ilgili bilgi verilmeli; anne babalar ile tutarlı davranmaları konusunda uyarılmalıdır. Aksi halde çocuklar her bireye göre faklı davranış geliştirecek, onların tutum ve davranışlarını kendi lehlerine kullanacaklardır.

Bu durum ilerde çocuğun okul yaşantısını da olumsuz etkileyebilir. Evde farklı, okulda farklı davranışlar sergileyebilir, okul kurallarına uymakta zorlandığı için uyum ve davranış problemleri oluşabilir.

Şunun altını önemle çizmek gerekir. Kurallar sadece çocuklar için geçerli değildir. Aile içinde kural belirlemek ve uygulamak demokratik bir süreç olmalı, herkes için eşit ölçülerde uygulanmalıdır.
Sınırları doğru belirlendiği taktirde, çocukların da kural koymasına ve koyduğu kuralları denetlemesine fırsat verilmelidir. Bu, çocuğun sosyal gelişimi, kişilik ve öz güven gelişimi için oldukça önemlidir.

Emine Ergün

Çocuk Gelişimi Uzmanı

http://www.emineergun.com.tr

https://www.facebook.com/CGEUzmaniEmineErgun?fref=ts

Çocuk Gelişimi Uzmanı Emine Ergün’den 2 Yaş Sendromu ve Özellikleri

Standard

anne_ve_babalar_bu_sendroma_dikkat13920230310_h1125998

2 YAŞ SENDROMU VE ÖZELLİKLERİ

Çocuklar dünyaya geldikleri ilk andan itibaren anne baba bakımına muhtaçtırlar. Temel ihtiyaçları anne babaları ya da bakıcıları tarafından karşılanır. Genel gelişim özellikleri gereği bağımsız iş yapabilme ve kendini ifade edebilme becerisi kazanana kadar devam eden bu süreçte ciddi sorunlar yaşanmaz.

Ancak 2 yaş dönemi bu anlamda bir dönüm noktası niteliğindedir. Çünkü 2 yaşına gelmiş olan çocuk artık pek çok alanda kendini özgür hissediyor ve bu özgürlüğünü de sonuna kadar kullanmak istiyordur. İşte bu noktada çocuğu bu talebi ile anne babaların tepkileri çakışır ve “2 yaş sendromu” denilen dönem ortaya çıkar.

Aslında her çocuk 2 yaş sendromu yaşar diye bir kural yoktur. Her çocuk bu gelişimsel dönemden geçer fakat kimi çocuk bunu hafif şiddetli atlatır, kimi çocuk da sendrom niteliğinde atlatır. Bunun en büyük sebebi de anne baba tutumlarıdır.

Anne babaların bu dönemde çocuklarla girdikleri güç mücadelesi ve inatlaşma çocukların bu dönemi şiddetli geçirmesinin en önemli etkenlerinden biridir.

2 yaş sendromunda çocukta şu özellikler vardır:

  • Çocuk her şeyi ister ama aslında hiçbirşeyi de istemez
  • Genellikle anne babasının tersi düşünceyi savunur
  • Ağlama krizleri vardır
  • İsteklerini ağlayarak ifade eder
  • Her şeyi kendisi yapmak ister, yardım kabul etmez
  • Yaşıtlarıyla da pek anlaşamaz
  • Evde ve ev dışı ortamlarda uyumsuz davranışlar sergiler
  • Vurma, ısırma gibi davranışlar sergileyebilir
  • Kural ve sınır tanımaz
  • inatçıdırlar

Anne babalara öneriler:

  • Bu davranışların gelişimsel bir dönemden kaynaklandığını bilerek sakin ve sabırlı olmaya çalışın
  • Davranışlarınızda tutarlı olun, bugün izin verdiğiniz şeye yarın izin vermemeniz çocuğunuzu öfkelendirecek ve olumsuz davranışları artacaktır.
  • Anne baba olarak da birbiriniz ile tutarlı olun
  • Çocuğunuzdan beklentileriniz üst düzey olmasın, o daha bir çocuk
  • Uymasını istediğiniz kuralların sınırlarını ona siz çizin, kendiliğinden sizin istediğiniz gibi davranmasını beklemeyin, ona model olun
  • Çocuğunuzun inadını inat ile çözmezsiniz. Bu sadece işleri çıkmaza sürükler ve aranızdaki iletişim ve ilişki zarar görür
  • Çocuğunuzu başkaları ile kıyaslamayın
  • Ona davranışları için yaptırım uygularken adaletli olun. Yaptığı davranıştan daha büyük bir ceza vermeyin
  • Vurma, ısırma gibi davranışlarına karşılık olarak gülmeyin ya da siz de ona vurmayın. Bu, davranışın pekişmesine sebep olur.
  • Çocuğunuzla konuşun. Çocuklar dünyaya geldikleri ilk andan itibaren bizi duyar ve anlarlar. Ondan ne beklediğinizi, ne istediğinizi, olumsuz davranışlarını neden onaylamadığınız, doğruyu yanlışı anlatın.

Emine Ergün

Çocuk Gelişimi Uzmanı

http://www.emineergun.com.tr

https://www.facebook.com/CGEUzmaniEmineErgun?fref=ts

18. Aya Dikkat!

Standard

Happy-Baby-PhotoBebeğinizin gelişim özelliklerini ay ay bilip takip ediyor musunuz?
Uzmanlar bu takiplerde en önemli ayın 18.ay olduğu konusunda birleşiyor. Zira 18 aylık olan bir bebeğiniz hala birkaç kelime konuşamıyor, göz teması kuramıyor ve seslenildiği zaman bakmıyorsa otizmden şüphelenmek gerekiyor.
Her 150 kişiden birinin otistik olduğu ülkemizde genellikle anne babalar ‘’Ben de geç konuşmuşum’’ veya ‘’Annesi de küçükken böyleymiş’’ gibi bahanelerin ardına sığınarak bu sorunu öteleme eğilimine giriyorlar. Oysa gelişimsel yetersizlik ve nörolojik bir bozukluk olan otizmin, ilk iki yıl içinde belirtileri ortaya çıkıyor. Diğer çocuklara göre daha az gülen, göz teması kuramayan, dil gelişiminde problem yaşayan çocuklar bu tehlike ile karşı karşıya olabilir. Eğer çocuğunuz iki yaşına ulaşmış ve hala 10 kelime söyleyemeyip, 50’ye yakın kelimeyi anlayamıyorsa da bebeğinizi bir uzman doktora götürüp otizm açısından testlere tabii tutmanız gerekiyor.
Araştırmalar otizmin erkek çocuklarda kızlara oranla 3-4 kat daha sık görüldüğü sonucunu ortaya koyuyor. Otizmin kesin bir tedavisi yok elbette ama erken teşhis sayesinde otizm ile birlikte görülebilen dikkat eksikliği, aşırı hareketlilik, takıntılı davranışlar gibi problemlerin tedavisi mümkün olabiliyor.

Çocuğunuzda anormal gördüğünüz bazı davranışlar gözlemliyorsanız doktorunuza danışmaktan kaçınmayın.

 

Sevgiler

Toplandık, Taşındık ve Yerleştik Peki Ya Çocuklar?

Standard

moving2”Taşınmak” kelimesi kulağa ne kadar da korkunç geliyor değil mi? Birde küçük bir afacanınız varsa bu işin üstesinden gelemeyeceksiniz gibi duruyor.

Biz 17 Eylül 2011 tarihinde evlenip  Başakşehir’e taşındık. Her insan ev sahibi olacak diye bir kural yok, kiracıyız. Belli bir süre orada oturacak daha sonra taşınmak durumundaydık ve o zaman geldi çattı. Taşınmaya karar verdik. Peki nasıl olacak? Koca ev nasıl toplanacak? Her şeyden önce Aras’la nasıl ilgileneceğim?

Bu taşınma sürecinde şu mama sandalyelerini icat edenlere bol bol dua ettim 🙂 çünkü o benim en iyi kurtarıcım oldu. Eşya toplayacağım zaman Aras’ı ona oturtup toplayacağım odaya götürdüm. Eline sevdiği yiyecekleri ve oyuncakları vererek oyalamaya çalıştım. Yeri geldi bu durumdan sıkıldı (haklı olarak) yeri geldi bana çok yardımcı oldu.” Küçük aklı ermez” demeyin! Onlar o kadar zeki ki, akılları her şeyi anlamaya yetiyor.

Aras’ı bırakabileceğim yerlerde vardı tabii ama hala emzirdiğim den durmayacağını bildiğim için ne kendimi, nede yakınlarımı bu riske atmak istemedim. Yaklaşık 1 ay çok sıkıntılı zamanlar geçirdik, Aras’la kaliteli zaman geçiremedik fakat şuan bütün işlerimiz bitti artık bol bol birlikteyiz 🙂

Taşınırken ev işlerine kendinizi kaptırmayın ve çocuğunuza da zaman ayırın… Bunun ne kadar zor olduğunu deneyip gördüm. Gerçekten taşınmak hiç kolay değilmiş, birde çocuk olunca hiç hiç kolay değil…

Ne diyelim içinizde bizim gibi ev değişikliği yapacak olanlar varsa şimdiden kolay gelsin 🙂

 

Sevgiler