Tag Archives: annelik

Mehmet Teber İle Annelik Hakkında

Standard

Baby-With-Mother-Wallpaper0

“Annelik hakkında benim ve annelerin aklına takılan 5 soruyu Uzman Pedagog Mehmet Teber’e sordum, beni kırmayıp sorularımı yanıtsız bırakmadığı için çok teşekkür ederim.”

 

1.     İyi anne deyince ne anlamalıyız?

“İyi anne” “Kötü annenin” zıddıdır. Toplum sizin anneliğinizi genel olarak beğeniyorsa, çevrenizdeki insanlar bir anneyi “Kötü anne” olarak nitelendirmiyorsa bu anne iyi annedir. 

Yani toplumdaki bir çok anne iyi annedir. Zor olan kötü anne olmaktır. Bunca yıllık meslek hayatımda “kötü anne” görmedim. Ancak iyi bir anne bazen çocuklarına kötü şekilde davranabilir. 

Hepimiz insanız ve yanlış yaparız. İyi bir insanın bazen yanlışlar yapması onu kötü insan yapmaz. Aynı şekilde iyi bir annenin bazı kötü davranışları da onu kötü anne yapmaz. İnsanların çoğu da annelerini iyi anne olarak bilir. Evet bizim annelerimiz geçmişte bize yanlışlar yapmış olabilirler ama hiçbirimiz annemizi kötü anne olarak görmeyiz. Dolayısı ile bizim çocuklarımız da bizleri kötü anne-baba olarak görmeyecekler. 

2.     İyi anne kriteri ne olmalıdır?

Çocuğunu seven, onun ihtiyaçlarını karşılamaya çalışan, onu önemseyen ve onu zararlardan koruyan anne yeterince iyi bir annedir bence. Yani pedagoji ve çocuk eğitimi kitaplarındaki bir çok konuyu yerine getirmiyor olabiliriz. Ama bu bizi kötü anne yapmaz. Pedagojik eksiliklerimiz de bizi kötü yapmaz. Günümüzde uzmanların yazdığı kitaplar “iyi anne” olmayı gittikçe zorlaştırıyor. Anneler zannediyor ki, iyi anne olabilmek için çocuğuma hiç kızmamalıyım, onunla hep oyun oynamalıyım, onunla hep güzel dille konuşmalıyım, güzel hikayeler anlatmalıyım.. Böyle bir şey yok. Aksi halde bir annenin iyi olması için pedagog olması gerekirdi. Özetlemek gerekirse çocuğunu seven, koruyan, temel ihtiyaçlarını karşılayan anne iyi annedir. 

3.     Çocuk eğitiminde ideal anne-baba nasıl olmalıdır?

İdeal anne-babalık sonu olmayan bir yolculuktur. Hiç bir zaman kimse ben ideal anne-babayım diyemez. Sadece  o yolda ilerliyorum diyebilir. İlk şart yeterince iyi anne olmaktır. Bu şartı sağladıktan sonra  – ki çoğu anne sağlar – insan kitaplar okuyarak, uzmanlara kulak vererek ideal anne-baba yolunda yürüyebilir. Bu yol sukunetle, tevekkülle gidilecek bir yol. Bazen aşırı ideal olma çabası çocuğa kötü etki edebilir. Bu nedenle sabırla, kendimize hata yapma payı vererek bu yolda ilerlemek gerekir. 

4.     Çalışan anne olmak çocuğu nasıl etkiler?

Çalışan anne olmak çocuğu nasıl etkiler demeden önce anneyi nasıl etkiler diye bakmak lazım. Çünkü önce anne kendine bakmalı. Annenin Ruh Halleri kitabım bu inanışın bir ürünü. Çalışan anne olmak çok zor. hem iş dünyasının beklentirlerini karşılamak gerekiyor, hem de çalışmayan bir annenin evde yaptığı tüm işleri yapmak gerekiyor. Üstelik bu işleri akşam 3-4 saat gibi kısa bir sürede yapmak gerekiyor. Böyle olunca çalışan anne bir çok şeye yetemiyor. Evinin, eşinin, çocuğunun ihtiyaçlarını karşılamadığı için yetersizlik ve suçluluk yaşayabiliyor. Yeteri kadar dinlemediği için agresif olabiliyor. Kendine yeteri kadar vakit ayıramadığı için ruhsal anlamda mutsuz olabiliyor. Dolayısı ile çalışan anneler daha fazla sosyal destek istiyorlar. Bu destek yoksa kendi hissettikleri yalnızlık, yetersizlik, değersizlik, öfke çocuğa yansıyabilir. Eğer çalışan anne işe hemen döndüyse, yeteri kadar çocuğu ile bağ kuramadıysa, anne sonrasıda bakım veren çok fazla değişti ise bu da çocukta olumsuz duygular oluşturulabilir. 

5.     Bir çocuk evine-annesine nasıl bağlanır?

Bir çocuk için bağlanmanın temel yolu ihtiyaçlarının karşılanması ve keyifli vakit geçirmektir. Eğer bir evde çocuk ihmal ediliyorsa çocuk o evi güvenli yer olarak görmez, bağını yitirir. Ya da evde çok fazla stres, tartışma ve gerginlik ortamı varsa orası çocuk için uzaklaşılması gereken bir yer olarak algılanabilir. Ya da anne-baba yoğun işi nedeni ile evde pek kalamıyor, çocukları ile evde güzel vakit geçiremiyorsa evle oluşması gereken bağ kurulamayabilir. Ev nefes alan, huzurlu bir yerse, çocuk orada anne-babası ile mutluysa o zaman eve karşı ve ona bakım verenlere karşı bağlanmış olur.

 

——————————–
COCUK2
Mehmet Teber
Klinik Psikolog & Pedagog
Pedagoji Derneği Başkanı
0 212 4884205

Öniz’in Gebelik Günlüğü Tanıtımı

Standard

wpid-picsart_1426023966652.jpg

“Yeni bir can gelecek dünyaya Allah nasip ederse. Ve bizlerde bu 9 aya tanıklık edeceğiz. İkinci bebeğini kucağına almak için 9 aylık bir serüvene çıktı İşbilen ailesi. Beni kırmayıp gebelik günlüğünü hafta hafta yazmayı kabul ettiği için Öniz’e teşekkür ederim. Bu ilk yazısı tanıtım olarak başladık. Şuan 7. haftasında hamileliğinin ve en kısa sürede 6. ve 7. haftasını paylaşacak bizlerle. Dilerim kolay ve sağlıklı bir gebelik geçirir ve sağlıkla kucağına alırsın bebeğini… “

ÖNİZ’İN DÜNYASINA HOŞGELDİNİZ

Merhaba ne değişik bir isim? Kim bu? Dediğinizi duyar gibiyim. Ben Öniz İşbilen. 27 yaşında 28 ‘ine sayılı günleri kalan evli,21 aylık bir kızı olan ve ikinci bebeğine merhaba demiş İzmirli bir anneyim. Hamilelik haberini paylaştıktan sonra Seval’in isteğiyle bir hamilelik güncesini sizinle paylaşacağım.

10639359_780611781991743_5150100430807317502_n

Öncesinde kendimden ailemden bahsetmek istiyorum.Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü mezunuyum. Ama ne yazık ki iş hayatım fastfood sektöründe geçti. Uzun yıllar en alttan başlayarak erişebileceğim en yüksek yerlere gelerek evlilik ve bebekle birlikte iş hayatından uzaklaştım.

Eşimle şimdilerin en modası olan İnternet aracılığıyla tanıştık. Gerçekten kendisi benim facebook adresimde ekliymiş bir gece bana sohbetten ismin ne değişikmiş ama seni tanımıyorum dedi. Şaşkınlıkla ben seni tanıyorum diye konuşmaya başladım çünkü tanıyordum aynı liseye gitmiştik benim alt sınıfımdı ama o inatla hayır diyordu. Uzun lafın kısası msn den bir baktık ki benim tanıdığım kişi o değilmiş. Kardeşiyle aynı facebook hesabını kullanıyorlarmış ve benim gördüğüm kardeşiymiş. Böyle başlayan bir ilişki onun asker olması o zamanda çıkan doğunun doğusu tayini bizi birbirimize daha çok bağladı. Zaman geçtikçe konuşmalar görüşmeler arttıkça mesafeler kısaldı ve bir gün evlenelim dedi bende tamam dedim yüzük almaya gittik. Evlendikten sonra bir yıl daha ayrı kaldık onun doğuda olması benim ve onun gidip gelmeleriyle bir yılı atlattık. Kızımızı ikimizde istiyorduk şükür ki oda bizi çok bekletmeden geldi aramıza.

13199_884316954954558_3843229205036254948_n

21 aylık kızımız şuan ne kadar küçük,daha erken değil mi gibi birçok yorum oluyor ve olacakta ama ben hayatımı duygularıyla yaşayan biriyim.Hayat bizim, kararlarımızda bize ait. Başlarda kardeş fikrine şiddetle karşıydım ancak zaman geçtikçe, kızım büyüdükçe fikirlerim değişmeye başladı. Kızımı bıraktığım günler ve geceler sayılıdır, bir elin parmağını geçmez. Evimin kızımın her şeyiyle ben ilgilendim bugüne kadar. Ve gayette iyi idare ettim. Ama zaman geçiyor hayat her geçen gün daha da zorlaşıyor, her gün binlerce hikaye okuyoruz. Hayatta insanın kanından canından olacak, hep yanında her şeyini paylaşacak birinin olması lüks ve ben kızımı kendi isteklerim için bundan mahrum bırakmak istemiyorum. Zamanlamaya gelecek olursak eşim askeri personel olduğu için malum hep tayinlerle geçecek hayatımız bizim için en iyi görev yeri İzmir buradan sonrası doğu. Buradan gitmeden ikinci bebeğimizi de burada doğurup büyütme fikri bizim için en doğrusu.

Kızım gibi şimdiki bebeğimde bizi çok bekletmedi.Bu süreçte bizi yoran korkutan birkac olay olduysa da şuan ikinci bebeğimizin sevincini yaşıyoruz. Ve bu süreci sizlerle paylaşmak için sabırsızlanıyorum. Belki bu yazdıklarımı okuyanlar ikinci bebek için tekrar düşünecek, belki evet aynı şeyleri bende yaşamıştım diyecek.Paylaşmak hayata tutunmamız için en iyi yol bence. O yüzden birbirimize sımsıkı tutunacağız. Şimdilik bu kadar bir sonraki yazımla birlikte hamilelik günlüğümle sizlerleyim…

Öniz İşbilen