Tag Archives: çalışan anneler

Pazar Günü Manifestosu

Standard

1376174118587.cached

 

Pazar günü deyince aklınıza ne geliyor?

Sabah geç saatte uyanmak, ocakta kaynayan taze çay kokusu, fırından taze çıkmış ekmek kokusu, aile ortamı, huzur ve mutluluk dolu kahvaltı sofraları, kahkahalar, doğa yürüyüşleri, alışveriş yapmak için gidilen yerler… Daha bir sürü şey yazılabilir pazar günü ile ilgili. Hepsi kulağa nasıl da hoş geliyor öyle değil mi?

Aileden anne yada baba pazar günü çalışınca maalesef o hayalini kurduğunuz “pazar kahvaltılarını” yapamıyorsunuz, yapanlara ise imrenerek bakıyorsunuz.

Yaklaşık 10 aydır pazar günleri çalışan bir anne olarak yazıyorum bu yazıyı;

Kahvaltı yapmak, pazar gezmelerinin yanı sıra çocuğumla evde zaman geçirememek beni daha çok üzüyor. Daha sonra o tadını özlediğim pazar kahvaltıları, pazar miskinliği ve ailecek gezilen pazar gezmeleri geliyor.

Bazı zamanlar pazar günleri eşimde çalışıyor, işte o zaman ki telaşımız ise “Aras ne olacak” oluyor. İyi ki anneanne, babaanne ve halalarımız var da işi onlar kurtarıyor, ama içimde ki burukluğu, çocuğumla vakit geçirememiş olmanın verdiği vicdan azabı da işin cabası.

Bu sabah işe gitmek için hazırlanırken Aras uyandı ve “Anne!” diye ağlamaya başladı. O an işten istifa edesim geldi, Allah’tan kısa sürdü ve yeniden uyudu.

Şimdi düşünüyorum da, çalışmayıp evde olduğum günlerde ki söylemlerimi, “pazar günleri sıkılıyorum evde” gibi kurduğum cümleleri zorlukla yutkunuyorum. Aslında ne güzelmiş pazar günü evimizde geçirdiğimiz günler. O zamanlar başının etini yediğim için özür dilerim sevgili kocacığım! Şimdi evde pineklesem de olur yeter ki pazar günü evimde, çocuğumla olayım diyorum.

İşimi çok seviyorum, severek yapıyorum fakat bu pazar günü çalışma mevzusu günden güne zorlaşmaya başladı. Yine de iyi düşünmeye çalışıyorum. Ne yapalım sağlık olsun…

Son olarak ise, buradan sevgili belediye başkanımıza, genel müdürümüze ve müdürümüze bolca sevgi ve selamlarımı iletiyorum. 🙂

 

Sevgiler

Seval Aksu Demir

 

Aras Okullu Oldu!

Standard

IMG-20150722-WA0001

Aras doğduktan sonra onun tüm bakımını kendim üstlenmek istediğim için, en azından biraz kendini bilene kadar iş hayatını hiç düşünmemiştim.

18 Eylül 2014’te gittiğimiz pedagog bize “2,5 yaşına gelince uygun bir kreşe verebilirsiniz” demişti. Ben o günden sonra “Aras 30 aylık olunca işe başlayacağım” diye içimden geçiriyordum. Nitekim de öyle oldu.

30 aylık olmasına rağmen hala cümle kuramayan, konuşamadığı için oldukça sinirli olan bir çocuk Aras. Hem işe başlamak isteğimin olması, hemde daha sonra ilk nedenin Aras’ın daha sosyal bir çocuk olmasını istememiz nedeniyle kreşe vermeye karar verdik. Yaşıtlarıyla birlikte daha iyi vakit geçireceğini, bir şeyler öğreneceğini biliyorduk. Kreşin Aras için yararlı olacağını biliyorduk.

Alışma süresi mi!

Ben iş bulmuştum, ardından içimize sinen bir okul da bulduğumuza göre geriye sadece yeni hayatımıza alışma süreci kalmıştı. Hiç ayrılmamış anne-oğul olarak bunu çok zor olacağının farkındaydım ama her şeyin benim elimde olacağının da bilincindeydim (ama olamadım) ah o annelik duygusu yok mu?

IMG-20150504-WA0002

Ben bazı işlerim yüzünden işe Salı günü başlayacaktım fakat Aras’ın Pazartesi günü okulda ilk günüydü. Sabah hazırlanıp çıktık, okula vardığımızda benden hiç ayrılmak istemedi, 1 saat kadar yanında bekledim, oyun oynarken gözü sürekli üstümdeydi. Kahvaltı zamanı geldiğinde bırakın kahvaltı yapmayı masada bile oturmadı. Tekrar oyuna daldığında ise hemen kaçmıştım 🙂

Gün içinde sık sık arayıp bilgi alıyordum zaman zaman ağladığını, kapıyı gösterdiğini, sürekli camdan baktığını, yemek yemediğini söylüyorlardı. Akşam almaya gittiğimde beni görür görmez bastı feryadı, kucağıma geldi ama hiç yüzüme bakmıyordu, küsmüştü benimle 😦 eve geldikten 2 saat sonra normale döndü ve kucağımda uyudu. O gece boyunca onu bırakacağım korkusuyla benden hiç ayrılmak istemedi hatta gece birlikte uyuduk.

Ertesi sabah hem ilk iş günüm nedeniyle hem de Aras’ın dünkü halinden sonra onu tekrar bırakacağım için inanılmaz bir stres ve sinir içindeydim. Çalışma hayatımda 3 senelik bir boşluk, yeni insanlar, yeni ortam ve tam gün oğlumdan ayrı kalmak kulağa hiç hoş bir durummuş gibi gelmiyordu. Arabaya bindik, ben dokunsalar ağlayacak gibiyim, konuşmak bile geçmiyor içimden. Yol yaklaştıkça daha da artıyordu bu duygularım ve sonunda tutamadım kendimi başladım ağlamaya 😦 Belki de Aras alışmıştı, ağlamayacaktı ama ben işleri yokuşa sürüyordum. Engel olamıyordum bu duyguma. Oğlumu okula bırakmak bana ceza gibi geliyordu. Ağlaya ağlaya vardık okul kapısına. Aras zaten okulun sokağına girince anlayıp basıyordu çığlığı. Bırakırken ki o öpüşleri, kucağıma yatışları içime işliyordu.Bildiğim tek bir şey vardı her şey onun içindi, geleceği için! Gün boyu devam etti hüzünlü halim akşamı iple çekiyordum. Almaya gittiğimizde beni görünce yine ağlamaya başladı kızar gibi.

2.günü de bu şekilde atlatmıştık.

Sıra 3.güne gelmişti. Bırakırken ağlaması devam ediyordu fakat gün içinde öğretmenleriyle görüştüğümde ilk güne göre daha az ağladığını ve yemeğini yediği bilgisini alıyordum. Yemeğini yemesi bile büyük bir şeydi benim için.

IMG-20150611-WA0011

Günler geçtikçe ben işime, Aras okuluna alışmıştı. Artık sabahları daha az ağlıyor, gün içinde uyumsuzluk yapmıyor, yemeklerini düzenli yiyor. Hatta evde peynir ve taze fasulye yemeyen Aras okulda bir güzel beyaz peynir ve taze fasulye yiyor 🙂 (aman maşallah diyelim) 🙂

Kreşin Aras’a faydalarına gelirsek; okulda ki düzene alışmış olacak ki artık mama sandalyesi yerine bizim gibi sandalyeye oturmak istiyor, kendi yemeğini kendi yiyor- yemeye çalışıyor da diyebiliriz. “baba” kelimesini hiç duymamıştık ağzından 1 haftadır çok anlaşılır bir şekilde “baba” diyor ve eşim (murat) inanılmaz mutlu 🙂

Yavaş yavaş kreşin faydalarını görmeye başladık diyebiliriz kısacası.

IMG-20150504-WA0008

İşe başladıktan sonra alışma sürecini ve Aras’tan ayrı kalma sürecini saymazsak kendime geldiğimi ve sosyalleştiği mi hissediyorum. Hem ev hem iş yorulsam da ve ev taşıma nedeniyle henüz bir sisteme ayak uyduramasam da, bu döneminde geçeceğini, her şeyin çok daha güzel olacağını biliyorum.

IMG-20150601-WA0003

Eğer çocuğunuzun yaşı uygunsa ve uygun okulu bulduğunuza inanıyorsanız çocukların erken yaşta okula başlamaları temelden eğitim almaları, ilkokula başlamalarında büyük kolaylık sağlıyor. Kreşe veya anaokuluna gitmemiş bir çocuk ilkokula başladığında hemen adapte olamazken, temelden eğitim alan ve kreş yada anaokulu eğitimi almış çocuğun ilkokula adapte olması çok daha kolay oluyor.

Bu hayatta ne yaparsak yapalım her şey çocuklarımız için…

Mutlu anneler, mutlu çocuklar…

Seval Aksu Demir

Anne Ansiklopedisi