Tag Archives: bahçeşehir

Uyku Eğitimi’nden Sonra

Standard

image

Sizlere daha önce Aras’a verdiğim uyku eğitimi ve memeden kesme sürecimizi paylaşmıştım. Yazıya buradan ulaşabilirsiniz.

En çok zorlanacağım konuların başında memeden kesme ve uyku eğitimi geliyordu. Ama uygun zamanı kollayıp kararlılıkla bir yerden başlayınca korkumun çok yersiz olduğunu anladım.

Aras uyku eğitiminden önce gece 00:30 civarı ayakta sallanarak uyuyor, hala meme emdiği için geceleri en az üç kere uyanıyor ve sabahları da (öğlende diyebiliriz) 11:00’da uyanıyordu. Biz bu durumdan oldukça rahatsızdık fakat cesaret edip eğitim vermeyi hep erteliyorduk. Aslında evliliğimiz ve sosyalleşmemiz için bunun çok gerekli olduğunu unutmuşuz.

Uyku eğitiminden sonra artık Aras gece 21.00 en geç 22.00’da uyumuş oluyor. Deliksiz uyuyor ve sabah 08:00’da uyanıyor.

Aras’ın erken uyumasıyla eşimle daha kaliteli zaman geçirebiliyoruz. Film izleyip sohbet etme fırsatımız oluyor. Memeyide bırakınca gönül rahatlığıyla anneannesine bırakıp biz sosyal yaşama ayak uydurabiliyoruz.

Çocuklarımız bizim herşeyimiz bu asla değişmez kural, fakat anne-babaların da özgür ve sosyal olmaya ihtiyaçları var. Hem kendi psikolojimiz için hemde çocuğumuzla daha güzel vakit geçirebilmek için annelerin kendine zaman ayırması gerektiğini düşünüyorum.

Öncesi ve sonrası diye karşılaştırma yaptığımda bunca zaman bu eğitimi vermemiş olduğum için kızıyorum kendime. Şuan oda bende sabahları daha zinde ve mutlu uyanıyoruz, birlikte kahvaltı yapıp hava güzelse dışarı çıkıyoruz, değilse evde çeşitli aktiviteler yapıp çok güzel zamanlar geçiriyoruz. Geceleri erkenden uyuyunca kendime ve eşime ayıracak bolca vaktim oluyor.

Dilerim bu deneyimim birçok anneye ışık olur…

Mutlu anneler mutlu bebekler 🙂

Sevgiler

ÇOCUKLAR İÇİN KURAL-SINIR VE ÖDÜL-CEZA YÖNTEMLERİ

Standard

ceza3

Her anne babanın hedefi kurallara uyan, toplum içinde uygun davranışlar sergileyen çocuk yetiştirmektir. Bu nedenle çocuğa uyması için birçok kural konur; ama bu kuralların neden konduğu, kurallara ne şekilde uyulacağı, uyulmazsa karşılaşacağı yaptırımlar çoğunlukla açıkça belirtilmez. Buna rağmen kurala uymayan çocuk cezalandırılır. Çocuk neden dolayı ceza aldığını anlamazsa, ya da bu durum ona açıklanmazsa da cezaya karşı gelir ve davranış problemleri sergilemeye başlar.
İşte tüm bu yanlış anlamaları ortadan kaldırmak adına, çocuğa kural koyarken dikkat etmemiz gereken bazı noktalar vardır.
Uygulanacak kural aile bireyleri tarafından ortak belirlenmelidir.

Anne, baba ve diğer aile bireyleri kural koyma ve uygulama konusunda tutarlı olmalıdır.
Belirlenen kurala öncelikle kuralı koyan kişi uymalıdır. Örneğin çocuğa yatmadan önce dişlerini fırçalamasını söyleyen bir anne, bunu kendisi yapmıyorsa, çocuğun bu davranışı sergilemesi beklenemez. Çünkü çocuklar çoğunlukla model alarak öğrenirler.

Kurallara uyma düzenine göre verilecek ödüller titizlikle belirlenmelidir. Yapılan her olumlu davranıştan sonra ödül vermek, verilen ödülün değerini azaltır. Alkışlama, aferin deme, saçını okşama gibi sosyal ödüllerin sıkça verilmesinde bir sakınca yoktur. Ancak; yemeğe götürme, oyuncak alma gibi maddi ödüller sık sık verilmemeli, çocuğun bu ödülleri alması için zaman konulmalıdır. Örneğin bir hafta boyunca akşam yemeğinde sofraya oturup yemek yiyen bir çocuğu, hafta sonu yemeğe götürerek ödüllendirmek doğrudur; ama her akşam yemekten sonra ona çikolata vermek doğru değildir.

ceza

Ödül gibi cezalar da çok önemlidir. Uygun bir ödüllendirme modeli geliştirmiş bir aile, aslında cezaya pek ihtiyaç duymaz. Zaten mümkün olduğunca ceza kullanılmamalıdır. Yanlış yöntemlerle kullanılan cezanın olumsuz etkileri çocuktan uzun süre silinmez.

İlla ceza kullanılacaksa, cezanın sınırları iyi belirlenmelidir. Bir yasaklar tablosu oluşturulmalı, bu yasaklara uyulmadığı taktirde verilecek cezalar açıkça belirtilmeli ve uygulanmalıdır. Anne kendi verdiği cezayı affetmemeli, ya da annenin verdiği ceza baba tarafında kaldırılmamalıdır.

Çocuğa verilen cezalarda adaletli olmak da çok önemlidir. Çocuk yaptığı hatalı davranışın çok çok üstünde bir ceza ile karşılaşırsa hem adalet duygusu sarsılır hem de anne babasına karşı öfkesi artar.

Çocuğun davranışlarını sebepsizce sınırlamak da doğru değildir. Bu, özellikle küçük çocuklarda gözlenen bir durumdur. 1-3 yaş arasındaki çocuklar çevreyi keşfetme çabası içinde oldukları için, her şeye bakmak, her yere gitmek isterler. Genelde anne babalarda onların her yaptıklarına hayır yapma, alma, gitme gibi tepkiler verip, onları durdurmaya çalışırlar. Ama çoğu zaman bu çabaları işe yaramaz.

Hem anne baba hem de çocuk için yıpratıcı olan bu süreci yaşamak yerine, yaşı ne olursa olsun çocuğa yapmaması gereken davranışın nedenleri ve sonuçları açıklanmalıdır. Örneğin; ısrarla ocakta kaynayan tencereye bakmak isteyen çocuğu nedensiz olarak ocaktan uzaklaştırmak yerine, anne çocuğu kucağına alıp pişen yemeği göstermeli, böylece merakını gidermelidir. Ayrıca bunu kendi başına yapmaması gerektiğini özellikle vurgulamalı, her merak ettiğinde kendisinin ona yardımcı olacağını söyleyerek ona güven vermelidir.

Anne babalar çocuklarına özellikle sosyal davranışlar ile ilgili kural koyarlar. Birinden bir şey aldıklarında teşekkür etmeleri, yemekten sonra eline sağlık demeleri sıkı sıkı tembihlenir. Ama bazen anne babalar sıkıca tembihledikleri bu kurallara kendileri uymazlar. Çocuklar çok iyi gözlemcidir. Kendisine konulan kurala anne babasının uymadığını gören çocuk, hem bu kurala hem de bundan sonra konulacak diğer kurallara uymayacaktır. Kurallar sadece çocuklar için değil, anne babalar için de geçerli olmalıdır.

Kuralların sayısı ve içeriği de doğru belirlenmelidir. Kurallı aile olmak adına çocuk çok sıkılmamalıdır. Kuralsızlık kadar fazla kural koymak da doğru değildir.

Çocuğa konulan kurallar konusunda diğer aile bireyleri de bilgilendirilmelidir. Bu konuda özellikle büyük anne ve büyük babalar ile çatışmalar yaşanmaktadır. Bu çatışmaları en aza indirmek adına aile büyüklerine kurallar, ödül ve cezalar ile ilgili bilgi verilmeli; anne babalar ile tutarlı davranmaları konusunda uyarılmalıdır. Aksi halde çocuklar her bireye göre faklı davranış geliştirecek, onların tutum ve davranışlarını kendi lehlerine kullanacaklardır.

Bu durum ilerde çocuğun okul yaşantısını da olumsuz etkileyebilir. Evde farklı, okulda farklı davranışlar sergileyebilir, okul kurallarına uymakta zorlandığı için uyum ve davranış problemleri oluşabilir.

Şunun altını önemle çizmek gerekir. Kurallar sadece çocuklar için geçerli değildir. Aile içinde kural belirlemek ve uygulamak demokratik bir süreç olmalı, herkes için eşit ölçülerde uygulanmalıdır.
Sınırları doğru belirlendiği taktirde, çocukların da kural koymasına ve koyduğu kuralları denetlemesine fırsat verilmelidir. Bu, çocuğun sosyal gelişimi, kişilik ve öz güven gelişimi için oldukça önemlidir.

Emine Ergün

Çocuk Gelişimi Uzmanı

http://www.emineergun.com.tr

https://www.facebook.com/CGEUzmaniEmineErgun?fref=ts

Toplandık, Taşındık ve Yerleştik Peki Ya Çocuklar?

Standard

moving2”Taşınmak” kelimesi kulağa ne kadar da korkunç geliyor değil mi? Birde küçük bir afacanınız varsa bu işin üstesinden gelemeyeceksiniz gibi duruyor.

Biz 17 Eylül 2011 tarihinde evlenip  Başakşehir’e taşındık. Her insan ev sahibi olacak diye bir kural yok, kiracıyız. Belli bir süre orada oturacak daha sonra taşınmak durumundaydık ve o zaman geldi çattı. Taşınmaya karar verdik. Peki nasıl olacak? Koca ev nasıl toplanacak? Her şeyden önce Aras’la nasıl ilgileneceğim?

Bu taşınma sürecinde şu mama sandalyelerini icat edenlere bol bol dua ettim 🙂 çünkü o benim en iyi kurtarıcım oldu. Eşya toplayacağım zaman Aras’ı ona oturtup toplayacağım odaya götürdüm. Eline sevdiği yiyecekleri ve oyuncakları vererek oyalamaya çalıştım. Yeri geldi bu durumdan sıkıldı (haklı olarak) yeri geldi bana çok yardımcı oldu.” Küçük aklı ermez” demeyin! Onlar o kadar zeki ki, akılları her şeyi anlamaya yetiyor.

Aras’ı bırakabileceğim yerlerde vardı tabii ama hala emzirdiğim den durmayacağını bildiğim için ne kendimi, nede yakınlarımı bu riske atmak istemedim. Yaklaşık 1 ay çok sıkıntılı zamanlar geçirdik, Aras’la kaliteli zaman geçiremedik fakat şuan bütün işlerimiz bitti artık bol bol birlikteyiz 🙂

Taşınırken ev işlerine kendinizi kaptırmayın ve çocuğunuza da zaman ayırın… Bunun ne kadar zor olduğunu deneyip gördüm. Gerçekten taşınmak hiç kolay değilmiş, birde çocuk olunca hiç hiç kolay değil…

Ne diyelim içinizde bizim gibi ev değişikliği yapacak olanlar varsa şimdiden kolay gelsin 🙂

 

Sevgiler

Bir Komşusu Olmalı İnsanın

Standard

dostlukhikayesi13

Çok geç tanıdığım ve geç olsa da hayatıma ”iyi ki” girdi dediğim bir komşum değil ablam var benim.

Daha tanışalı 1 sene bile olmadı ama o benim öz ablam gibi. 3 çocuğu olan 33 yaşında Elif. Yaşımın ondan küçük olması, 1 tane çocuğumun olması benden uzak durmasına sebep olmuş. Bir vesileyle başladı bizim komşuluğumuz.

Site ortamında zordur komşu edinmek. Dedikodusu bol olur, çekememezliği  ise had safhada. Kapı komşusu insanın en yakınıdır aileden bile. Çünkü başın zora düştüğünde koşabilecek en yakın kişidir. Güvenmekte çok önemli yeri gelir evini emanet edersin, yeri gelir çocuğunu.

Ben komşuma çok güvendim, Aras’ ı gözüm kapalı bırakıp gitmişliğim çoktur, çünkü biliyorum ki kendi çocuklarından daha çok koruyup kollayacak. Aras’ın da cici annesi bu arada 🙂

Şu sıralar telaşlı günler yaşıyorum. Taşınıyorum!!! Gözümde çok büyüttüğüm eşya toplama problemi, aslında problem değilmiş. Her şeyi tek tek yıkayıp, ütüleyip, paketledik komşum sayesinde. Takdir edersiniz ki hem küçük bir çocukla ilgilenip, hem eşya toplamak sanıldığı gibi kolay değil. Yeri geldi kendi işini bıraktı bana koştu ona buradan çok teşekkür ederim.

Hüzünde var tabii, komşumdan çok ablamdan ayrılmak üzmüyor değil. Yeni gideceğim yerde böylesi bulunur mu? bulunsa bile güvenilir mi? Peki ya Elif ablamla dostluğumuz baki kalır mı?

Ayrılmaya son 5 gün. Yan yanayken bunu hiç hatırlamıyoruz ama veda anı her akılda.

”Ne var canım yine görüşürsünüz ne kadar büyüttünüz” cümlesini duyar gibiyim. Öyle kolay değil ne yazık ki. Aramızda uzun mesafe var, çocuklarla dışarı çıkmanın ne kadar zor olduğu malum… Ayda 1 kere görüşme sözü verdik umarım her şey istediğimiz gibi olur…

Atalarımız boşuna dememiş ”Ev alma komşu al” diye.

 

Bu arada taşınma, yerleşme gibi işlerim dolayısıyla  uzun bir süre blog yazmaya zaman ayıramayacağım. Yeni bir semtte, yeni birde evde yaşamaya alıştıktan sonra tekrar görüşmek dileğiyle.

 

644675_443672529051245_1653983913_n

 

Sevgiyle Kalın

Anne Ansiklopedisi