Tag Archives: normal doğum

Öniz’in Gebelik Günlüğü 32. ve 33. Haftalar

Standard

SON DÜZLÜKTEYİM (32.VE 33.HAFTA)

IMG-20150907-WA0013

Hepimiz en az bir kez izlemişizdir koşu yarışlarını. Atletler çıkar başlarlar öncesinde kendi tempolarında sakince koşarlar bizde bir panik ne rahat bak yenemeyecek yetişemeyecek diye hayıflanır dururuz. Sonra yarışın bitimine 100 metre kala başlarlar tempo artırmaya ve yarışı kazanırlar. Hamilelikte böyle aslında son ay son haftalar birden bir telaş heyecan koşturmayla başlar iyide olur aslında çünkü o günler normalde geçmek bilmez.

Son dört haftadayız. Haftaların değil günlerin sayıldığı zamanlardayız.

Screenshot_2015-09-14-14-43-29-1 (1)

Geçen hafta çarşı işini halletmiştik ama asıl olay yıka ütüle ve yerleştir bölümü. Hepsi yıkandı ütülendi yerleşti dolaba. Hafta sonumuz ailecek çamaşır makinesi ve ütü arasında geçti. Tabii her zaman olduğu gibi bir iki parça eksikte çıktı alınacak.

Bende de birkaç değişiklik var bu haftalarda. Ellerim ve ayaklarım uyuşuyor. Artık gece kesintisiz uyuyamıyorum sağdan sola dönerken bile sıkıntı. Geçen gün banyoda kaldım kalkamıyorum eşim olmasa akşama kadar oradayım. Bu yüzden bu haftalarda yalnız pek dışarı çıkmayın,duşa girmeyin.

IMG-20150911-WA0008

Her şey güzel giderken benim kızım gece yatıp sabah kalkarken birden gecenin körü uyanıp annneeee ,anneee gelll diye uyanmalara başladı. Ya yanımıza gelip yatıyor yada illa ben onun odasında yatacağım.Zaten bölük pörçük olan gece uykum en aza indi. Geçen gün eşime uykum var diye ağlıyordum.

Screenshot_2015-09-14-14-43-19-1

Geçen hafta sonu yorulunca bu hafta sonu dinlendik. Denize gittik. EEE sonrası bayram ve korkulu rüyam ev temizliği değişimi zamanı geliyor. Odalara girdikçe öylemi koysam böylemi yapsam nereyi nasıl temizlesem diye düşünürken buluyorum kendimi. Salon ve yatak odası şekil değiştirecek. Doğumdan sonrası için ev hazırlanacak. Öyle temizlikçinin yapacağı işler değil. Yapsa da zaten ben üstünden bir kere daha geçerim. Bu süreci hiç sevmeyen eşimdir. Haklı tabi adam bin kere yedek çarşaflar burada, havlular iki güne değiştir, birkaç günlük dolapta yapılıp bekleyen yemek sırası… liste uzayıp gidiyor. Ben yatarken aman her şey aynı düzen de gitsin.

Bu hafta kızımla kendim birkaç fotoğraf çalışması yaptık evde telefonumla onları da paylaşacağım sizlerle bu hafta.

Yarın doktor kontrolümüz var son kontroller. Artık hastane, doğum şekli, tarih gibi detaylar netleşmeli bu zamanda. Kafanızdaki soruları doktorunuzla ve hastaneyle görüşmelisiniz. Kalacağınız oda, süsleme, fotoğraf çekimi, hastane fiyatı gibi bir çok detay var. Önceden araştırıp öğrenirseniz içiniz rahat olur ve zaman geldiğinde çok terslik yaşamazsınız. Bizde hastanemizi gezdik, fiyatımızı bu fiyata neler dahil olduğunu örgendik. Baştan beri sezaryen isteğim hala devam ediyor. Yaklaşık olarak doktorumuz bu son kontrolde bir tarih verecek.

Bu konuda da çok şey konuşuluyor bence bu kararı doktor ve anne adayı beraber vermeli. Bence normal doğum yapan bir anne sezaryen yapan bir anneden daha çok anne değil. Ama ne yazık ki toplum bu konuda her zaman ki gibi susmuyor.

IMG-20150911-WA0007

Annelik öyle çektiğin sancıyla bunun saatiyle kıyaslanacak kadar basit değil. Zorlu uzun soluklu bir süreç ilk günden son güne kadar kapsayan.Yalnız sezaryen düşünüyorsanız doktorunuzun iyi olması gerek. Çünkü dikişleriniz ve loğusalık süreci normal doğuma göre daha fazla yorucu. Benim ilk doğumumda ne ağrı ne dikiş patlaması çekmedim. Bunda ne nasıl olur bilmiyorum.

Bu hafta birde yeni birkaç insanla tanıştım geçen haftalarda yazdığım yazıyı okuyanlar bilir anne sütü hassasiyetimi bunun için araştırmalar yaparken Mami Power içeceğiyle tanıştım. Kurucusu ve fikir annesi dünyalar tatlısı bir anne. Anne olması zaten her şeyin başlangıcı. Sanki kırk yıllık dostum gibi geçti konuşmalarımız ürün kullanımı artıları hakkında bana bir çok açıklama yaptı. Amacı sadece ürün satmak olmayan biri. Ve en önemlisi bu konuda çok hassas. Siteleri ve instagram hesapları mevcut. Ulaştığınızda size her konuda destek veriyorlar.

www.mamipower.com.tr adresleri ve instagram hesapları Mami Powertr olarak ulaşabilirsiniz şuan Anne Ansiklopedisi’yle üç gün sürecek bir çekilişleri var. Sizde hamile yada yeni anne İseniz en azından bir bakmanızı öneririm bende kullanıp sizlerle yorumlarımı paylaşacağım ilerleyen günlerde.

Şimdilik benden bu kadar yarın doktor kontrolümüz ve evliliğimizin 4. Yılı.

Kutlamalı bir hafta bizi bekliyor…

IMG-20150907-WA0012

IMG-20150911-WA0022

IMG-20150911-WA0011

Öniz İşbilen

Reklamlar

Özlem’in Doğum Hikayesi

Standard

fb8eb965ef2435a7d0fae2ddab0834a8

Sevgili dostum Seval doğum hikayemi yazmam konusunda beni teşvik ettiğin için çok teşekkür ederim.

Merhaba yeryüzünün kanatsız melekleri anneler bizim kavuşma hikayemiz şöyle;

Çocukluğumdan bu yana etrafımda ki insanlar tarafından çocuklara olan aşırı ilgim ve sevgimle bilinirim.
Ve her genç kız gibi benimde hayallerimi süsleyen bir beyaz atlı prens modelim vardı. Fakat ben durumu biraz abartmış olabilirim. Uzun boylu olsun, esmer olsun, sesi güzel olsun bana şarkılar söylesin, biraz da mizacı sert olsun ki benim gibi şımarık’la başa çıkabilsin gibi. Ben bu hayallere dalmışken kader bir tesadüf sonucu karşıma eşimi çıkardı. Bu arada söylemeden geçemeyeceğim bu özelliklerin hepsine sahip ve biraz fazlasına, bence Allah’ın şanslı kullarındanım.

6 aylık bir flört ve 6 aylık bir nişanlılık döneminden sonra hayatlarımızı birleştirdik. Evlendikten sonra da çocuk için 3 yıl bekleyelim yok birbirimizi daha iyi tanıyalım kaygılarımız olmadı. Çünkü birbirimizi yeterince tanıyor ve güveniyorduk. Evliliğimizin ilk yılında hamile kaldım, ama çok büyük bir yanılgıya düşmüştüm. Hiç bir hamileliğimin sonunu göremiyor ve bebeğimizi kucağımıza alamıyorduk. Bunu unutmuşum hatırlamam uzun sürmedi 2.5 ay sonra ilk bebeğimi kaybetmiştim. İçimde kocaman yeri hiç bir şey ile doldurulamayacak bir boşluk ve alev alev yanan içim tarifsiz bir hüzün mutsuzluk. Bunun üzerinden 8 ay geçmişti ki tekrar hamile olduğumu öğrendim. Ama ne bitmez bir sekiz aydı. Her ay heyecanlı bir bekleyiş sonra hüsran hayal kırıklığı, gözyaşı, depresyon eşiğine gelmeler neyse ki sona ermişti ve tekrar hamileydim. Mutluluktan ağlamanın ne olduğunu yaşadığım ilk an. Hemen doktora tabi her şey güzel, bebek keseye tutunmuş düşük riski yok ama benim kulaklarım duymuyor doktoru çünkü, yaşanmış bir kaybım ve hala taze yaralarım var.

İlk 3 ay öylesine zordu ki; onu kaybetme korkusu, aş erme, her şey pis kokuyor, sürekli yorgunum ve uykum var üstelik hamile gibi de görünmüyorum. Hayalimdeki gebelik hiç böyle değildi. Fakat o 3 ayın sonunda birden mucize gibi kötü olan ne varsa bitti hamile gibi de görünüyordum daha ne isterdim ki. Doğuma yakın kontroller sıklaşmıştı ve kızım halâ doğum pozisyonu almamıştı üstelik suyu da azalıyordu ama benim içimde korku yoktu bugüne kadar gelmiştik ya.

Tam 38 haftalık olmuştu ve akşam üzeri kontrole gitmiştik muayene esnasında doktorumuzun yüzünde bir tedirginlik belirdi bende ilk defa o an korku hissettim yüreğimde. Suyunun ciddi anlamda azaldığını ve en geç yarın öğlen bebeği alması gerektiğini söyledi. Hayatımda ilk defa endişe, korku, heyecan, merak, mutluluk, sabırsızlık hepsini bir anda hissettim.Tahmininiz üzere o gece geçmek bilmedi sabaha uykusuz ama nasıl olduysa dinç uyandım. Aynı gezmeye gidiyor gibi çantamızı arabaya yerleştirdik ve hastaneye doğru yola çıktık. Hayalimdeki doğuma gidiş senaryosu bu değildi ben sancılar içinde bağırarak ağlayarak gideceğimi sanıyordum ama açık söylemek gerekirse buda fena değildi. Odamıza çıktık, ameliyathane hazırlanıyordu ve ben odadaydım. Çok yakın iki dostum geldi ben yatakta ameliyat önlüğü ile yatıyorum onlar doğumu kaçırdıklarını düşünmüşler, toplamda 8 kg almıştım evet haklılardı. Oradan bakınca doğum yapmış gibi görünüyordum.

Ameliyathaneye giderken çok karmaşık hisler yaşıyor insan bebeğine kavuşacak olmanın heyecanı ve mutluluğu ama aynı zaman da asansör kapısında bıraktıklarınızı bir daha görememek endişesi düşüyor insanın yüreğine. Eşim annelerim dostlarım halam birde yanımda olamayan ama kalplerinin benim için attığını hissettiğim babalarım ve görümcem. Bu arada doğumum epidural sezeryan ile gerçekleşti. Doğumun her anında bilinçliydim fakat hafif bir sersemlik vardı doktorumuzla sohbet halindeydim ve sonunda avuçlarının içinde işte kızınız dedi bir an çok korktum çünkü kolları bacakları kafası bir aradaydı susuz kaldığı için öyle toplanmış bir tür kendini koruma mekanizması gerçekleştirmiş. Korkma gayet sağlıklı sözünü duyduğum da benden mutlusu yoktu. Yine ameliyathanenin içinde muayenesi yapıldı, pudralandı ve yeşil bir örtüyle bana geldi. Öpüştük koklaştık dokunduk birbirimize mutluluktan ağlarken ebemize “bu benim mi” diye sorduğumu hatırlıyorum  “evet bu küçük kız senin” dedi. “Şimdi onu odanıza götürüyorum seni orada bekleyecek” dedi. “Hayır gitmesin yanımda kalsın” dedim inatla doktorumuz “ama burada üşür hem babası da onu bekliyor o da görsün” dedi gönülsüz de olsam mecbur kabul ettim.

Odaya çıktığımda eşimin gözlerinden sonra ilk gördüğüm şey beşikte yatan küçük yüzlü minik burunlu iri gözlü güzel bir bebekti hem de benimdi. Tebrikler ilk emzirme merasimi derken oda da onunla yalnız kaldığımda kucağımda o savunmasız haline bakarken anneme dönüp “sen beni nasıl sokağa çıkardın? nasıl okula gönderdin? ve beni nasıl evlendirdin?” diye sorduğumda canım benim sadece gülümsedi. Biliyorum zamanı geldiğinde bunların hepsini bende yapacağım ama onu kucağınıza aldığınız ilk an mümkün değil gibi görünüyor.

Şimdi kızımız Zeynep 20 aylık ve iki ay sonra o bir küçük abla olacak. Oğlum Hamza’nın da doğum hikayesini sizlerle paylaşmaktan mutluluk duyarım.

Ve bir teşekkür hayatımın anlamı İbrahim’e;
Bu güne kadar bana gösterdiğin sevgi, saygı, ilgi, hoşgörü, merhamet ve desteğinden dolayı sana minnettarım. Eşin olarak ben ve evlatların sana sahip olduğumuz için çok şanslıyız iyi ki varsın sevgilim.

Özlem Ergenç

Ebru’nun Doğum Hikayesi

Standard

SONY DSC

Sosyal Medyada kurulan dostluklara inanmaz kimisi, daha önceden bende inanmazdım ta ki bu işe girene kadar! Ebru çok kısa sürede benim dostum gibi oldu. O doğuma girerken bende onunla birlikte korktum, heyecanlandım. Dört gözle Eymen’ imizi  bekledik ve oda çok sağlıklı bir şekilde dünyaya ”Merhaba” dedi… Allah’ımdan tek temennim annesine babasına, vatanına milletine hayırlı evlat olması. Ailesiyle birlikte sağlıklı uzun yıllar dilerim… 

 

 

 

Hamilelik hikayem biraz sürpriz dolu başladı benim için . Evliliğimizin 1 yılında eşimle bebek yapmaya karar verdik ve ben korunmayı bıraktım. Bildiğim kadarı ile korunmayı bıraktıktan sonra yaklaşık 3 ile 5 ay arasında hamile kalınabilirdi. Öyle ki genelde duyumlarım o yöndeydi . Ta  ki bir sonraki ay adetim gecikene kadar ! Ben kendimde bir hastalık olduğu şüphesine kapılmıştım aklımda hamilelik yoktu ! Test yaptım arkadaşımın zoruyla ve … Çığlık atıp ağlayarak eşime haberi verdim , garibim arabanın altında kalıyormuş hamile olduğumu duyduğunda 🙂 Ve bu şekilde kıymetlim le yolculuğumuz başladı . Rutin hamilelik problemleri dışında pek sorun yaşamadım Allah’a şükür . Gayet eğlenceli hareketli bir hamilelik geçirdim başlarda hatta mide bulantısı vs sorunlarım bile öyle çok uzun sürmedi . 4.ayımızda cinsiyetimizi öğrendik tabi ki en başından beri içime doğduğu gibi bir oğluşumuz olacaktı 🙂 Bir gece rüyamda sabaha kadar oğlumu Eymen diye sevdim ve ismini Eymen koymaya karar verdik böylece. 7.aylarımda yavaş yavaş ağırlaşmaya başladım doktorum fazla kilo almamdan şikayetçiydi . Ama elimde olan bir şey değildi çok zayıf (47 kilo ) hamile kaldığım için istemsiz bir şekilde kilo alıyordum . Doktorum laf söylese de benim umurumda değildi aldığım kilolar toplamda 19 kilo aldım 🙂 Her muayene kavga dövüş geçiyordu doktorumla ama Eymen büyüdükçe kilo aldıkça ben kendimi hiç umursamıyordum yeter ki Eymen büyüsün kilo alsın sağlıklı olsun diye.. Tabi bir anda alınan bu kilolar beni zorlamaya başladı ve son 2 ayımı evde geçirmek zorunda kaldım yalancı sancılar baş gösterdi 8 ayda .. Acillik olmaya başladım kasılma ve sancılar yüzünden ve tam anlamıyla eve kapandım son 1,5 ayım yatarak geçti denebilir.. Sancılarım ve kasılmalarım yüzünden gece uykularım haram oldu üstüne birde çatlakların acıları eklenince resmen hamileliğin hiç bitmeyeceğini düşünmeye başlamıştım.. Hamilelik alerji siymiş sonradan öğrendim , Son 3 haftam uyuz gibi kaşınmakla geçti her yanım yara oldu artık bu kaşıntılar yüzünden hiç evden çıkamıyordum çünkü karnımda ki çatlaklar kaşıntıdan kanamaya başlamıştı .. Artık sürekli ağlıyor ve dua ediyordum bitsin bu dönem diye.. Doktor randevularımız sıklaşmaya başladı her gidişim ayrı heyecandı.. Yakındı artık ona kavuşmaya .. Ama bir sorun vardı ! Annecik doğumdan korkuyordu ! Herkes normal diye tutturmuş ama kimse benim fikrimi sormamıştı ! Herkese göre normal doğuracaktım ! Peki ya ben ne istiyordum ? Normale hazır mıydım yada sezeryana ? Pardon bu çocuğu ben doğuracağım size ne nasıl doğuracağımdan diyordum içimden 🙂 çok biliyorsanız siz doğurun ile devam ediyordum 😀 derken zaman geçti doktor Nisan ilk haftası en geç geliyor paşamız dedi . Elim ayağım titriyordu ve resmen doğurmak istemiyordum artık ! Son  randevum da doktorumla uzun uzun konuştuk ve ben panik atak olduğum için ( genel ) sezeryana karar verdik ! İyi güzel de muayeneden çıktığımda kendimi aptal gibi etrafa bakarken bulmuştum çünkü 2 gün sonraya randevu almıştım 🙂 28 Mart’ta biriciğim gelecekti ! Oh sonunda diyordum ama bu kadar erkene hazır değildim ! Koşarak eve geldim ailemi aradım yanıma çağırdım (ailem İzmir’de yaşadıkları için) ! Hazırlıklar tamam mıydı? Hastane çantası süsler şekerler ev en önemlisi BEN ! O 2 gün bana ölüm gibiydi özellikle son gece sürekli ağladım gizli gizli .. Artık içimdeki son saatleriydi oğlumun.. Ertesi gün kucağımda olacaktı , peki ya koruyabilecek miydim? onu doğduğunda ? Bakabilecek miydim ? Ya bakamazsam ? Ya doyuramaz sam onu ? Bütün gece yarı sırıtık yarı ağlamaklı bir yüz ifadesi ile donuk bir şekilde oturdum evde ! Gece geç saat oldu ve benim yine sancı saatim başladı Eymen’in saati vardı her gece 12 ile 3 arası sancı yüzünden ağlatırdı beni .. Yine geldi o saatler , ama o gece çok farklıydı bu kez ağlamadım acıdan.. O sancı soktukça gülümsedim .. Ve öyle uyuyakaldım .. Sabaha karşı 5 gibi uyandım heyecandan uyuyamıyordum çünkü 07:30 da hastanede olmam gerekiyordu ! O saate kadar evin içinde gezindim durdum ! Hastane çantalarını kontrol ettim 10 kez karnımı sevdim sürekli ve ağladım .. Saat 06:30 oldu herkesi uyandırdım ben hazırdım .. Saçımı düzleştirdim makyajımı yaptım giyindim .. Oturdum herkesin koşturmasını izledim evin içinde.. Saat 07:00 oldu gitmeliydik artık 
Arabaya bindik hastaneye gittik yatışım yapıldı falan odamda bir heyecan koşturma panik.. Ben oturmuş kocama bakıyorum saf saf 😀 Bakışmamız yarım kaldı zaten hemşire NST’ ye bağladı beni ve doğumhaneye gitme zamanı geldi.. Beni hazırladılar yatırdılar tam , ben ne olduğunu anlamadım arkama baktığımda annem ablam ağlıyordu .. Eyvah gidiyorum ! Dedim içimden .. Hasta bakıcım eşi gelsin dedi .. Asansöre giderken eşimin koştuğunu gördüm , ağlıyordum ben .. Elimden tuttu sakinleştirmeye çalışıyordu beni ..  Ama ne mümkün ! Hıçkırarak ağlıyordum hasta bakıcılar benimle dalga geçti :)) eşim öylede böylede doğacak bu çocuk Ebru neden ağlıyorsun içinde mi kalacak çocuk dediğinde herkes kahkaha attı ben daha çok ağladım 😀 derken ameliyathanenin kapısında fotoğrafçımız bir kaç poz verdirdi fotoğraflarımızı çekti ( sanki çok poz verecek haldeyim ya ben ! ) eşim elimi bıraktığı an büyük bir boşluğa düşmüş gibi hissettim kendimi .. O anı bir daha asla yaşamak istemem ! İçeriye girdiğimde buz gibiydi içerisi beni yatırdılar doktorum içeride birileriyle muhabbet ediyordu . İçimden doktora kızıyordum adamdaki rahatlığa bak diye 🙂 sanırım çatacak yer arıyordum o an 😀 etrafımda kimse kalmayınca ben yine başladım ağlamaya o an doktorum gördü ağladığımı koşarak geldi ve kucakladı kaldırdı beni fotoğrafçıya bizi Çek diye bağırdı ve o halde bir sürü fotoğrafımız var maalesef ki :)) ve o an geldi .. Serumum takıldı yapılması gereken her şey yapıldı ve Hocam hazırız … O an elim ayağım titredi korkudan sağ tarafa baktığımda narkozu enjekte ettiklerini gördüm ve … 
Uyandığımda sorduğum ilk şey EYMEN’İm nerede … Ebru … 3.740 gram doğdu Ebru .. Ebru kolay ayıldı ama …  Duyduklarım bunlardı .. O arada fotoğrafçı fotoğraflarımızı çekmiş odama çıkmışım uyandığımda biriciğim yanımdaydı .. O mis kokusu ile gül yüzü ile artık kollarım daydı .. O an çektiğim onca acı saydığım günler hepsi için değdi be dedim .. İşte bu her şeye değer .. Bu arada Eymen bize sürpriz yapmış biz 3400 beklerken 3740 gram doğmuştu 🙂 işte şimdi o sancıların nedenini anlıyordum :)) O gece biraz zordu benim için yabancıydım çünkü emzirmek bebek hepsi bir garipti emzirirken şekilden şekle giriyordum :)) derken 2 gün sonra taburca olduk artık evimizdeydik .. Her şey daha güzeldi artık hayat renkliydi … Şimdi 15 günlük olduk bile .. Kocaman bir ağabey oldu oğlum .. 
Allah’ım tüm bekleyenlere yaşatsın bu duyguyu korkmak anlamsızmış bunu anladım ben hamilelik döneminizi yaşaya bildiğiniz kadar keyifli eğlenceli hale getirin korkuları bir kenara bırakın doya doya alışveriş yapın bebeğinize ve onunla sürekli konuşun ayrıca bol bol fotoğraf çekin ileride sürekli eski koca göbekli halinize bakarken yakalayacaksınız kendinizi çünkü 🙂 hepinize güzel doğumlar olsun inşallah …

 

 

Ebru Eryorulmaz

 

IMG-20140411-WA0003

SONY DSC

 

 

SONY DSC